Search your favorite song for free

1. Kendi evini söndürmeye geldi

  • Duration: 142
  • Channel: news
Kendi evini söndürmeye geldi

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde itfaiye müdürlüğünde görevli Uğur Özcan, gelen yangın ihbarı ile şok oldu. Özcan, gelen ihbarda kendi evinin yandığı bilgisini alır almaz mesai arkadaşları ile birlikte evine giderek yangına müdahale etti. Yangın sabah saatlerinde Kışla Mahallesi Okul sokak numara 14' de 3 katlı binanın ikinci katında meydana geldi. Alınan bilgilere göre elektrik kontağından çıkan yangını gören mahalle halkı durumu itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek kısa sürede kontrol altına aldı. Yapılan soğutma çalışmasının ardından ekipler adresten ayrıldı. KENDİ EVİNİ SÖNDÜRMEYE GELDİ Diğer yandan gelen ihbarda verilen adresteki yangının kendi evinde çıktığını öğrenen İtfaiye Çavuşu Uğur Özcan mesai arkadaşları ile birlikte evine geldi. Söndürme çalışmasına bizzat katılan Özcan, yangının söndürülmesinin ardından yangının söndürülmesinin ardından evine çıktı. Eşi ve çocuğunun evde olmadığı sırada çıkan yangında herhangi yaralanan olmazken evde büyük çapta maddi hasar meydana geldi.


2. Antalya’da su basan evlerde tahliye işlemleri devam ediyor

  • Duration: 360
  • Channel: news
Antalya’da su basan evlerde tahliye işlemleri devam ediyor

Su basan sokak detay -Su basan evler detay -Vatnadaşların evin içerisinden eşyalar detay -Tahliye çalışmaları detay -Evi su basan vatandaş röp. -Detaylar( ANTALYA -ÖZEL)- Evi su basan vatandaş: “İçerisi 75 santimetre su ile doldu. Televizyon suyun üzerinde yüzüyordu” ANTALYA - Antalya'da dün geceden bu yana etkili olan sağanak yağış bazı mahallerde su baskınlarına yol açtı. Tahliye işlemleri sabahtan buyana devam ederken, evi su basan vatandaş yağışın şiddetini ise, “İçerisi yaklaşık 75 santimetre su doldu. Televizyonum suyun üzerinde yüzüyordu” sözleriyle anlattı. Antalya'da özellikle kent merkezinde etkili olan yağmur hem araç sürücülerine hem de ev sahiplerine zor anlar yaşattı. Yağmur sebebiyle bazı yollarda göçükler oluşurken, bazı mahallelerde ise evlerin bodrum katlarını su bastı. Son 24 saat içinde metrekareye 149 kilogram yağışın düştüğü kent merkezinde, Güzeloba Mahallesi 2361 sokaktaki Kültür Kent Sitesi’nde bulunan evleri de su bastı. Apartmanların bodrum katında gece saatlerinde baskına yakalanan vatandaşlar, kendi imkanlarıyla suyu tahliye edemeyince itfaiye ve belediye ekiplerinden yardım istedi. Sabah saatlerine kadar süren sağanak, sokak üzerinde yolu tamamen doldurunca, bodrum katlarındaki evleri su doldurmaya devam etti. 2’si kullanılmaya 3 daire su içerisinde kalırken, eşyalı olan dairenin içerisinde beyaz eşya, koltuklar, yataklar ve diğer eşyalar kullanılamaz hale geldi. Sabah erken saatlerde bölgeye gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ile Muratpaşa Belediyesi ekiplerinin evlerin içerisindeki suyu tahliye çalışmaları sürüyor. Evini bugüne kadar 4 kez su bastığını söyleyen 2 çocuk babası Turgut Fadıl Rolas, yaklaşık 9 bin liralık bir zararının olduğunu belirterek, “İçerisi yaklaşık 75 cm su doldu. Baktığımda Televizyonum yüzüyordu. Eşyalar kurtardıklarımı kurtardım, kurtaramadıklarım çöp oldu. Çocuklarım üst katta mahsur kaldı. Saat 10’a kadar çıkamıyorduk, çizme gelince çıktık. İtfaiye ve Muratpaşa belediyesine haber verdik. Her sene böyle oluyor. Eşyalarım çöp oldu” diyerek yetkililerden yardım talep etti. Öte yandan Meteroloji 4. Bölge Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, yağışlı havanın Cuma günü kenti terk edeceği öğrenildi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/antalya-da-su-basan-evlerde-tahliye-islemleri-devam-ediyor-516515.html


