Search your favorite song for free

1. Kendi evini söndürmeye geldi

  • Duration: 142
  • Channel: news
Kendi evini söndürmeye geldi

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde itfaiye müdürlüğünde görevli Uğur Özcan, gelen yangın ihbarı ile şok oldu. Özcan, gelen ihbarda kendi evinin yandığı bilgisini alır almaz mesai arkadaşları ile birlikte evine giderek yangına müdahale etti. Yangın sabah saatlerinde Kışla Mahallesi Okul sokak numara 14' de 3 katlı binanın ikinci katında meydana geldi. Alınan bilgilere göre elektrik kontağından çıkan yangını gören mahalle halkı durumu itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek kısa sürede kontrol altına aldı. Yapılan soğutma çalışmasının ardından ekipler adresten ayrıldı. KENDİ EVİNİ SÖNDÜRMEYE GELDİ Diğer yandan gelen ihbarda verilen adresteki yangının kendi evinde çıktığını öğrenen İtfaiye Çavuşu Uğur Özcan mesai arkadaşları ile birlikte evine geldi. Söndürme çalışmasına bizzat katılan Özcan, yangının söndürülmesinin ardından yangının söndürülmesinin ardından evine çıktı. Eşi ve çocuğunun evde olmadığı sırada çıkan yangında herhangi yaralanan olmazken evde büyük çapta maddi hasar meydana geldi.


2. Yanan evinden kedisiyle birlikte kurtulan Ali Meşe taburcu olacak

  • Duration: 352
  • Channel: news
Yanan evinden kedisiyle birlikte kurtulan Ali Meşe taburcu olacak

Ali meşe'nin hastane görüntüsü -Ali meşe'nin yakınlarıyla telefonda konuşması -Oğlu Ahmet Meşe ile röp -Aile ve sosyal politikalar il müdürü ile röp -Detaylar --ARŞİV- -Ali Meşe kediyle görüntü( BOLU )- Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bekir Koçyiğit: “Bakanımıza hergün rapor veriyoruz” BOLU - Bolu’nun Mudrunu İlçesi Ordular Köyü’nde yaşadığı evinde çıkan yangından yaralı olarak kurtulan 83 yaşındaki Ali Meşe, tedavi gördüğü hastaneden bugün taburcu olacak. Bolu’nun Mudurnu İlçesi Ordular Köyü’nde eşi ve 2 çocuğuyla birlikte yaşayan 83 yaşındaki Ali Meşe’nin sobayı tutuşturmak için benzin dökmesi sonucu çıkan yangında tek katlı ahşap evi kullanılamaz hale geldi. Yangından kedisiyle birlikte elinden yaralı olarak kurtulan Ali Meşe’nin, Bolu Valisi Aydın Baruş tarafından götürüldüğü Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisinin bugün biteceği ve taburcu olacağı öğrenildi. Ahmet Meşe: “Babam fenomen halinde geldi” Hastanede babasının yanından bir an olsun ayrılmayan Ahmet Meşe, olayın sosyal medyaya düşmesiyle babasının fenomen haline geldiğini ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da kendileriyle ilgilendiğini ifade ederek, “babam büyük bir felekatten kurtuldu. Tabi bu arada evimiz yandı. Evimiz yandıktan sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’mız Fatma Betül Sayan ablamız gereken herşeyi yaptı. Evin dizaynını, beyaz eşya ve halılarından tutun koltuklarına kadar ayarladı. Şu anda ev girilecek hale geldi. Allah Fatma Betül Sayan ablamızdan razı olsun. Onun sayesinde hastanede ilgilendiler, bütün tetkiklerine ve tahlillerine götürüyorlar. Şimdi göğüse, ondan sonra kulak burun boğaza götüreceğiz. Bütün hastane ihtiyaçlarını karşıladılar. Babamın kedisi de iyi. Dün kedisini getirdiler. Kedisini öptü kokladı” dedi. Halkın yaşanılan olayla ilgili çok duyarlı olduğunu da belirten Meşe, “Sosyal medyaya düşünce babam fenomen haline geldi. Hatta Amerika’da bir komedyen kendi sayfasında paylaşmış. Yurtdışından arıyorlar, geçmiş olsun dileklerinde bulunuyorlar. Bizim halkımız gerçekten çok duyarlı” şeklinde konuştu. Koçyiğit: “Ali amca bugün taburcu olacak” Ali Meşe’yi tedavi gördüğü hastanede ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bekir Koçyiğit, yangını öğrendikleri andan itibaren Bakan Kaya’nın talimatıyla Ali Meşe’nin Mudurnu Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yaptırılan evine gittiklerini kaydederek, “Öncelikle sayın bakanımızın selamlarını ilettik. Ali amcanın bütün ihtiyaçlarını giderdik. Dün evine ziyarete gittik. Evini gördük ve ihtiyaçlarını tespit ettik. Evindeki ihtiyaçlar tamamlanana kadar Ali amca burada misafir edeceğiz. Şimdilik kızının yanında ama biz Ali amcaya en yakın zamanda bir ev kiralayacağız. Çünkü, Ali amca kendi evinde yaşamak istiyor. Devletin bütün ihtiyaçlarını karşılaşmak üzere hizmetlerinde olduğunu ailecek biliyorlar. Vatandaşımızın her zaman emrindeyiz. Sayın bakanımızın bize de talimatı bu şekilde. Biz Ali amcanın burada tedavisini de takip ediyoruz. Inşallah bugün taburucu olacak. Taburcu olduktan sonra evine alcağız. Evinde kedisiyle birlikte mutlu bir yaşam sürecek” dedi. Bakan Kaya, Meşe’nin sürecini takip ediyor Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın talimatlarını Ali Meşe’ye ve kızına ilettiklerini belirten Koçyiğit şunları söyledi: “Sayın bakanımız da konuyu sürekli takip ediyor. Hergün bizden rapor istiyor. Biz burada yaptıklarımızı günlük olarak ona iletiyoruz. Kendisi de konunun takipçisi. Bundan sonra gereken ne varsa Ali amca için yapılacak. Önemli olan Ali amcanın sağlığıydı. Canla ilgili bir kaybımız olmadı. Diğer kısmını da devletimiz sağolsun, devletin sıcak eli Ali amcanın yanında. Bu böyle devam edecek.”http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/yanan-evinden-kedisiyle-birlikte-kurtulan-ali-mese-taburcu-olacak-482749.html


3. Böyle dolandırıcılık yöntemi görülmedi...Aracını parçalattı, evine hırsız girdi süsü verdi

  • Duration: 62
  • Channel: news
Böyle dolandırıcılık yöntemi görülmedi...Aracını parçalattı, evine hırsız girdi süsü verdi

Çanakkale emniyetinden detay görüntü -zanlıların emniyet binasından çıkarılışından görüntü( ÇANAKKALE )- İcra borçlarını ödemek için kendi aracını parçalattı, yetmedi kendi evine hırsız girdi süsü vererek sigortadan para almaya çalıştı ÇANAKKALE - Çanakkale'de artan borçları nedeniyle arabasına icra gelen bir kişi, filmlere konu olacak şekilde bir yöntem geliştirdi. Kendi arabasıyla aynı marka ve model olan bir otomobili kiralayan şahıs, kendi arabasını İstanbul'da parçalattıktan sonra plakalarını kiraladığı araca takarak çalındı süsü verdi. Bu şekilde kaskodan para almak isteyen şahıs ve kendisine yardım eden iki kişiyi oğlu O.Ş.K.'nın ifadesi yakalattı.Olay, geçtiğimiz günlerde Çanakkale'de meydana geldi. 6 ay önce bankadan kredi çeken ve bu parayla İstanbul'da 34 GF 8511 plakalı otomobili satın alan T.K. banka kredisi ve şahsi borçlarını ödemekte güçlük çekmeye başladı. Otomobiline 4 ayrı yerden icra gelen T.K., aracın önceki sahibi S.T. ile irtibata geçerek, "Kaskodan arabanın parasını nasıl alabilirim?" diye sordu. S.T., T.K'ya "Kendi arabanı bana getir. Ben parçalarım. Parasını sana veririm. Sen senin arabana benzer aynı model, aynı plaka araba bul. O arabaya çalındığı diye hırsızlık süsü ver. Bu sayede kasko'dan arabanın parasını alabilirsin" yanıtını verdi. 12 Ocak 2018 tarihinde kendi arabasıyla aynı model ve marka olan bir aracı İzmir'de bulan T.K., Kiraladığı 34 JZ 1451 plakalı otomobille Çanakkale'ye döndü. Daha sonra kendisine ait olan 34 GF 8511 plakalı otomobili parçalatmak üzere 13 Ocak 2018 tarihinde İstanbul'a giden T.K. aracı eski sahibi T.K.'ya bıraktı. S.T. ise 34 GF 8511 plakalı otomobili parçalatıp, para ve arabanın plakalarını T.K'ya verdi. Çanakkale'ye dönen T.K'ya kendisine ait parçalanan arabanın plakalarını İzmir'den kiraladığı aynı model ve marka otomobile takıp, bir kaç gün şehir merkezinde gezdi. Kendi arkadaşına evini soydurdu Aradan geçen birkaç günlük zaman diliminin ardından T.K., C.Y. isimli arkadaşını arayarak, "Sana 150 TL para vereyim. Belirlediğimiz bir gün gece saat 02.30'da Merkez'deki evime gir. Evin içinde kamera var. Kameraya sakın bakma. Yatak odasında bulunan arabanın anahtarını, 1 tane kol saatini ve 30 TL parayı al. Evi dağıt, sonra çık. Arabayı da İzmir'deki kiraladığım yere teslim et" dedi. T.K.'nın teklifini kabul eden C.Y. eve girerek hırsızlık süsü verdi ve aracın anahtarlarını da alıp, 34 GF 8511 plakalı kiralık araca kendi orijinal plakaları olan 34 JZ 1451'yi takıp, İzmir'e doğru yola çıkıyor. Bu sırada T.K.polis ekiplerini arayarak hırsızlık ihbarında bulunuyor. Kısa sürede olay yerine gelen Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, geniş çaplı araştırma başlattı. T.K. ile oğlu O.Ş.K.'nin ifadesine başvuran ekipler, baba ve oğlunun şüpheli ifadeleri üzerine O.Ş.K.'yı yeniden sorguya aldı. Bu sırada olayı itiraf eden O.Ş.K.'nın ifadesi doğrultusunda ekipler, yeniden harekete geçti. Olayın şüphelisi T.K. Çanakkale'de, kiralık aracı İzmir'e teslim etmeye götüren C.Y.'de Çanakkale- İzmir karayolu üzerinde yakalanıp gözaltına alındı. T.K.'ya fikri veren S.T. ise İstanbul'da gözaltına alınıp, Çanakkale Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/boyle-dolandiricilik-yontemi-gorulmedi-aracini-parcalatti-evine-hirsiz-girdi-susu-verdi-481084.html