3. Teknoloji Fen Okulları Şermin Yaşar'ı ağırladı

  • Duration: 92
  • Channel: news
Teknoloji Fen Okulları Şermin Yaşar'ı ağırladı

SEMİNERDEN DETAYLAR -ŞERMİN YAŞAR'IN KONUŞMASINDAN DETAY -OKUL MÜDÜRÜNÜN KONUŞMASINDAN DETAY( BURSA -HD) BURSA - Her ay farklı konularda kendi alanında uzman kişileri ağırlayan Özel Teknoloji Fen Okulları Mart ayından oyuncu anne olarak bilinen Şermin Yaşar'ı ağırladı. Dedemin Bakkalı, Sihirli Değnek, Başlarım Şimdi Anneliğe, Cingo kitaplarının yazarı ve sosyal medyadan tavsiyeleriyle annelere yol gösteren oyuncu anne Şermin Yaşar, Özel Teknoloji Fen Okullarında öğrenciler ve ebeveynlerle bir araya geldi. Seminer öncesi Tekfenli öğrencilerle mini bir söyleşi gerçekleştiren Yaşar, öğrencilerin yazarlığı ve kitapları ile ilgili birbirinden farklı sorularına cevap verdi. Yaşar, “Okumak ve okuduğunun sende bırakmış olduğu hissi kaleme dökmek seni çok daha başarılı yapar. Çok okuyun ama bir taraftan da yazmayı deneyin, o zaman sizde yazar olabilirsiniz” diye çocuklara tavsiyelerde bulundu. 'size neden oyuncu anne diyorlar?' sorusu ile birçok yerde karşılaştığını ifade eden Yaşar, "Çocukların oyun oynaması gerekiyor. Gerçek çocukluk deneyimlerini yaşaması gerekiyor. Kendi çocuklarımla çocuklukları boyunca çok fazla oyun oynadık. Bu oyun fikirlerini de başka anne ve ebeveynlerle de paylaştığım için bana oyuncu anne deniyor" dedi. Çocukların ardından konferans salonunda gerçekleştirilen söyleşide annelikle ilgili kendi deneyimlerini hem güldürerek hem de düşündürerek aktaran Yaşar'a veliler büyük ilgi gösterdi. Mutlu oyunların mutlu çocuklar yetişmesine vesile olduğunu söyleyen Şermin Yaşar, “Bir insanın zihinsel gelişiminin yüzde 90’ı 0-6 yaşta, yüzde 90’ının yüzde 75’i 0-3 yaşta tamamlanır. Yapılan araştırmalara göre bir insanın kişilik oturma yaşı da 42’dir. Bu anlamda 0-6 yaş çok iyi değerlendirilmelidir. Çocuklara bir şey öğretmek bir çizgi film karakterinin görevi değildir. Çocukla birlikte limonata yapmak bile geçirilen nitelikli zamandır. Onların ince motor gelişimini sağlar” diye konuştu. Çocukların oyuncağa değil, anne-babalarına ihtiyacı olduğunu, çocukların evini benimsemesi gerektiğini söyleyen Şermin Yaşar, “Çocukları odalarına göndermeye çok meraklıyız. ‘Sen git odanda oyna, dağıtma, kirletme, arkadaşın gelmesin’ diyerek onları öteliyoruz. Çocuklar kendi evlerini benimsemeli. Onun evi olduğunun farkına varmalı. Kitaplar hep ellerinin altında olsun. Yukarı raflarda daha şık duruyor diye yukarı koymayın. Ben evdeki halıların altını ozalit kapladım. Çocuklarım istedikleri gibi istedikleri zaman resim yapsınlar diye. Evdeki her şeyle oyuncak yapılabilir. Çocukların oyuncağa değil, oyun oynamaya ve size ihtiyaçları var” dedi. Kendi çocuklarıyla oynadıkları oyunları, aktiviteleri de katılımcılarla paylaşan, ebeveynlere de ne tür oyunlar oynayabilecekleri konusunda tavsiyelerde bulanan Yaşar, söyleşi sonrası okuyucularına kitaplarını imzaladı. Amaçlarının hem velilerde hem de öğretmenler de farkındalık oluşturmak olduğunu ileten Okul Müdürü Müge Düşmez, Özel Teknoloji Fen Okulları olarak kendilerini farklı kılan özelliklerinden birinin de bu paylaşım seminerlerinin olacağını ifade etti.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/teknoloji-fen-okullari-sermin-yasar-i-agirladi-514734.html


4. Evini satarak kaz çiftliği kurdu

  • Duration: 396
  • Channel: news
Evini satarak kaz çiftliği kurdu

Kazların beslendiği alandan çıkışı -Kazların yem yemesi -Kazların çiftlik alanında bulunan derede su içmeleri ve yüzmeleri -Kazlardan içeride detay -Kazların yumurta üzerinde oturması -Kaz yumurtalarının toplanması -Yumurtalardan detay -Üretici Fırat Çelik Röp -Civcivhanede bakılan civcivlerden detay -Civcivlerden genel detay -Kuluçkaya bırakılan yumurtalardan ve yumurtadan çıkan civcivlerden detay( MUŞ - HD)- Şehir hayatından bunalan ve çalıştığı asgari ücretli işi bırakan vatandaş, köyüne yerleşerek kaz üretimi yapmaya başladı- 240 kaz ile başladığı işte, binlerce civciv satışı yapıyor MUŞ - Muş’ta işçi olarak çalıştığı ekmek fırınından sıkılıp köyüne dönüş yapan vatandaş, evini satarak kendi kaz çiftliğini kurdu. Muş'ta fırın ustası olan 36 yaşındaki Fırat Çelik, kendi işini kurmak için evini satarak merkeze bağlı Derecik köyünde kaz çiftliği kurmaya karar verdi. Şehir hayatı ve stresten bunalan Çelik, bir süre kaz çiftliği araştırması yaparak köyünde kendi işini yapmaya başladı. Uygun doğa ve iklim koşullarında kurduğu çiftlikte kaz üretimi yapan Çelik, 240 kaz ile başladığı işte Kars, İstanbul, Ankara ve Doğu Anadolu illerine binlerce kaz satışı yapıyor. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Fırat Çelik, şehir hayatından bıktığı için mesleğini bırakarak, kaz çiftliği kurduğunu söyledi. İlk etapta Tekirdağ'dan getirdiği 240 kazla kurduğu çiftlikte hem üretim hem de satışını gerçekleştirdiğini ifade eden Çelik, "Muş'ta fırında çalışıyordum. Artık şehir hayatından bıktım. Bıktığım için de köye yerleşmek istedim. Ne iş yapabilirim diye düşünürken, aklıma kaz fikri geldi. Araştırdım ve ondan sonra evimi satıp köye geldip yerleştim. Tekirdağ'dan 240 tane kaz getirdim. 240 kaz ile bu işe başladım. Şu anda yumurta zamanı geldi. Bu işe başlayalı bir sene oldu. Şimdi hem yumurta hem de civciv zamanı. Kuluçka makinesi aldım. Yumurtaları kuluçkaya bırakıyorum. Her gün gidip soğutmasını yapıyorum. Şimdi civcivler de çıktı. Hem üretim hem de satış yapıyorum. Bir kısım civcivi satıyorum bir kısım da büyütüp sipariş üzeri satıyorum. Yılda 3 ile 4 bin arasında kaz üretimi yapıyorum. Bu kazları bir kısım toptancılar gelip alıyor, bir kısmını da Kars, İstanbul, Ankara ve çevre illere satıyorum. Kazlarımız yumurta az verdiği için yumurta satışını yapmıyoruz, sadece civciv üretiyoruz. Yumurtaları değerlidir. Yumurtalarımızdan sadece civciv elde ediyoruz" dedi. "Kazlarımız tamamen organiktir" Kazları organik yem ve doğal koşullarda beslediğini ifade eden Çelik, "15 günlük civcivin fiyatı 35 TL, 3 kilogramlık kazı ise 100 ile 130 TL arasında satıyoruz. Kazlarımızın tamamı organiktir. Sabahları buğday, arpa, mısır veriyoruz. Daha sonra ise bunları çayıra salıyoruz. Akşama kadar dışarıda kalıp, otlanıp geri geliyorlar. Kazlarımız tamamen organiktir" ifadelerini kullandı. "Evimi satıp bu işe girdim" Evini satıp bu işi yapmaya karar verdiğini dile getiren Çelik, "Evimi satıp bu işe girdim. Şehir hayatından artık bıkmıştım, gelip bu işe başladım. Şimdi köy hayatı daha güzel. En azından şehir hayatından, stresten kurtuldum. Şu an kafam rahat, her şey güzel, memnunum işimden. Haftalık olarak 250-300 civciv çıkıyor" diye konuştu. "Devlet desteğiyle daha çok üretim yapabilirim" Devlet desteğiyle işini büyütebileceğini kaydeden Çelik, "250 kazım var, eğer devlet destek verirse bu imkanlarla daha çok kaz üretip satış yapmayı düşünüyorum. Devlet desteğiyle daha çok istihdam olur. Ne kadar çok kaz üretirsem, vatandaş da o kadar ucuz et yemiş olur" şeklinde konuştu. (UU-MSA-Y)http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/evini-satarak-kaz-ciftligi-kurdu-515767.html


5. Bakan Fatma Betül Sayan Kaya: 'Siz bize şehidimizin emanetisiniz'

  • Duration: 323
  • Channel: news
Bakan Fatma Betül Sayan Kaya:  'Siz bize şehidimizin emanetisiniz'