4. 'İçinde yatır bulunan evimi park yapmak için yıkmak istiyorlar' iddiası

  • Duration: 175
  • Channel: news
'İçinde yatır bulunan evimi park yapmak için yıkmak istiyorlar' iddiası

Yatır olduğu iddia edilen evden detaylar -Mustafa Yankı ile röp. -Genel detaylar -Evin içinden detaylar( ESKİŞEHİR )- 72 yaşındaki Mustafa Yanık, tarihi Odunpazarı bölgesindeki 200 yıllık evinin 'Park' yapımı için istimlak edilmesine tepkili- "Bize 'tarihi ev bir çivi bile çakamazsın' denirken şimdi park yapımı için istimlak edilmek isteniyor"- "Evin içinde yatır var, içki içtiğim zaman eve sokmuyor"- Büyükşehir Belediyesi'nden iddialara cevap;- "Söz konusu bina belirlenmiş bir “tescil” özelliği taşımamaktadır"- "Taşınmasın içinde bulunduğu parsel Uygulama İmar Planında meydana isabet etmektedir"- "Emlak Vergisi Beyan Bildiriminde, binanın inşaat türünün gecekondu ve bitim tarihinin 1 Ocak 1941 olduğu tespit edilmiştir" ESKİŞEHİR - Eskişehir'in Odunpazarı bölgesinde yaşayan Mustafa Yanık, yapım tarihi 200 yılı aşan ve içinde yatır bulunduğunu öne sürdüğü evinin Büyükşehir Belediyesi tarafından park yapmak için yıkılmak istendiğini iddia etti. Büyükşehir Belediyesi ise Uygulama İmar Planında meydana isabet eden ve resmi kayıtlarda gecekondu türündeki taşınmazın bitim tarihinin 1941 yılında olduğunun tespit edildiğini, söz konusu binanın belirlenmiş bir “tescil” özelliği taşımadığını bildirdi. Akcami mahallesi Özdenli sokakta 200 yılı aşan tarihi bir evi bulunan Mustafa Yanık, içinde yatır bulunan ve şimdiye kadar restorasyon yapılmasını izin verilmeyen evinin istimlak edilerek yıkılmak istenmesine tepki göstererek restorasyon izni istediğini anlattı. 72 yaşındaki Mustafa Yankı’nın evi Odunpazarı bölgesinde bulunan tarihi evler arasında en eski evlerden biri olma özelliğini taşıyor. Bölgede bulunan çoğu ev restore edilirken Mustafa Yankı da Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin yatır bulunan evini park yapmak için istimlak etmek istediğini iddia etti. Yankı, “Babam '200 senelik bu ev varken diğer evler yoktu, buraları Macarlar yaptı' derdi. Bize tarihi ev diyerek bu zamana kadar bir tane çivi bile çaktırmadılar. Şimdi de istimlak ediyorlar. Tarih nasıl istimlak ediliyor. Ben onu anlamış değilim. Büyükşehir Belediyesi yapıyor. Odunpazarı tarihi yer diyorlar tarihi de yok ediyorlar. Anlamış değilim. 250-300 senelik ev. Ben belediyeye bir şey diyecek değilim. Belediye kendine göre düzenleme yapıyor. Şimdiye kadar 'tarihi yer burası, bir çivi çakamazsın, şekil değiştiremezsin” dediler. Bir sürü belediye geldi geçti. Kimi idare etti tamir ettirdik. Çatıyı dahi açtırmadılar. Tarihin kaybolmaması için restore hakkı versinler. Ziyanı yok ben kendi bütçem ile aslına uygun bir şekilde, işçiliğini bozmadan tamir ettireyim” dedi. “Evde yatır var” İstimlak edilmek istenilen evinin tarihi olduğunu ve içinde yatır olduğunu ileri süren Yankı, “Yatır var. Özellikle içki içtiğim zaman rahatsız oluyorum. Eve sokmuyor beni. Kapılar kendi kendine kapanıyor. Rahmetli halam da ona alt evde ibrikle su koyardı. Abdestini alırdı. Öyle bir mazisi var. Çocukken aksakallı birini gördüm. Bağırdım, kayboldu gitti. Gece girerken ayaklarım titriyor. Rahatsız ediyor. Eskiden alkol alıyordum. Kapı kendi kendine açılıp kapanıyor. Buradaki taşı bir pazarcı kendisini rahatsız ettiği için kendi evine götürmüş. Ondan sonra pazarcıyı 'taşı getir' diye rahatsız ediyorlar. O da yarısı kırılmış vaziyette taşı geri getiriyor. Bunlar yaşanmış gerçekler” diye konuştu. "Söz konusu bina belirlenmiş bir “tescil” özelliği taşımamaktadır" Bu arada Büyükşehir Belediyesi, iddialarla ilgili soru üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, 'Yatır' iddiasına bir cevap verilmezken, "Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Akcami mahallesi, 12899 ada 3 parsel 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında meydana isabet etmekte olup, Büyükşehir Belediye Encümeninin 2 Ağustos 2017 tarih ve 1292 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu taşınmaz için İlçe Belediyesi olan Odunpazarı Belediyesi’nden 8 Ağustos 2017 tarihinde alınan Feriha Erenoğlu adına düzenlenen Emlak Vergisi Beyan Bildiriminde, binanın inşaat türünün gecekondu, inşaatın sınıfının basit ve inşaat bitim tarihinin 1 Ocak 1941 olduğu tespit edilmiştir. Akcami mahallesi, 12899 ada 3 parsel sayılı taşınmazda tapu kayıtlarında Abdullah Yamki, Ayşe Yamki, Fatma Yamki, Kadir Yamki olarak görünen hissedarların, varislerine Satın Alma Davetiyeleri gönderilmiş olup, 2942/4650 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi gereğince pazarlıkla satın alma işlemlerinin görüşülmesi için Daire Başkanlığımıza herhangi bir başvuruda bulunulmamıştır. Yukarıda açıklanan bilgiler doğrultusunda Belediyemiz tarafından 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/398 E. sayılı dosyasıyla 'Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tapuya Tesciline' ilişkin dava açılmış olup, dava sürecine ilişkin iş ve işlemler devam etmektedir. Söz konusu bina Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunca belirlenmiş bir 'tescil' özelliği taşımamaktadır" denildi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/icinde-yatir-bulunan-evimi-park-yapmak-icin-yikmak-istiyorlar-iddiasi-479826.html