Bakanın eve gelişi -Bakanın şehit ailesi ile görüşmesi -Yapılan konuşmalar -Detay görüntüler( TEKİRDAĞ -HD) Bakan Fatma Betül Sayan Kaya: "Siz bize şehidimizin emanetisiniz" TEKİRDAĞ - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde ki Şehit Kadir Dadaş’ın baba ocağını ziyaret etti. Bakan Kaya, şehit babası Cemal Dadaş ve anne Fikriye Dadaş ile bir süre sohbet etti. Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, şehit ailelerin hep yanında olduklarını vurgulayarak ailenin kendilerine şehidin emaneti olduğunu ifade etti. 2012 yılında Tunceli’de hain terör örgütü PKK tarafından yola döşenen mayının infilak etmesi sonucu şehit olan Er Kadir Dadaş’ın Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesindeki evini ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, burada şehit ailesi ile bir süre sohbet etti. Bakan Kaya, “Siz bize şehidimizin emanetisiniz. Çok üzüldük size yapılan çirkin davranışa da çok üzüldük. Sizler bize şehidimizin emanetisiniz size sahip çıkmak hepimizin görevi biz şehitlerimizin emanetine diyoruz ki başımızın üstünde yerleri var her zaman onların her türlü ihtiyacını sıkıntısında yanınızdayız. Siz bize emanetsiniz. Biz yanınızdayız Cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın çok selamlarını getirdim sizlere Rabbim sabır versin sizlere, cennetinde kavuştursun inşallah, biz sizin yanınızdayız her türlü sıkıntınız ile ilgileneceğiz. Siz bize emanetsiniz. Aile bakanlığımız ve il müdürlüğümüz ile yanınızdayız. Bu şehit ailelerin dik duruşu bize güç veriyor” dedi. “Evimin ruhsatını versinler yeter" Geçtiğimiz günlerde CHP’li Kapaklı Belediyesi tarafından şehit ailesine gönderilen icra dosyası ile gündeme gelen şehit babası Cemal Dadaş tek sıkıntısının olduğunu ifade ederek, “Benim tek sıkıntım var, bana bir imarsız ev yaptırdılar şimdi de ne ruhsat alabiliyoruz nede yıkım emri geldi yani ben çocuğumu unuttum ben kendi derdime 12 nüfusum var benim ruhsat vermiyorlar. Tek istediğim evime ruhsat vermeleri başka hiçbir sıkıntım yok. Allah askerimize de devletimize de zeval vermesin tabi ki bu vatan benimdir. 2-3 tane çocuğum var bugün isterse bugün gönderirim. Yani ben kendim bile giderim vallahi giderim. Niye gitmeyeyim önce vatan. Evlatsız olur ama vatansız olmaz bu bir gerçektir. Hiç kimsede bu vatanı bölemez, bölmeye hakkı da yoktur. Burada hür yaşıyoruz. Ben Şehit oğlum için gurur duyuyorum. Vatan sağ olsun millet için şehit oldu. Gururla yaşıyorum ve gururla taşıyorum” şeklinde konuştu. Bakan Kaya, Kapaklı ilçe müftüsü İsa Aktaş’ın yaptığı duanın ardından şehit ailesi ile bir süre daha basına kapalı sohbet ettihttp://beyazgazete.com/video/webtv/siyaset-3/bakan-fatma-betul-sayan-kaya-siz-bize-sehidimizin-emanetisiniz-513539.html


6. Rize'de altında maden işletmesi olan köy kayıyor

  • Duration: 354
  • Channel: news
Rize'de altında maden işletmesi olan köy kayıyor

Köyden detay -Kopan ve kayan yerlerden detay -Röp.( RİZE ) RİZE - Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Madenli beldesinde yaşayanlar, dinamit patlatmaları nedeniyle toprak kaymaları yaşandığını, durumun kendilerini korkuttuğunu söyledi. İlçenin Madenli beldesinde 800’e yakın nüfusu bulunan Çamlıca ve Maden mahallerinde meydana gelen toprak kaymaları ve çatlamalar nedeniyle mahalle sakinlerinin huzuru kaçtı. Duruma, 1994 yılında Çayeli Bakır Madeninin galerileri açıldığı mahallede madende yapılan dinamit patlatmalarının sebep olduğunu savunan vatandaşlar, duruma çare bulunması için yetkililere seslendi. Dertlerini anlatan pankartlar hazırlayan insanlar, bunları köyün belirli yerlerine astılar. Atındaki toprak kayınca evi askıda kaldı Evinin altında toprağın göçmesiyle evi askıda kalan ve evini kullanamayan Muhammet Şişman “Oturmak nasip olmadı. Bu vaziyete geldi maalesef, oturulacak halde de değil. Evin altı yaklaşık 1 metre aşağıya doğru battı. Biz daha önce bu bölgeye 4 kamyon toprak döktük, hepsi kayboldu gitti, nereye gitti belli değil. Herhalde aşağıya galeriye gidiyor” şeklinde konuştu. Seslerini devlet büyüklerinin duymasını istediklerini dile getiren Asiye Yılmaz “Yıllardır bu köyde yaşıyorum. Ben burada yaşamak zorundayım, çocuklarımızı burada büyütmek zorundayım ama bizim yaşam hakkımız elimizden alınıyor. Biz madene karşı değiliz, tabii ki devletimiz bu madenleri işletecek ama insanlar bu kadar mağdur edilmez. Ne zaman sesimizi duyurabileceğiz, bu komşular, bu köyde yaşayanlar öldükten sonra mı sesimizi duyacaklar. O zaman iş işten geçmiş olacak” dedi. "60 yaşındayım çukurlardan atlaya atlaya gezemem" Çaylıklarda can güvenliklerinin olmadığını ileri süren 60 yaşındaki mahalle sakini Fatma Çalışkan “Biz burada çay topluyoruz, çocuklarımız peşimize geliyor düşüyor, işçilerimiz düşüyor, ben geliyorum düşüyorum ne yapayım. Kendi arazimizde can güvenliğimiz yok, büyüklerimizin bizi sahiplenmesi lazım. Ben 60 yaşında kadınım. Ben bu çaylıkta atlaya atlaya gezemem. Zaten bir çayın arasında gezemiyorum” ifadelerini kullanırken, Mahalle Muhtarı Ahmet Yılmaz ise “Yaklaşık 30 yıldır bu sorunu yaşıyoruz. Yarı yarıya göç vererek mahallemizde ki insan sayısı azaldı. Aynı zamanda 300 yıllık bir mahalledir, dedelerimiz atalarımız bu mahallede, şehitlerimiz burada. Çayeli Bakır’ın bize verdiği zararları devlet büyüklerimizin görmesi gerekir” dedi. "Mezarlarımızın kıbleleri değişti" Madenli Maden Mahallesi Çevre Koruma ve Dayanışma Dernek Başkanı Turgut Yılmaz ise, mezarlıklarının kıblesinin değiştiğini iddia ederek, “Bizim mezarlarımız burada, mezarlarınızı da alın gidin diyecek hale geldiler ama biz terk etmek istemiyoruz, vatanımızdır biz burada yaşayacağız. Devleti araya sokarak bizim arazilerimiz zorunlu istimlak etmeye çalışıyorlar. Mezarlarımızın kıbleleri değişti” ifadeleri ile tepki gösterdi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/rize-de-altinda-maden-isletmesi-olan-koy-kayiyor-507819.html


7. '15 Temmuz'u şehit kızlarının anılarıyla anlatıyorlar - KAYSERİ

  • Duration: 230
  • Channel: news
'15 Temmuz'u şehit kızlarının anılarıyla anlatıyorlar - KAYSERİ

"15 Temmuz"u şehit kızlarının anılarıyla anlatıyorlar - KAYSERİ - Şehit Komiser yardımcısı Cennet Yiğit - Anı evi - Baba Yahya Kemal Yiğit ile röportaj - Anne Huriye Yiğit ile röportaj - Özel Harekat Daire Başkanlığına düzenlenen saldırıda kullanılan misket bombasından parçalar"15 Temmuz"u şehit kızlarının anılarıyla anlatıyorlar - FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Özel Harekat Daire Başkanlığına düzenlenen saldırıda şehit olan 23 yaşındaki komiser yardımcısı Cennet Yiğit'in ailesi, kızlarının eşyaları ve o gece yaşananlara ait materyallerin yer aldığı "Anı evi" ile gelecek kuşaklara hain darbe girişimini anlatmaya çalışıyor - Baba Yiğit: - "Burayı sadece kızımız Cennet Yiğit'in anıları yaşasın diye açmadık. Bizim amacımız gelecek nesillere burada birşeyler anlatabilmek. 15 Temmuz hain darbe girişimini en azından gelecek nesillere, çocuklarımıza gösterebilmek ve öğretebilmek. Memleketimiz çok büyük bir badire atlattı. Bu olay İstiklal savaşı kadar önemli bir olaydı" - "Biz değil bir Cennet, bin tane Cennetimiz olsa bu vatana feda etmeye hazırız. Bugün devletim bana görev verse git Ağrı Dağı'nın tepesinde, Afrin'de 'Git benim askerimin çorabını yıkayacaksın, senin görevin bu' dese, Allah şahidim bir kere gözümü kırpmadan o göreve giderim, gitmeye hazırım"KAYSERİ (AA) - ERGÜN HAKTANIYAN - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Özel Harekat Daire Başkanlığına düzenlenen saldırıda şehit olan 23 yaşındaki komiser yardımcısı Cennet Yiğit'in anıları, ailesi tarafından açılan "Anı evi"nde gelecek kuşaklara aktarılıyor.Cennet Yiğit için Kayseri 'nin Bünyan ilçesindeki babaevinin bodrum katında yaklaşık 3 ay önce oluşturulan anı evi ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi. Yiğit'in, çocukluğundan şehit olduğu ana kadar kullandığı birçok eşya, saldırı sırasında parçalanan cep telefonu, olay yerinde bulunan şarapnel parçası, beraberinde şehit olduğu mesai arkadaşlarının fotoğrafları gibi birçok materyalin yer aldığı anı evini bugüne kadar yaklaşık 3 bin kişi ziyaret etti.Anı evinin hikayesini AA muhabirine anlatan baba Yahya Kemal Yiğit, evlerinin alt katında 3 ay önce açtıkları anı evinin yoğun ilgi gördüğünü belirtti.Yiğit anı evinde kızının çocukken oynadığı bebekten, şehit olduğu ana kadar kullandığı yaklaşık 400 eşyanın bulunduğunu aktaran Yiğit, şu bilgileri verdi:"Burayı sadece kızımız Cennet Yiğit'in anıları yaşasın diye açmadık. Bizim amacımız gelecek nesillere burada birşeyler anlatabilmek. 15 Temmuz hain darbe girişimini en azından gelecek nesillere, çocuklarımıza gösterebilmek ve öğretebilmek. Memleketimiz çok büyük bir badire atlattı. Bu olay İstiklal savaşı kadar önemli bir olaydı. Şükürler olsun burayı şimdiye kadar üç ay içerisinde 3 - 4 bin kişi ziyaret etti. Bakanlarımız, milletvekillerimiz, vatandaşlarımız burayı ziyaret etti. Anı defterine hepsi duygu düşüncelerini yazdı. Bizim tek gayemiz burada gelecek nesillere birşeyler anlatabilmek. Yoksa çocuğumuz bizim kalbimizde her zaman yaşıyor. Cennet'i burada bebekliğinden, şehadetine kadar anlatan bir köşemiz var. Şehit olduğu zaman Özel Harekat Daire Başkanlığına atılan ve dünyada kullanması yasak olan bir şarapnel parçası var. Yanmış telefonu ve kendi kişisel eşyaları var."Yiğit, anı evini gezenlerin 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı geceyi yeniden yaşadıklarını ve duygulandıklarını kaydetti: - "Değil bir Cennet, bin Cennetimiz olsa bu vatana feda etmeye hazırız"Kızlarının şehitlik mertebesine yükselmesinin gururunu yaşadıklarını ifade eden Yiğit, "Biz değil bir Cennet, bin tane Cennetimiz olsa bu vatana feda etmeye hazırız. Bugün devletim bana görev verse git Ağrı Dağı'nın tepesinde, Afrin'de 'Git benim askerimin çorabını yıkayacaksın, senin görevin bu' dese, Allah şahidim bir kere gözümü kırpmadan o göreve giderim, gitmeye hazırım." ifadelerini kullandı.Anne Huriye Yiğit ise şehit aileleri olarak FETÖ'cülere verilen cezaları yeterli bulmadıklarını söyledi.Anı evi ile bir nebze acılarının dindiğini aktaran Huriye Yiğit, "Biraz daha acılarımız diniyor. Buraya gelip bakıyoruz, dertleşiyoruz. Çocuğumuzla dertleşiyor gibi oluyoruz. Çocuğum geri geliyor gibi oluyor. Çünkü bir arkadaş bir dost kaybettim." dedi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/15-temmuz-u-sehit-kizlarinin-anilariyla-anlatiyorlar-kayseri-490022.html