5. Ezeli rekabet gayrimenkule taşındı

  • Duration: 384
  • Channel: news
Ezeli rekabet gayrimenkule taşındı

Susurluklu iş adamının evinden görüntüler -Ev içinden detaylar -İsmail Özhan ile röportaj -İsmail Özhan'ın evinin balkonundan "Ali Koç başkan, Fenerbahçe şampiyon" diye bağırması -Dursunbeyli iş adamının evinden görüntüler -Ev içinden detaylar -Yusuf Turhan ile röportaj( BALIKESİR - ÖZEL)- Hayatlarını takımlarına adadılar- Evlerine gönül verdikleri takımın formasını giydirdiler BALIKESİR - Biri Galatasaraylı, diğeri Fenerbahçeli olan iki iş adamının takım sevgisi herkesi şaşkına çeviriyor. Ezeli rekabeti evlerine taşıyan Balıkesirli fanatikler, tuttukları takımı yaşadıkları evle bütünleştiriyor. Her ikisi de takımlarının renkleriyle boyadığı villalarında, günlük kullandıkları eşyalarda da tuttukları takımı yaşatıyor. Balıkesir'in Susurluk ilçesindeki iş adamı İsmail Özhan ile Dursunbey ilçesindeki iş adamı Yusuf Turhan tuttukları takımları ile hayatlarını bütünleştirdi. Her ikisi de gönül verdikleri takımların renkleriyle yaşadıkları villaları boyatırken, kullandıkları eşyaları da takımlarının renklerinden oluşturdu. Dursunbey'de yaşayan iş adamı Galatasaraylı Yusuf Turhan müstakil olarak yaptığı iki katlı evini tutkunu olduğu sarı kırmızılı takımın renkleri ile boyattı. Dursunbey ilçe merkezinde bir alışveriş merkezinin işletmecisi olan iş adamı Yusuf Turhan sarı kırmızılı takımın renklerini hayatının her alanında bulunan nesnelere işledi. 2002 yılında Dursunbey’in en işlek caddelerinden Suçıktı Bulvarına bir villa inşa ettiren iş adamı evin içini ve dışını sarı ve kırmızı renklerle boyattı. Evin tasarımı ile yakından ilgilenen Turhan, Galatasaray’ın 4. yıldızı elde etmesinin ardından, dış cephede bulunan armaları da değiştirdi. Evin içerisinde de birçok odayı sarı kırmızılı renklerle boyattıran Turhan, halıdan perdeye, avizeden mobilyalara kadar birçok nesneyi de takımıyla birleştirdi. Turhan, Galatasaray tutkusunun çocukluktan başladığını belirterek, hayattaki tek hobisinin Galatasaray olduğunu ve gelen tüm tepkilere rağmen bu sevdadan vazgeçmediğini söyledi. Turhan, "Galatasaray tutkusu ile kendime ait bir villa yaptım. Bunu da sarı kırmızı renklerle boyadık. Üç yıldızdan dört yıldıza çevirdik. Bunları özel olarak yaptırdık ve evimize yerleştirdik. Tabi küçük bir ilçede yaşadığımız ve iş adamı olduğumuz için bazı tepkiler de geldi. Bende insanlar içinde ki dışına vurabilmeli diye düşünüyorum. Tutkumuzla evimizi inşa ettik” dedi. Galatasaraylı olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Turhan, “Tek bir hevesim kaldı. Benim gibi çok fanatik olan Abdurrahim Albayrak abimle tanışmak istiyorum. Onu çok seviyorum. Oda benim gibi fanatik Galatasaraylı. Ona bir şekilde ulaşmak istiyorum. İnşallah sesimi duyar” dedi. "30 yıllık hayalimi gerçekleştirdim" Susurluk'da yaşayan iş adamı İsmail Özhan ise takımının renklerini taşıdığı bir ev sahibi olmak istediğini belirterek, 30 yıllık hayalini 17 sene önce gerçekleştirdiğini söyledi. Villasını sarı lacivertli renklere boyattırıp, Fenerbahçe'nin kuruluş tarihi olan 1907 rakamlarını telefon numaralarından, arabasının plakasına kadar kullanan Özhan, 30 yıl boyunca yaşadığı Almanya'da kurduğu hayali gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu bir hastalık değil. Bunu anlatmakla olmaz. Fenerbahçe sevdası bu. Hayalimdi evimize formayı giydirmek. Sonunda giydirdim. Çok mutluyum. 30 yıllık bir hayaldi. 17 sene oldu. 17 senedir buradayız. Sarı lacivertin arasında çok da mutluyuz. Almanya'da 30 sene kaldım. 2000 yılında döndüm. Almanya'da olduğum ve aklım erdiğinden beri böyle bir ev sahibi olma hayalim vardı. Yani 30 sene sonra hayalimi gerçekleştirdim" dedi. Yaşadığı ilçede Fenerbahçelilerden olumlu tepkiler aldığını söyleyen Özhan, "Diğer taraftarlardan düşmanlığımız olmadığı için öyle bir kötü tepki yok. Biz kendi takımımızı tutuyoruz. Burada mutlu şekilde yaşıyoruz. Evin arka tarafında özel bir bir oda yaptım kendime. Orada her tarafı sarı lacivert. Formaları astım. En mutlu olduğum yer. Arkadaşlar geliyor ve orada ağırlıyorum. Maçlarımızı seyrediyoruz. Benim özel misafirhanem. Bilhassa Fenerbahçeliler çok mutlu oluyorlar. Fenerbahçe şu an ara verdi. Ama bilmiyorum şu an da bir transfer yok, heyecanlandırıcı bir şey yok. Çoğu Fenerbahçeli taraftarın benim gibi hayali var. Şimdi bir yatsam, uyansam da 18 Mayıs'ta Ali Koç'u başkan olarak görmek en büyük hayalim gibi" şeklinde konuştu. Evli ve dört çocuğu olduğunu da söyleyen Özhan, "Oğlumun ismi de Rıdvan. Biz de zaten doğuştan Fenerbahçeli doğulduğu için başka takım tutma şansları zaten yok. Fenerbahçe öyle bir kanıma işledi ki bu sokağın resmi resmi adı Fenerbahçe Sokağı. Bütün telefon numaralarım, ev numaralarımın hepsinin sonları 1907. Aracımın plakası da 1907. Dünyaya bir kere daha gelsem 1907'de doğardım herhalde" şeklinde konuştu. (TS-İHShttp://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/ezeli-rekabet-gayrimenkule-tasindi-481325.html


6. Evi yanan Ali dedenin tedavisi sürüyor - BOLU

  • Duration: 274
  • Channel: news
Evi yanan Ali dedenin tedavisi sürüyor - BOLU

- Ali Meşe'nin tedavisinin sürdüğü odadan detaylar - Ali Meşe'nin oğlunun açıklaması - Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili Koçyiğit'in açıklaması - DetaylarEvi yanan Ali dedenin tedavisi sürüyor - Bolu 'nun Mudurnu ilçesinde 3 gün önce çıkan yangında evi kullanılamaz hale gelen ve eli yandığı için hastaneye yatırılan 83 yaşındaki Ali Meşe'nin tedavisi devam ediyor - Ali dedenin oğlu Ahmet Meşe: - "Devletimizin bütün kurumlarını seferber ettiler. Gerçekten devletimiz var olsun. Allah devletimizden razı olsun" - Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili Koçyiğit: - "Taburcu olduktan sonra sonra evi tamamlanana kadar Ali amcayı biz burada misafir edeceğiz. Şu anda kızının yanında kalmaya başlayacak. Ama biz ona en kısa zamanda bir ev kiralayacağız. Çünkü Ali amca kendi evinde yaşamak istiyor"BOLU (AA) - Bolu 'da sobayı benzinle tutuşturmak isterken çıkan yangında evi kullanılamaz hale gelen ve elinde yanıklar oluştuğu için Bolu Valisi Aydın Baruş tarafından hastaneye yatırılan Ali Meşe'nin tedavisi sürüyor.Mudurnu'ya bağlı Ordular köyünde üç gün önce çıkan yangın sonrası evini kaybeden ve bu sırada elinden yaralanan 83 yaşındaki Meşe'nin, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Cerrahi Servisi'ndeki tedavisi devam ediyor.Gün içinde, göğüs, kardiyoloji, kulak burun boğaz ve diğer rahatsızlıkları ile ilgili kontrollerden geçirilecek olan Meşe, tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edilecek.Babasına refakat eden Ahmet Meşe, gazetecilere babasının sağlık durumu ve yaşadıkları hakkında bilgi verdi.Babasının büyük bir felaketten kurtulduğunu anlatan Meşe, "Allah korudu. Bu arada evimiz yandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya gereken her şeyi yaptı. Dizaynını, beyaz eşyasını, halılarından koltuk takımına kadar tüm eksikleri tamamladı. Şu anda ev girilecek hale gelmek üzere. Allah bakanımızdan razı olsun. Çok teşekkür ediyoruz." dedi.Meşe, başta Bolu Valisi Aydın Baruş ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekiplerinin kendileri ile ilgilendiğini dile getirerek, "Devletimizin bütün kurumlarını seferber ettiler. Gerçekten devletimiz var olsun. Allah devletimizden razı olsun." şeklinde konuştu.Babasının kedisinin de iyi olduğunu belirten Meşe, "Hatta dün kedisini getirdiler onunla kavuştu. Kedisini öptü, kokladı. Şu anda kedimiz de iyi. Ona ablamın evinde bakıyoruz." ifadesini kullandı.Meşe, bir gazetecinin "Babanız sosyal medyada da geniş yer aldı, bununla ilgili ne düşünüyorsunuz." sorusuna ise şu cevabı verdi:"Ben sosyal medyada bu kadar yayılacağını beklemiyordum. Sosyal medyaya düşünce herkesin desteği ile bir fenomen haline geldi. Amerika’da da bir komedyen kendi sayfasında paylaşmış. Hem yurt içinden hem de yurt dışından arayıp geçmiş olsun dileklerini iletiyorlar. Bizim halkımız gerçekten duyarlı. Allah halkımızdan razı olsun."Ali Meşe'yi tedavi gördüğü hastanede ziyaret ederek ihtiyacı olup olmadığını soran Aile ve Sosyal Politikalar Bolu İl Müdür Vekili Bekir Koçyiğit ise yangınzede aile için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını dile getirdi. - "Ali dede için ev kiralanacak"Yangını öğrendikleri andan itibaren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın talimatı ile olay yerine gittiklerini anlatan Koçyiğit, "Sayın bakanımızın talimatı üzerine biz Ali amcamızın evine geldik ve bütün ihtiyaçlarını giderdik. Dün yeni evine ziyarete gittik. Evini gördük. Evindeki ihtiyaçlarını tespit ettik. Evindeki ihtiyaçları hemen hemen tamamlanmak üzere." dedi.Ali Meşe'nin hastaneden taburcu olduktan sonra bir süre kızının evinde konaklayacağını da sözlerine ekleyen Koçyiğit, "Taburcu olduktan sonra evi tamamlanana kadar Ali amcayı biz burada misafir edeceğiz. Şu anda kızının yanında kalmaya başlayacak. Ama biz ona en kısa zamanda bir ev kiralayacağız. Çünkü Ali amca kendi evinde yaşamak istiyor. Biz bunu yapacağız. Ali amcanın tedavisini de takip ediyoruz. İnşallah bugün taburcu olacak. Taburcu olduktan sonra evine alacağız. Evinde kedisi ile mutlu bir yaşam sürecek." ifadesini kullandı.Koçyiğit, Ali Meşe'nin çok merhametli bir insan olduğunu tüm Türkiye'nin de bunu gördüğünü belirterek, "Ali amcanın aslında insanlık adına da bizlere bir ders verdiğinin en iyi örneklerinden biri. Bu konuda ayrıca onu tebrik etmek de istiyorum. Çünkü evi yanarken, evindeki parası ve eşyasından daha çok kedisinin kurtarılması ile ilgili çabası aslında bana göre de yılın fotoğrafı olan o çok önemli fotoğrafı bizlere yaşatarak insanlık dersi verdiği için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum." dedi.Ali Meşe ise kendisine gösterilen ilgiden son derece memnun olduğunu ifade ederek, "Herkese tekrar teşekkür ederim. Allah razı olsun. Beni daima ağızlarından, kalplerinden geri koymasınlar." şeklinde konuştu.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/evi-yanan-ali-dedenin-tedavisi-suruyor-bolu-482912.html


7. 55 metrekarelik butikten gelinlik ihracatına - GAZİANTEP

  • Duration: 379
  • Channel: news
55 metrekarelik butikten gelinlik ihracatına - GAZİANTEP

- Bitmiş gelinliklerden görüntü - Üretimden, atölyeden detaylar - Girişimci Serpil Karuserci'nin bitmiş gelinlikleri göstermesi - Serpil Karuserci'nin konuşması - Çalışanları, kızı ve eşinin Karuserci'nin doğum gününü kutlaması55 metrekarelik butikten gelinlik ihracatına - Gaziantep 'te küçük bir butikle iş hayatına atılan Serpil Karuserci, kendi markasıyla bugün 22 ülkeye gelinlik ve abiye satıyor - Karuserci: - "Geçen yıl 15 bin gelinlik, 8 bin abiye ihraç etmiştik. Bu yıl ihracatımızı yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz"GAZİANTEP (AA) - YETER ERDİNE - Gaziantep 'te küçük bir butikle iş hayatına atılan Serpil Karuserci, bugün kendi markasıyla 22 ülkeye gelinlik ve abiye ihraç ediyor.Dreamon Gelinlik Yönetim Kurulu Başkanı Karuserci, AA muhabirine, liseyi bitirdikten sonra üniversiteye başladığını ancak bazı nedenlerden dolayı eğitimini yarım bıraktığını anlattı. Daha sonra Gaziantep Büyükşehir Belediyesinde muhasebeci olarak çalışmaya başladığını dile getiren Karuserci, boş zamanlarında vitray, çiçek, batik, dikiş ve el sanatları gibi kurslara gittiğini söyledi.Karuserci, evlenip çocuk sahibi olduktan sonra belediyedeki işinden ayrıldığını belirterek, şöyle konuştu:"Çocuklarım ilkokula başlayınca tekrar iş hayatına dönmeye karar verdim. 1988 yılında 55 metrekare bir butik, gelinlik mağazası açtık. Bir personelim vardı. Önce hazır alıp sattık. İki ay sonra bir gurbetçi ailenin kızı geldi. Elindeki katalogda bulunan gelinliği dikmemi istedi. Malzemeleri temin edip, çeyizimdeki dikiş makinemi getirerek işe başladım. Çok güzel bir şekilde onu hazırladım. O zamana kadar hiç gelinlik dikmemiştim ama cesaretim vardı. Bu şekilde kendime güvenim geldi. Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Benim de hayatımın dönüm noktası da bu olmuştur. O günden sonra 'ben üretebilirim' dedim. 'Bundan sonra hazır almayacağım' dedim. Çok seri bir şekilde üretime başladık. Artık yerimiz çok küçük gelmeye başlamıştı. Bir yıl sonra 3 katlı bir mağazaya taşındık ve makineleri çoğalttık. Personeli artırıp, üretime hızla devam ettik."Karuserci, 2000 yılında iki oğluyla Almanya'nın Düsseldorf kentinde bir moda fuarına katıldığını ifade ederek, "Standımız defile alanının hemen arkasındaydı. Defileden çıkan bütün müşteriler standımıza geldi. Çok yüklü siparişler alıp döndük ancak gümrüklemeyi bilmiyorduk. Onun da üstesinden geldik. İki aylık bir termin süresi vardı. Bütün ürünleri çok güzel bir şekilde hazırladık, gönderdik. Müşteriler çok memnun kaldı. Böylece ihracat öykümüz başladı." diye konuştu.Fuara katılan diğer ürünleri de inceleme fırsatı bulduğunu anlatan Karuserci, "Böylece devamlı çıtayı yükselterek, ilerledik. Ardından 'Dreamon' markamızın patentini 54 ülkede aldık." dedi. - 22 ülkeye gelinlik ve abiye ihracatıKaruserci, Gaziantep 'te Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi açıldığında İtalyan bir tasarımcıdan 3 yıl danışmanlık hizmeti aldıklarını belirterek, "İşimizi geliştirmemizi sağladı. Ondan sonra yurt içine de açıldık. Yurt içinde şu anda birçok bayimiz ve ürün verdiğimiz mağazalar var." diye konuştu.İhracata Almanya ile başladıklarını dile getiren Karuserci, bugün aralarında İtalya, Fransa, Hollanda ve İspanya'nın da bulunduğu 22 Avrupa ülkesine ihracat gerçekleştirdiklerini kaydetti.İhracat miktarını her yıl artırdıklarını kaydeden Karuserci, "Geçen yıl 15 bin gelinlik, 8 bin abiye ihraç etmiştik. Bu yıl ihracatımızı yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz." dedi.Karuserci, ev kadınlarına da iş verdiklerine dikkati çekerek, "200 kadar kadın, bizim için evlerinde işleme yapıyor. Bu yolla evini geçindiren, çocuğunu üniversitede okutan birçok kadın var. Onun yanı sıra iş yerimizde de pozitif ayrımcılık yapıp yüzde 90 kadın çalıştırıyoruz." dedi.http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/55-metrekarelik-butikten-gelinlik-ihracatina-gaziantep-475007.html


8. Komşularının haber alamadığı yaşlı kadın evinde ölü bulundu

  • Duration: 181
  • Channel: news
Komşularının haber alamadığı yaşlı kadın evinde ölü bulundu

itfaiye erlerinin camdan içeriye girmesi -olay yeri incelemden görüntüler -binadan görüntüler -komşularının ağlaması -kapıda olay yeri şeridinin çekilmesi -mahalleden detaylar( ŞANLIURFA ) - Yaşlı kadının ölmeden önce evini Diyanet Vakfına bağışladığı öğrenildi ŞANLIURFA - Şanlıurfa’da komşularının 2 gündür haber alamadığı yaşlı kadın evinde ölü bulundu. Yaşlı kadının 2 katlı evini geçen yıl Diyanet Vakfına bağışladığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi’nde tek başına yaşayan 80 yaşındaki Pakize Ceylan’ı 2 gün boyunca çevrede göremeyen komşuları, merak edip evine gitti. Dakikalarca kapıyı çalmalarına rağmen içeriden herhangi bir yanıt gelmeyince polise haber verildi. Olay yerine sağlık ekipleriyle birlikte giden polisler, kapıyı açmayı başaramayınca itfaiyeyi çağırdı. İtfaiyenin yardımıyla pencereden içeri giren ekipler, yaşlı kadının cansız bedeniyle karşılaştı.Ceset, olay yerinde yapılan incelemenin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.İki katlı evini bağışlamışTek başına yaşayan ve hiç çocuğu olmadığı öğrenilen yaşlı kadının geçen yıl kendisine ait iki katlı evini Diyanet Vakfına bağışladığı öğrenildi.Pakize Ceylan’dan iki gündür haber alınmayınca İtfaiye ekiplerine haber veren Atatürk Mahalle Muhtarı Mahmut Karataş, “Mahallemizde yaşayan Pakize teyzemiz komşuları iki gündür haber alamayınca bize bildirdiler, itfaiyeyi arayarak haber verdik. İtfaiye ekipleri geldi zaten teyzemiz yaşlıydı, kocası 5 yıl önce vefat etmişti. Tek başına kalıyordu çocukları da yoktu. İtfaiye ekipleri, polis ve sağlık ekipleri ile içeriye girdi ve teyzenin vefat ettiğini görmüşler. Diyanet Vakfına kendi evini bağışlamıştı. Gece yalnız kaldığından korktuğu için kapının arkasına odun ve tahta koymuştu itfaiye kapıyı zorla açtı” ifadelerini kullandı.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/komsularinin-haber-alamadigi-yasli-kadin-evinde-olu-bulundu-475176.html


9. Alkollü Şahıs Evini Yaktı

  • Duration: 135
  • Channel: news
Alkollü Şahıs Evini Yaktı

Alkollü şahıs evini yaktıADANA - Adana'da alkollü şahıs sinir krizi geçirip annesi ve babasıyla kaldığı evi ateşe verdi. Alkollü şahıs evini yaktıADANA - Adana'da alkollü şahıs sinir krizi geçirip annesi ve babasıyla kaldığı evi ateşe verdi. Evin balkon kısmında çıkan yangını itfaiye ekipleri kısa sürede söndürdü. Olay, Seyhan İlçesi 2000 Evler Mahallesi 76020 sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aşırı alkollü olan Ali B. sinir krizi geçirdi. Eve zarar vermeye başladı, şahsın annesi ve babası durumu polis ekiplerine bildirdi. Ali B.'in öfkesi dinmeyince evini ateşe verdi. Olay yerine itfaiye ekipleri balkon kısmında oluşan yangını kısa sürede müdahale etti. Ali B. ise olay sırasında sopayla kendi başına vurduğu öğrenildi, başından yaralanan şahıs ambulansla hastaneye kaldırdı. Şahsın annesi ve babası oğullarını şikayet etmek üzere karakola gitti. Haber http://haberler.com/alkollu-sahis-evini-yakti-10262628-haberi/