8. Barış Manço’nun ölüm yıl dönümünde evine ziyaretçi akını

  • Duration: 578
  • Channel: news
Barış Manço’nun ölüm yıl dönümünde evine ziyaretçi akını

Ziyarete gelenlerin Manço’nun evini gezmesi -Manço’nun evinden görüntüler -Ziyaret eden vatandaşlarla röp( İSTANBUL -HD)- Manço’nun sevenleri geç saatlerde Manço’nun evini ziyaret etti İSTANBUL - Usta sanatçı Barış Manço, ölümünün 19. yılında sevenleri tarafından unutulmadı. Manço’nun Kadıköy Moda’daki müzeye çevrilen evi, gece geç saatlere kadar ziyaretçi akınına uğradı. Usta sanatçı Barış Manço’nun ölümünün ardından 19 yıl geçti. Tüm Türkiye’de olduğu gibi dünyanın farklı ülkelerinde de tanınan sanatçının Moda’daki evi, ölüm yıldönümünde hayranlarından büyük ilgi gördü. Kadıköy Belediyesi ve ailesinin çabaları ile daha önceki yıllarda müzeye çevrilen ev, Manço’nun ölüm yıldönümü nedeniyle 31 Ocak’ta saat 00.00’a kadar ücretsiz ziyarete açıldı. Sanatçının hayranları da gecenin ilerleyen saatlerine kadar Manço’nun evini gezerek, ondan kalan hatıraları gördü. Manço’nun eski komşusu olduğunu söyleyen bir kişi, “Barış Manço benim çocukluğumdan beri hayran olduğum çok sevdiğim bir insan üniversitede onunla tanışma fırsatı buldum. Üniversitemize gelmişti. Sohbet etmiştik ve birlikte şarkı söylemiştik. Ölüm haberini aldığımızda arkadaşlarımla evde kahvaltı yapıyorduk. Çok üzülmüştük yani. O anlar aklımıza geldi. Ben bir alt sokakta oturuyorum. Barış Manço’nun çok eski bir komşusuyum. Böyle her gelişimde duygulanıyorum. İşte müzikleri, şarkıları, kullandığı eşyalar. Böyle çok duygulandım” dedi. Bir başka ziyaretçi ise, “İlk kez geliyorum buraya, büyük bir eksiklik. Çocuklarımı getirdim o yüzden mutluyum. Onların Barış Manço’nun başarılarını görmesi o anlamda da sevindirici. Onlar adına sevindim, kendi adıma üzüldüm” şeklinde konuştu. “Onun şarkılarını hala dinliyoruz. Müzik grubumuz var şarkılarını da söylüyoruz” diyen gençler ise, “Daha önce gelmeye fırsat bulamamıştım. Bence herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Hani Barış Manço tabi ki de ölmedi. Kalbimizde olduğu için biz onu şarkıları ile yaşatacağız” ifadelerini kullandı. Yaşlı, genç herkesin ilgi gösterdiği Manço’nun evindeki hareketlilik, gece geç saate kadar sürdü.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/baris-manco-nun-olum-yil-donumunde-evine-ziyaretci-akini-488917.html