10. Kağıthane'de Evleri Su Bastı

  • Duration: 192
  • Channel: news
Kağıthane'de Evleri Su Bastı

Kuvvetli sağanak yağış nedeniyle Kağıthane'de evleri su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye etmeye çalıştı. İstanbul'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir çok noktada su baskınları meydana geldi. Metrolar ve yolların yanı sıra evleri de su bastı. Kağıthane'de bodrum ve giriş katında olan evler sular altında kaldı. Vatandaşlar evlerini basan yağmur sularını kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı.Evini su basan Kezban Şahan, "Her yağmurda bu rezillik, yazık günah değil mi eşyaların hepsini sıfırdan alıyoruz. Bu alt yağıştan dolayı hep lağım su pis sular evlere girdi. Bu eşyaların hepsi çöp oldu" dedi.Bu durumu sürekli yaşadığını söyleyerek gözyaşlarına boğulan Kadriye Kıvanç, "3- 4 senedir bu aylarda yaşıyorum yani. Belediyeyi her zaman arıyorum. Resmini de atıyorum. Mazeret uyduruyorlar. 3 senedir sıfırdan yapmaktan yoruldum. Evimi nasıl terk edeyim kendi malım. Çok sinirlerim bozuk. Bu olayı ben 3. kez yaşıyorum" şeklinde konuştu. Haber http://haberler.com/kagithane-de-evleri-su-basti-9845154-haberi/


11. Kağıthane'de Evleri Su Bastı

  • Duration: 226
  • Channel: news
Kağıthane'de Evleri Su Bastı

Kağıthane'de evleri su bastı Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye ettiİSTANBUL - Kuvvetli sağanak yağış nedeniyle Kağıthane'de evleri su bastı. Kağıthane'de evleri su bastı Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye ettiİSTANBUL - Kuvvetli sağanak yağış nedeniyle Kağıthane'de evleri su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye etmeye çalıştı. İstanbul'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir çok noktada su baskınları meydana geldi. Metrolar ve yolların yanı sıra evleri de su bastı. Kağıthane'de bodrum ve giriş katında olan evler sular altında kaldı. Vatandaşlar evlerini basan yağmur sularını kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Evini su basan Kezban Şahan, "Her yağmurda bu rezillik, yazık günah değil mi eşyaların hepsini sıfırdan alıyoruz. Bu alt yağıştan dolayı hep lağım su pis sular evlere girdi. Bu eşyaların hepsi çöp oldu" dedi. Haber http://haberler.com/kagithane-de-evleri-su-basti-9845147-haberi/


12. Yanan Evin Kendisinin Olduğunu Gören İtfaiyeci Şok

  • Duration: 86
  • Channel: news
Yanan Evin Kendisinin Olduğunu Gören İtfaiyeci Şok

Yanan evin kendisinin olduğunu gören itfaiyeci şok Şaşkın itfaiye eri yanan evini meslektaşları ile söndürdüZONGULDAK - Zonguldak'ın Ereğli ilçesine aldığı ihbarla olay yerine giden itfaiye Çavuşu kendi evinin yandığını görünce adeta şok oldu. Yanan evin kendisinin olduğunu gören itfaiyeci şok Şaşkın itfaiye eri yanan evini meslektaşları ile söndürdüZONGULDAK - Zonguldak'ın Ereğli ilçesine aldığı ihbarla olay yerine giden itfaiye Çavuşu kendi evinin yandığını görünce adeta şok oldu. Özcan, arkadaşları ile birlikte yangına müdahale ederek kısa sürede kontrol altına aldı. Yangın Kışla Mahallesi Okul Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Uğur Özcan'ın yaşadığı 3 katlı binanın 2. Katında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Komşuların durumu fark etmesi üzerine itfaiye ekiplerine haber verildi. Yangın ihbarının yapıldığı adrese arkadaşları ile birlikte gelen Kdz. Haber http://haberler.com/yanan-evin-kendisinin-oldugunu-goren-itfaiyeci-sok-9834175-haberi/


13. AVRUPA’NIN TERÖRLE MÜCADELEDE ÇİFTE STANDART

  • Duration: 525
  • Channel: news
AVRUPA’NIN TERÖRLE MÜCADELEDE ÇİFTE STANDART

TERÖRLE MÜCADELEDE ÇİFTE STANDART 11 Eylül 2001’de gerçekleştirilen korkunç saldırıların ardından NATO’nun meşhur 5. Maddesi ilk defa yürürlüğe girdi. Buna göre NATO üyesi ülkeler, yapılan bu saldırıyı kendilerine yapılmış saydılar ve birlikte mücadele kararını aldılar. O tarihe kadar çok da fazla gündeme gelmeyen terör meselesi, bu tarihten sonra NATO’nun esas konusu haline gelmişti. Artık dünyada terör grupları arasında ayırım gözetilmeyecek ve bütün terör gruplarına karşı beraber mücadele edilecekti. ABD, bu kararın ardından terör örgütlerinin isimlerini içeren listeler hazırladı. Bunların içinde dünyadaki tüm terör örgütleri, Türkiye’de kanlı eylemler gerçekleştiren PKKda vardı. AB’nin yayınladığı liste ise farklıydı. Avrupa’daki bölücü örgütler, Ortadoğu’daki radikal gruplar bu listede vardı; olmayan ise PKK idi. PKK üyeleri hala çeşitli Avrupa başkentlerini birer üs olarak kullanabiliyor, Avrupa sokaklarında Türkiye aleyhine gösteriler düzenleyebiliyor, o ülkelerin basın yayın imkanlarını kullanabiliyorlardı. AB, bu “yanlışlığı” Türkiye’nin baskıları üzerine Nisan 2002’de düzeltti düzeltmesine ama PKK terör örgütü çeşitli kurumlar tarafından Avrupa başkentlerinden finanse edilmeye, çeşitli vesilelerle illegal olarak desteklenmeye devam etti. Bu çifte standart, günümüzde üzeri örtülü gibi görünse de aslında açıkça devam ediyor. İşte bu nedenledir ki son birkaç aydır Türkiye’de devam eden terörle mücadele de, bir kısım basın bazı kişiler tarafından farklı gösterilmeye çalışılıyor. Buna, Türkiye’den bazı kesimler de dahil. Şimdi Türkiye’de son zamanlarda neler oluyor bir bakalım: Terörle mücadele operasyonları Türkiye’nin güneydoğusunda 2015 Eylül ayında başladı. PKK’nın uzun zamandır güneydoğuda belli bölgelerde konuşlanmış olduğu biliniyordu; fakat bölgedeki vahim durum operasyonların başlaması ile daha net anlaşılmış oldu. Fark edildi ki, Güneydoğu’nun belli ilçeleri PKK tarafından üs haline getirilmiş, bu bölgelerde devlet adeta tüm etkisini yitirmiş, Türk bayrakları indirilmiş ve halk PKK’ya zorla bağımlı hale getirilmişti. Bölgede halkı silah baskısı altında yaşarken, onların evleri, camileri, kahvehaneleri adeta birer mühimmat deposu haline getirilmişti. PKK, aleni bir şekilde Türkiye toprakları üzerinde hakimiyet kurmaya başlamıştı. Bu dehşetli manzara, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türk Güvenlik Güçleri ile ortaklaşa yaptığı geniş çaplı operasyonları gerekli kıldı. Operasyonların merkez üssü Cizre, Silopi, Diyarbakır Sur, Dargeçit, Nusaybin ve İdil olmuştu. Bu bölgelerde sokağa çıkma yasakları peş peşe geldi. Fakat operasyonlar o kadar derinleşti ki, can güvenliklerinin korunması adına halk bu bölgelerden çıkarıldı ve onlara şehrin dışında barınacak yerler sağlandı. Terör örgütü, her zaman olduğu gibi, bulunduğu yerdeki yerli halka zarar vermekten çekinmedi. Evini açmayan Kürt aileleri silahla tehdit etti, kimisini öldürdü. Bazı aileleri kendi evlerinde esir aldı, kimi ailelerin evlerini mühimmat deposu olarak kullandı. İçinde öğrencile