9. Ezeli rekabet gayrimenkule taşındı

  • Duration: 384
  • Channel: news
Ezeli rekabet gayrimenkule taşındı

Susurluklu iş adamının evinden görüntüler -Ev içinden detaylar -İsmail Özhan ile röportaj -İsmail Özhan'ın evinin balkonundan "Ali Koç başkan, Fenerbahçe şampiyon" diye bağırması -Dursunbeyli iş adamının evinden görüntüler -Ev içinden detaylar -Yusuf Turhan ile röportaj( BALIKESİR - ÖZEL)- Hayatlarını takımlarına adadılar- Evlerine gönül verdikleri takımın formasını giydirdiler BALIKESİR - Biri Galatasaraylı, diğeri Fenerbahçeli olan iki iş adamının takım sevgisi herkesi şaşkına çeviriyor. Ezeli rekabeti evlerine taşıyan Balıkesirli fanatikler, tuttukları takımı yaşadıkları evle bütünleştiriyor. Her ikisi de takımlarının renkleriyle boyadığı villalarında, günlük kullandıkları eşyalarda da tuttukları takımı yaşatıyor. Balıkesir'in Susurluk ilçesindeki iş adamı İsmail Özhan ile Dursunbey ilçesindeki iş adamı Yusuf Turhan tuttukları takımları ile hayatlarını bütünleştirdi. Her ikisi de gönül verdikleri takımların renkleriyle yaşadıkları villaları boyatırken, kullandıkları eşyaları da takımlarının renklerinden oluşturdu. Dursunbey'de yaşayan iş adamı Galatasaraylı Yusuf Turhan müstakil olarak yaptığı iki katlı evini tutkunu olduğu sarı kırmızılı takımın renkleri ile boyattı. Dursunbey ilçe merkezinde bir alışveriş merkezinin işletmecisi olan iş adamı Yusuf Turhan sarı kırmızılı takımın renklerini hayatının her alanında bulunan nesnelere işledi. 2002 yılında Dursunbey’in en işlek caddelerinden Suçıktı Bulvarına bir villa inşa ettiren iş adamı evin içini ve dışını sarı ve kırmızı renklerle boyattı. Evin tasarımı ile yakından ilgilenen Turhan, Galatasaray’ın 4. yıldızı elde etmesinin ardından, dış cephede bulunan armaları da değiştirdi. Evin içerisinde de birçok odayı sarı kırmızılı renklerle boyattıran Turhan, halıdan perdeye, avizeden mobilyalara kadar birçok nesneyi de takımıyla birleştirdi. Turhan, Galatasaray tutkusunun çocukluktan başladığını belirterek, hayattaki tek hobisinin Galatasaray olduğunu ve gelen tüm tepkilere rağmen bu sevdadan vazgeçmediğini söyledi. Turhan, "Galatasaray tutkusu ile kendime ait bir villa yaptım. Bunu da sarı kırmızı renklerle boyadık. Üç yıldızdan dört yıldıza çevirdik. Bunları özel olarak yaptırdık ve evimize yerleştirdik. Tabi küçük bir ilçede yaşadığımız ve iş adamı olduğumuz için bazı tepkiler de geldi. Bende insanlar içinde ki dışına vurabilmeli diye düşünüyorum. Tutkumuzla evimizi inşa ettik” dedi. Galatasaraylı olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Turhan, “Tek bir hevesim kaldı. Benim gibi çok fanatik olan Abdurrahim Albayrak abimle tanışmak istiyorum. Onu çok seviyorum. Oda benim gibi fanatik Galatasaraylı. Ona bir şekilde ulaşmak istiyorum. İnşallah sesimi duyar” dedi. "30 yıllık hayalimi gerçekleştirdim" Susurluk'da yaşayan iş adamı İsmail Özhan ise takımının renklerini taşıdığı bir ev sahibi olmak istediğini belirterek, 30 yıllık hayalini 17 sene önce gerçekleştirdiğini söyledi. Villasını sarı lacivertli renklere boyattırıp, Fenerbahçe'nin kuruluş tarihi olan 1907 rakamlarını telefon numaralarından, arabasının plakasına kadar kullanan Özhan, 30 yıl boyunca yaşadığı Almanya'da kurduğu hayali gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu bir hastalık değil. Bunu anlatmakla olmaz. Fenerbahçe sevdası bu. Hayalimdi evimize formayı giydirmek. Sonunda giydirdim. Çok mutluyum. 30 yıllık bir hayaldi. 17 sene oldu. 17 senedir buradayız. Sarı lacivertin arasında çok da mutluyuz. Almanya'da 30 sene kaldım. 2000 yılında döndüm. Almanya'da olduğum ve aklım erdiğinden beri böyle bir ev sahibi olma hayalim vardı. Yani 30 sene sonra hayalimi gerçekleştirdim" dedi. Yaşadığı ilçede Fenerbahçelilerden olumlu tepkiler aldığını söyleyen Özhan, "Diğer taraftarlardan düşmanlığımız olmadığı için öyle bir kötü tepki yok. Biz kendi takımımızı tutuyoruz. Burada mutlu şekilde yaşıyoruz. Evin arka tarafında özel bir bir oda yaptım kendime. Orada her tarafı sarı lacivert. Formaları astım. En mutlu olduğum yer. Arkadaşlar geliyor ve orada ağırlıyorum. Maçlarımızı seyrediyoruz. Benim özel misafirhanem. Bilhassa Fenerbahçeliler çok mutlu oluyorlar. Fenerbahçe şu an ara verdi. Ama bilmiyorum şu an da bir transfer yok, heyecanlandırıcı bir şey yok. Çoğu Fenerbahçeli taraftarın benim gibi hayali var. Şimdi bir yatsam, uyansam da 18 Mayıs'ta Ali Koç'u başkan olarak görmek en büyük hayalim gibi" şeklinde konuştu. Evli ve dört çocuğu olduğunu da söyleyen Özhan, "Oğlumun ismi de Rıdvan. Biz de zaten doğuştan Fenerbahçeli doğulduğu için başka takım tutma şansları zaten yok. Fenerbahçe öyle bir kanıma işledi ki bu sokağın resmi resmi adı Fenerbahçe Sokağı. Bütün telefon numaralarım, ev numaralarımın hepsinin sonları 1907. Aracımın plakası da 1907. Dünyaya bir kere daha gelsem 1907'de doğardım herhalde" şeklinde konuştu. (TS-İHShttp://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/ezeli-rekabet-gayrimenkule-tasindi-481325.html