14. Mahkemeden Evi Yanan Vatandaşa Şok Karar

  • Duration: 413
  • Channel: news
Mahkemeden Evi Yanan Vatandaşa Şok Karar

Giresun merkezde babasından kalma evinde tek başına yaşayan Mustafa Öztürk’ün (45) iddiasına göre 9 yıl içinde iki defa evi yandı. Son olarak geçtiğimiz Ocak ayında katalitik sobanın devrilmesi sonu evi yanan Öztürk, olaydan 3 ay sonra cep telefonuna gelen mesajla şok oldu. Evi yanan Öztürk’e mahkeme tarafından, ‘Tedbirsizlik sonucu yangına sebebiyet vermekten’ kamu davası açıldı. Ne yapacağını şaşırdığını belirten Öztürk ise, asgari ücretle çalıştığını, tek isteğinin ceza kesilmemesi olduğunu söyledi. 10 yıldır babasından kalan iki odalı evde yaşadığını kaydeden Öztürk, “10 yıldır ben burada yaşıyorum ve tüpçüde çalışıyorum. Ocak ayının 22’sinde işten geldim çok yorgundum akşam geç yatmıştım. Sabah erken kalktım ev soğuk olduğu için katalitik sobayı yaktım ve tekrar yattım. Uyandığımda ise ev yanıyordu, soba devrilmişti. Dışarıya attım kendimi müdahale etmek için o sırada tüm patladı. Sonra itfaiye geldi ve beni de ambulans ile hastaneye götürdüler” dedi. ‘Sabıkan var’ dediler dava açtılar “Hakkımda, yangına sebebiyet vermekten dolay kamu davası açıldı” diyen Öztürk, ”Mahkeme bana '2008 yılının 12. ayından sabıkan var' dedi. 2008 yılının sonunda benim köydeki ahşap evim yanmıştı. Sobayı yakmıştım boru kızınca tahtaları tutuşturup evi yakmıştı o gün yine uyumuştum. Ön ödeme yaparsam dava düşecek, ön ödeme yapmazsam ceza verilecek ve 5 yıl ertelenecek. Para olarak ceza net belli değil. Hesaplanması için Mayıs aynın 30’una mahkeme gün attı” ifadelerini kullandı. Harabeye dönen evini kendi imkanlarıyla yaptıracağını vurgulayan Öztürk, yangında tamamen kullanılmaz hale gelen evini 2 bin lira gibi bir masrafı olduğunu kaydetti. Öztürk, “Ben genellikle çöpten topladığım ile giyiniyordum, giyeceğe para vermiyordum. Mesela, çöpten topladığım giyecek eşyaları, çekyat ve masam vardı. Başka da bir şeyim yoktu. Bundan sonra ceza yemezsem evi yaptıracağım ama ceza yersem her halde 1-2 sene sonra yaptırabilirim. Bunu sadece kendi açımdan düşünmüyorum, bu şekilde evi yanıpta ceza yiyenler olmaz, böyle bir kanun olmaz" diye konuştu. ===================================================== İhlas Haber Ajansı YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: ► İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi ► İhlas Haber Ajansı Sosyal Medya Adresleri ► ► ► ► İhlas Haber Ajansı hakkında İhlas Haber Ajansı’na ulaşmak için ►


15. Yılan Hikayesine Dönen Yasak Aşk Cinayeti

  • Duration: 111
  • Channel: news
Yılan Hikayesine Dönen Yasak Aşk Cinayeti

Adana'da ablasının yasak aşk yaşadığı evli ve 2 çocuk babası akrabası Sadullah D.'ı vurmak üzere evini basan Sadullah T., yaşanan arbedede kendi tüfeğinden çıkan saçmalarla hayatını kaybetti. Polis silahı kimin ateşlediğini araştırırken cinayete adı karışan 3 kişi gözaltına alındı. Olay, Seyhan ilçesindeki Gülbahçe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre evli ve 2 çocuk babası 31 yaşındaki Sadullah D., 2 yıl önce eşinin akrabası 28 yaşındaki Özlem T. ile yasak aşk yaşamaya başladı. Sadullah D., eşini boşayıp kendisiyle evleneceğine dair genç kadına söz verdi ancak sözünü tutmaması nedeniyle yasak aşk bir süre sonra son buldu. Çiftin ayrılığının ardından Özlem T.'ın ailesi yasak aşkı öğrendi. Ailenin evlilik baskısı yapması üzerine Sadullah D., Özlem T.'ı kuma alarak ikinci evlilik yapmayı kabul etti. Çift, 8 ay önce nişan yaptı ve bir ay sonrasında da düğün yapmaya karar verdi. Sadullah D., bu defa maddi imkansızlıkları öne sürerek ikinci kez evlilikten vazgeçip Özlem T. ile nişanı bozdu. Nişanın bozulmasıyla bu defa aile karıştı. Özlem T.'ın kardeşi Sadullah T. ile ağabeyi Hamdullah T., evlerindeki pompalı tüfeği alarak Sadullah D.'ın evini bastı. Sadullah D.'ı tüfekle tehdit eden 2 kardeş havaya 2 kez ateş ettikten sonra Sadullah D.'ı evden çıkartarak aydınlatması olmayan karanlık bir sokağa götürdü Sadullah ile Hamdullah T.'ın dayısı, Sadullah D.'ın eniştesi olan Hatip Bağlayan da silah seslerini duyarak sokağa geldi. Hatip B., yeğenlerinin elindeki tüfeği alarak Sadullah D.'ı sokaktan uzaklaştırdı. Hamdullah T.'ın silahı geri almak istemesi üzerine dayı ile aralarında arbede yaşandı. Arbede sırasında tüfeğin ateş alması sonucunda çıkan saçmalar Sadullah T.'a isabet etti. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı özel hastaneden Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Sadullah T., müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sadullah T.'ın cenazesi Küçükoba Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cinayete karışan Hamdullah T., dayı Hatip B. ve Sadullah D. polis tarafından gözaltına alındı. Zanlılar, emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. ===================================================== İhlas Haber Ajansı YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: ► İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi ► İhlas Haber Ajansı Sosyal Medya Adresleri ► ► ► ► İhlas Haber Ajansı hakkında İhlas Haber Ajansı’na ulaşmak için ►


16. Maide Suresi, 51. ve Al-i İmran Suresi, 67. Ayetlerinin Tefsiri

  • Duration: 229
  • Channel: news
Maide Suresi, 51. ve Al-i İmran Suresi, 67. Ayetlerinin Tefsiri

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah zalim kavmi doğru yola iletmez”. “Ey iman edenler Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar.” Abdullah Kelkitli diyor. “İbrahim ne Yahudi ne Hristiyan’dı. Fakat o Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman’dı. Müşriklerden de değildi.” Tamam, güzel. “Ne Yahudi, ne de Hristiyan’dı” tamam, Hz. İbrahim (a.s)’ın dini ayrıydı çünkü. Ayrı bir dindi. Sonradan Musevilik geldi. Hz. Musa (a.s) Museviliği getirdi. Hz. İsa (a.s) da Hristiyanlığı getirdi. Hz. İbrahim (a.s) o devirde olsa, Hz. İsa (a.s)’ın zamanında o da olsa, o da Hristiyan olacaktı. Ama başka bir dinle Allah onu taltif etti. İbrahim-i’ydi. İbrahimi’lik dinine mensuptu. Kendisi de İbrahim-i’ydi. Kavmi de İbrahim-i’ydi. Yakubiler, değil mi Hz. Yakup (a.s) mesela Yakubi olur. Mesela Hz. Yusuf (a.s)’a uyanlar Hz. Yusuf-i olur. Hz. Musa (a.s)’a uyanlar Musevi oldu. Hz. İsa (a.s)’a uyanlar İsevi oldular. Bunda şaşıracak bir şey yok. “Yahudi ve Hrıstiyanlar’ı dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar.” Hangi konuda dost edinmeyeceksin. Yanlış inançlar konusunda dost edinmeyeceksin. Yoksa Allah “Yahudi’yle, Hristiyan’la evlenin” diyor. Evlenme, dost edinme değil mi? Ham en alası. Çocuklarının annesi oluyor. Tam güveniyorsun, evini teslim edip gidiyorsun. Bu dostluk değil mi? Yanlış inanç konusunda dost edinmeyin, o anlamdadır. Ayeti dikkatli incelemiyorsun. “Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur.” Yani yanlış bir inancı aynısıyla savunursan zaten küfre girersin. Mesela “Allah üç’tür” dersen, “Evet, sana ittifakla katılıyorum” dersen, dinden çıkarsın tabii. Bu konuda ittifak etmeyeceksin. Ama Hristiyan “Allah birdir” diyor, sen de “Allah birdir” diyorsan, tamam, dostsun o konuda. Diyor ki mesela “Ben cennete inanıyorum” diyor bir Hristiyan, “ben de inanıyorum” diyorsun, o konuda da dostsun. Ama bir adam “inanmıyorum” diyor, “ben de inanıyorum” dersen tabii küfre girersin. Dost edinme yani onları yönetici kılma, adam mesela senin inancında değil yönetici kılıyorsun. Mesela dost derken “evliyau kelimesi koruyucular, kanun nazarında sorumlular, evliyalar, efendiler, sahipler, malikler anlamındadır. Yetevellahum, bu da bakımı üstlenen, hakim durumuna geçer, yönetimi ele alır anlamlarındadır.” Yönetim anlamında gelmektedir. Yani sen bir Musevi’ye “gel beni yönet” diyemezsin. Çünkü inancı ayrı. Onun dini ayrı. Sen kendi dinindesin, tabii ki kendi dininde bir insan olması lazım. Musevi’yi Musevi idare edecek. Müslüman’ı da Müslüman idare edecek. O anlamdadır. Onların inançlarına uymayın. Yanlış olan inançlarına uymayın. Doğru olan inancına uyarsın. Ehl-i Kitap’ın kestiğini niye yiyorsun? Neden yiyorsun? Allah “Müslüman’ın kestiğini yiyin” diyor. İman Ehl-inin değil mi? Allah’a inananın. Ehl-i Kitap’ın kestiğini de yiyebilirsin. Nasıl oluyor bu? Neden? Çünkü onu o konuda doğru olarak görüyor Cenab-ı Allah. Çünkü Allah’ın birliğine inanıyor. “La İlahe İllaAllah” diyor. La ilahe illaAllah dediği için, onun kestiği yeniyor. Ama “La İlahe illaAllah" demezse, kestiği yenmez. 


17. Haber Turu 1 Ağustos 2015 Cumartesi

  • Duration: 1254
  • Channel: news
Haber Turu 1 Ağustos 2015 Cumartesi

OGÜNTV - 1 Ağustos 2015 Cumartesi, Yurt ve dünya haber bültenlerinden derlenen haber bülteni. Günün son video haberleri. http://goo.gl/qoDPir Kars'tan acı haber: 1 asker şehit Erzurum-Kars karayolunda teröristlerin döşediği mayının patlaması sonucu şehit düşen Uzman Çavuş’un Osmaniye nüfusuna kayıtlı Ali Gökçe olduğu açıklandı. SİYASET Başbakan'dan talimat ! Başbakanlık Koordinasyon Merkezi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 30 ilden gelen mülki ve idari erkan ile bir güvenlik toplantısı yaptığını açıkladı. Başbakan Davutoğlu, ilgili vali ve bürokratlara tüm mücadelenin demokratik hukuk devleti kuralları içerisinde sürdürülmesi, hiçbir yasadışı örgütün halk üzerinde baskı kurmasına izin verilmemesi, baskı aracı olarak kullanılan yapıların tasfiyesi, vatandaşların günlük yaşamının normal akışında devamı için her türlü önlemin alınması, başta DEAŞ, PKK ve DHKP-C olmak üzere tüm terör örgütleri ile etkin mücadele talimatlarını verdi. Demirtaş, 'HDP erken seçime hazırdır' HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Eğer seçimse biz seçimden korkmuş bir parti değiliz. İster bu ay, ister önümüzdeki ay, ister kasımda erken bir seçime HDP hazırdır" dedi. Akdoğan, 'Parmak ve silah sallayanlara izin vermeyiz' Başbakan Yardımcısı Akdoğan "Bir yanda parmak sallayanlar var, bir tarafta silah sallayanlar. Bu ikisine de izin vermeyiz. Demokrasiyi bu ikisi de zehirler" dedi. Davutoğlu, 'Eylemleri cezasız kalmayacak' Başbakan Davutoğlu, Washington Post'ta yayınlanan makalesinde, Türkiye'yi hedef alan terör örgütlerinin, eylemlerinin cezasız kalmayacağını bilmesi gerektiğini ifade etti. Dışişleri'nden 'sivil kayıp' açıklaması Dışişleri Bakanlığı, PKK terör örgütününe yönelik gerçekleştirilen hava operasyonu sırasında PKK kayıplarının yanısıra sivil kayıpların da meydana geldiği yönündeki haberlerin üzüntüyle karşılandığını ve ileri sürülen iddialar hakkında inceleme başlatıldığını açıkladı. Elektrik ve doğalgaza Ağustosta zam yok! Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Hem elektrik hem de doğalgazda temmuz ayı fiyatları ağustos ayında da geçerlidir." dedi. Steinmeier'den Türkiye'ye destek Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier, Türkiye'yi DAEŞ ile mücadelede ve Çözüm Süreci'ndeki çabaları konusunda desteklediklerini bildirdi. ASAYİŞ PKK hedeflerine hava operasyonu sürüyor PKK hedeflerine yönelik, 260'ın üzerinde teröristin etkisiz hale getirildiği hava operasyonlarında Selahattin Demirtaş'ın kardeşi Nurettin Demirtaş'ın da yaralandığı bildirildi. Tunceli'de polis aracına saldırı Tunceli'nin Ovacık ilçesinde, zırhlı polis aracının köprüden geçişi sırasında patlama meydana geldi. PKK yolu kapatınca doğuma askeri helikopterle götürüldü Doğum sancıları başlayan kadın, PKK'nın yolu kapatması nedeniyle Çukurca'dan Hakkari'ye taciz ateşine rağmen askeri helikopterle götürüldü. Osmaniye'de terör saldırısı Osmaniye'deki Karaçay Mesire Alanı'ndaki belediyeye ait su deposundaki görevlilere yönelik silahlı saldırıda 1 polis memuru ile 1 belediye personeli yaralandı. Van, Bitlis ve Muş'ta terör saldırıları Van'da terör örgütü PKK üyelerince İlçe Emniyet Amirliği ve İlçe Jandarma Komutanlığına düzenlenen saldırının ardından çıkan çatışmada 2 terörist ölü ele geçirildi, bir vatandaş yaralandı. Eskişehir'de terör örgütü operasyonu: 12 gözaltı Bölücü terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması YDG/H üyesi oldukları öne sürülen 12 kişi yakalandı. Kartal'da ses bombası AK Parti Kartal Atalar Mahalle Temsilciliği önünde ses bombası patladı. 'Fetullahçı Terör Örgütü' adına istihbarata dava Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerini sorguladıkları ve elde ettikleri verileri örgüte aktardıkları öne sürülen 10 polis hakkında iddianame hazırlandı. İsrail askerleri göstericilere gerçek mermiyle müdahale etti Yahudi yerleşimcilerin dün bir Filistinlinin evini ateşe vermesi olayını protesto eden gruba gerçek mermiyle müdahale eden İsrail askerleri, 1 Filistinli genci öldürdü. GENEL Akil İnsanlar 'terör' gündemiyle toplandı Akil İnsanlar Heyeti’nden bir grup, Bebek’te bir balıkçıda biraraya geldi. Terör olaylarının ele alınacağı toplantıya katılan Gazeteci Oral Çalışlar, siyasilerin kendilerinden bir talepte bulunmadığını belirterek, “Biz kendi kendimize biraraya gelmeye ve bir şey yapabilir miyiz, bu acı olayları yatıştırmak ya da çözmek konusunda bir etkimiz olabilir mi onu konuşacağız” dedi. Genç bahriyeliler geleceğe hazırlanıyor Heybeliada'da bulunan Deniz Lisesi Komutanlığı öğrencileri, yaz kampı faaliyetlerini Amfibi Görev Grup Komutanlığı bünyesindeki Foça Deniz Üssü'nde yapıyor. Özel okul teşvik kılavuzu yayınlandı Özel okullarda öğrenim görecek öğrencilere verilecek eğitim öğretim desteği için başvurular 10 Ağustos-2 Eylül'de alınacak. Küçük Emir kanlı gözyaşının dinmesini istiyor İzmir Yeşildere'de yaşayan Fatma Akçekaya, göz kanseri nedeniyle sağ gözündeki tümör yumruk büyüklüğüne ulaşan ve gözyaşı kanlı akan 5 yaşındaki oğlu Emir'in sağlığına kavuşması için destek istedi.


18. Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (6 Mayıs 2013; 17:00)

  • Duration: 3906
  • Channel: news
Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (6 Mayıs 2013; 17:00)

AYŞE KOÇ: Nurlu, güzel yüzlü Hocamın sohbetine başlıyoruz, inşaAllah. ADNAN OKTAR: Evet “101 ayet” dedin. DİDEM ÜRER: 101. ayeti görmüştüm Hocam sabah namazında, ırkçılıkla ilgili ilk defa dikkatimi çekti ayet. ADNAN OKTAR: Tabii. Şeytandan Allah’a sığınırım. Mü’minun Suresi, 23. Sure’nin, 101. ayeti. “Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman” artık kıyamet başlamış, “artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da. Hangi ırktansın, hangi boydansın? Bunu soruşturmazlar diyor Allah. Bitmiş artık kıyamette. Tabii bu ırkçılığa karşı bir cevap. Bir Alevi kardeşimiz yazmış, “Hocam” diyor, “aleyhimizde, Alevilerin aleyhinde çok sözler dolanıyor” diyor. “Onlara bir cevap verir misiniz?” diyor. Kardeşim, bir kere benim iki tane eniştem Aleviydi. Ben Aleviliği yakından tanıyan bir insanım. Ahmet Kılıç eniştemize giderdik, Tokat’ta, Beybağı’nda, küçük, Beybağı’nda evi vardı, biz on beş gün, yirmi gün kalırdık. Ben bizzat Ahmet Kılıç eniştemin ne kadar dindar, ne kadar efendi, ne kadar haysiyetine, şerefine, namusuna düşkün bir insan olduğunu görüyordum. Alevi tanıdıkları geliyordu, onların da ne kadar nezih ve efendi olduklarını görüyordum. Diğer eniştem de Aleviydi, son derece haysiyetine, şerefine düşkün, dindar, aklı başında bir insandı. Ayrıca ben Hacıbektaş’ta üç gün kaldım, Alevi kasabası, Hacıbektaş kasabasında birçok Alevi ahbabım oldu, dostlarım oldu. Hepsi nezih, çok efendi, asil, neşeli, dışa dönük, çok güvenilir insanlar. Aleviler hakkında ahlaksız adamların sözlerini söyleyip, onlara cevap vermemi istersen, bu anormal bir hareket olur, yakışık almaz. “Alevilere böyle diyorlar. Diyeceğim ben “bu yanlıştır.” Kardeşim bu zaten hakaret bu söz. Bunu söyleyen zaten ahlaksız adam. Ahlaksızın sözünü niye naklediyorsunuz? Haysiyetsiz, şerefsiz, namussuz adamların sözünü niye naklediyorsunuz? Nakledilir mi bu? “Alevilere böyle deniyor, fakat böyle değildir” denmez bu. Alevinin ayağının tozu olmaz o adamlar. Alevi demek, Allah aşığı demektir, Hz. Ali (r.a) aşığı demektir, ehl-i beyt aşığı demektir, sevgi dolu insan demektir. İnsanları sever, çocukları sever, yaşlıları sever, müziği sever, güzel sözler eder, hikmetli konuşur. Kavgacı değildir, barış insanıdır. Hikmet insanıdır, hikmetli konuşur. Mesela Yunus Emre Alevidir. Deyişleri Yunus Emre’nin nefes kesiyor. Hikmet, güzellik. Onun için böyle ahlaksız insanların sözünü nakletmeyin. Bana buraya yazmışsın, diyorsun ki; “Hocam bunların böyle olmadığını söyle.” Bu hakaret zaten. Söylenir mi bu? Olmaz öyle şey. Onlar kendi işine baksın, ahlaksız, terbiyesiz adamlar. Aleviler nurdur. Benim Ahmet eniştem, daha önce de anlatmıştım, mübarek, rahmetli çok çok efendiydi. Evlendirme memuruydu. Tokat’ta çok güzel evi vardı. Küçük Beybağı’nda, bağ eviydi. Böyle bir kapak var, oradan açılıyor, oradan aşağı iniyorsun. Çok geniş bir yere iniyorsun. Evin içinde yine geniş bir yer ama püfür püfür esiyor. Bir çıkıyorsun, Allah, şeftaliler böyle. Elmalar, armutlar. Aradan küçük bir dere akıyor. Sürekli, şırıl şırıl şırıl şırıl aşağıya doğru. Bir de küçük kuzu koymuştu bahçeye, hoplaya zıplaya geziyor falan. Salıncak vardı bahçede. Tokat kebabı fırını vardı, kendisini orada. Çok asil insandı. Misafir geldi mi acayip sevinirdi. Çok hürmetliydi. Titizlikle beş vakit namazını kılardı. Gözümün önünde, görüyordum yani. Hayır kılmıyor da olabilir ayrıca. Her Sünni namaz mı kılıyor? Sünni olan namaz kılar da, Alevi kılmaz diye öyle bir şey yok kardeşim. Alevi de kılmayabilir, Sünni de kılmayabilir. Alevi de kılar, Sünni de kılar. Öyle bir şey yok. Alevilik Hz. Ali (r.a)’a daha şiddetli bir sevgi, bir aşk yani Hz. Ali (r.a)’a kilitlenme, muhabbet, dedeme. Bu, inşaAllah. Aleviler hakkında ileri geri konuşanlar sadece ahlaksız, karaktersiz, şerefsiz, namussuz adamlar. Onları ne kaile alıyorsunuz, insan yerine koyuyorsunuz? Adam mı onlar? İnsan mı onlar yani? Mahluk. Mahlukun neyine cevap veriyorsun. Ahmet eniştemle biz, Almus’a da gitmiştik böyle hep beraber. Onun motosikleti vardı, püfür püfür. Gıjgıj’a gitmiştik Tokat’ta. Mis gibi kokuyordu bahçe, son derece. Asla yalan söylemez, kimseye oyun oynamaz. Her gün misafirleri vardı. Müthiş hürmetliydi, çok nezaketli bir insan. Kardeşim Aleviler çok olgundur. “Bir yobaz evine mi gidersin, Alevi mi deseler”, ben Alevi evini tercih ederdim. Sevgi yok ki onlarda, muhabbet yok, dostluk yok. Alevi öyle değildir. Sazı aldı mı, Allah kalbine ilham eder, muhteşem güzel sözler ediyorlar. Acayip güzel. Alevi deyişleri nefistir. Çok güzeldir. Böyle çok derin aşk kokan, muhabbet kokan ve kalbe hitap eden çok güzel sözler ederler, ilhamla. Dolayısıyla sakın ha, ahlaksız adamların sözünü ağzınıza almayın. “Böyle diyorlar, şöyle diyorlar” diye


19. Ders 32 (2/2) Akaid Fıkhı Ekber - Kuran'ı kerimin sözlerini kendi sözlerinle karıştırma küfür tehlikesi

  • Duration: 1904
  • Channel: tech
Ders 32 (2/2) Akaid Fıkhı Ekber - Kuran'ı kerimin sözlerini kendi sözlerinle karıştırma küfür tehlikesi

Kuran'i kerimin sözlerini kendi sözlerinle karisma tehlikesi, mesela biri birine evini Vessemai vettarikı (ayeti kerime) gibi yap dese diyen küfre girer (yaptim demekte aynidir), Allah'in Kelami gibi bir kimse yapamaz, yada corbayi kulfu Allah'ü ehad ile pisir derse küfre girer 1:30 tenzil suresinin cebini bosalltin, falan alay saka yapilamaz 5:30 elem nesrahlekenin cebini bosalttim dese küfre girer 6:25 falancanin boyu inna ataynadan daha kisadir derse küfre girer 7:00 Kuran dirilere gelmis ama ölülerede rahmettir, ölülere Kuran okunur 8:00 birisi cemaati toplayi, ben tek basima tenhada kilcam dese küfre girer 9:00 Küfür kelimesi burada Kafir olarak anlasilmasi lazim11:30 Kuran'la alay eden Kafir olur, hic bir konuda aly konusu yapilamaz 13:00 Kuran'i Kerimden ücret alma 15:00 Kuran'i Kerim ücret karsiliginda ögretilebilir 15:30 Birisi la havle vela kuvvete dese, öbürü la havle ekmek vermez aclik gidermez dese kafir olur 16:00 birisi SübhanAllah dese, öbürü bunu hafife alsa, alay etse kafir olur (maksat ögrenmekse kafir olmaz, sadece alay kafir eder) 18:00 Haram islerken Bismillah demek kafir eder, hanimina besmeleyle yaklas, besmelesiz cocuklarda seytanin payi var 19:00 Helallere Besmele, Haramlara yok 20:30 kumar oynarken, fal bakarken, sarap icerken, zina islerken, haram yerken (haram) Bismillah dese veya sonunda Elhamdulillah dese kafir olur 21:50 emretmek yerine Bismillah derse, birisi kendinden izin isterse, öbürüde tamak cik gir gel git yerine Bismillah derse, alet etmis olur küfre düser 25:00 Kuran arapca degil derse kafir olur, Kuran'in icinde biz onu arapca olarak indirdik diye yaziyor 26:00 Allah icin savasa gidenlerle, savasanlarla dalga gecen kafir olur 28:00 sabahcik namazini, namazcigi kildim derse alay ederse, zalim emrine benzetip borcumu ödedim derse kafir olur 30:00 namaz kücültülmez, Allah'in emdir, hafife alinmaz - namaz kilarsam söyle olayim böyle olayim derse, Allah'in emrini cok uzun, zor kabul ederse, Allah malimi eksiltti bende az namaz kilicam dese kafir olur (iblis bunu yapti Allah'in emrini kabul etmedi ...) 30:00 Allah bana on vakit namaz farz kilsaydi, kible su tarafa olsaydi, namaz kilmazdim dese, kafir olur 36:30 iblis secde emrini uygulamadi, kuru balciktan yarattigin bir besere secde etmem dedi, Allah'a karsi geldi kafir oldu 37:30 bir köle ben namaz kilmam, sevabi sahibimindir dese kafir olur 39:20 cehennemden korkarak, cenneti isteyerek, cennet cehennem olmasaydi ibadet etmezdim diyen kafir olur, ibadetin Allah emri oldugu icin ibadet etmek dogrusudur, sen ibadetini Allah rizasi icin et, Allah bolca Lütuf sahibidir mükafatini zaten verir 40:00 birisi ramazanda namaz kilip zaten 70 kat sayilacaktir bu yeter dese kafir olur, ölüm gelene dek namaz farzdir, ramazanin disindaki ibadetler hice sayilamaz 42:30 birisine namaz kil desen (bu hatirlatmaktir emir degildir - namaz Allah'in emridir)


20. Murathan Mungan - Adı Dua Olan Sevgilim

  • Duration: 40
  • Channel: music
Murathan Mungan - Adı Dua Olan Sevgilim

Yedi Rekat Günah Kıldım Bedeninde Dizlerinde Yedi Zikir Secdeye Vardım İhmalin Uzak Meleğine Teninde Aldandım Yapayalnızdım Kendi Kalabalığım İçinde Tarih Kadar Yalnız, Aşka Aşina, Acıya Unutkandım Er Yüzlerde Tavaf Ettim Bunca Yıl Kalb Evini Kırk Yemin Kurtulmuştur Sanırken İçimin Pınarlarını İnanmadığım Allah’a Senin Yüzünden İnandım Adı Dua Olan Sevgilim Yandım Yandım Yandım Sessizliğe Borcum Var Birkaç Kelime, Sessizliğe Borcum Var Birkaç Feryat, Sessizliğe Borcum Var Birkaç Çığlık, Sustum, Yıllarca Sustum Kan İçinde Ödeyemedim Borcumu Onca Şiirle Adı Dua Olan Sevgilim Yandı Ruhumn Gömleği Yedi Deryalar İçinde Aştım Aştım Aştım Aslında Sen Yoktun Yalnızca Bir Duayı Sevdim Ben Varlığın Yalanımdı Aştım Aşktın Aşktı Geçti Gitti Hepsi Geçti Gitti İşte Dudaklarım Kilitli Yasin Yasin Yasin Çok Şükür Ölmeden Son Duamı Ettim Ben Allah Beni Terk Etti Kendi Dağımı Kazdım Defterime Gün Geldi Buradanda Gittim Murathan Mungan http://www.antoloji.com/adi-dua-olan-sevgilim-siiri/