10. Evi yanan Ali dedenin tedavisi sürüyor - BOLU

  • Duration: 274
  • Channel: news
Evi yanan Ali dedenin tedavisi sürüyor - BOLU

- Ali Meşe'nin tedavisinin sürdüğü odadan detaylar - Ali Meşe'nin oğlunun açıklaması - Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili Koçyiğit'in açıklaması - DetaylarEvi yanan Ali dedenin tedavisi sürüyor - Bolu 'nun Mudurnu ilçesinde 3 gün önce çıkan yangında evi kullanılamaz hale gelen ve eli yandığı için hastaneye yatırılan 83 yaşındaki Ali Meşe'nin tedavisi devam ediyor - Ali dedenin oğlu Ahmet Meşe: - "Devletimizin bütün kurumlarını seferber ettiler. Gerçekten devletimiz var olsun. Allah devletimizden razı olsun" - Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekili Koçyiğit: - "Taburcu olduktan sonra sonra evi tamamlanana kadar Ali amcayı biz burada misafir edeceğiz. Şu anda kızının yanında kalmaya başlayacak. Ama biz ona en kısa zamanda bir ev kiralayacağız. Çünkü Ali amca kendi evinde yaşamak istiyor"BOLU (AA) - Bolu 'da sobayı benzinle tutuşturmak isterken çıkan yangında evi kullanılamaz hale gelen ve elinde yanıklar oluştuğu için Bolu Valisi Aydın Baruş tarafından hastaneye yatırılan Ali Meşe'nin tedavisi sürüyor.Mudurnu'ya bağlı Ordular köyünde üç gün önce çıkan yangın sonrası evini kaybeden ve bu sırada elinden yaralanan 83 yaşındaki Meşe'nin, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Cerrahi Servisi'ndeki tedavisi devam ediyor.Gün içinde, göğüs, kardiyoloji, kulak burun boğaz ve diğer rahatsızlıkları ile ilgili kontrollerden geçirilecek olan Meşe, tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edilecek.Babasına refakat eden Ahmet Meşe, gazetecilere babasının sağlık durumu ve yaşadıkları hakkında bilgi verdi.Babasının büyük bir felaketten kurtulduğunu anlatan Meşe, "Allah korudu. Bu arada evimiz yandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya gereken her şeyi yaptı. Dizaynını, beyaz eşyasını, halılarından koltuk takımına kadar tüm eksikleri tamamladı. Şu anda ev girilecek hale gelmek üzere. Allah bakanımızdan razı olsun. Çok teşekkür ediyoruz." dedi.Meşe, başta Bolu Valisi Aydın Baruş ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekiplerinin kendileri ile ilgilendiğini dile getirerek, "Devletimizin bütün kurumlarını seferber ettiler. Gerçekten devletimiz var olsun. Allah devletimizden razı olsun." şeklinde konuştu.Babasının kedisinin de iyi olduğunu belirten Meşe, "Hatta dün kedisini getirdiler onunla kavuştu. Kedisini öptü, kokladı. Şu anda kedimiz de iyi. Ona ablamın evinde bakıyoruz." ifadesini kullandı.Meşe, bir gazetecinin "Babanız sosyal medyada da geniş yer aldı, bununla ilgili ne düşünüyorsunuz." sorusuna ise şu cevabı verdi:"Ben sosyal medyada bu kadar yayılacağını beklemiyordum. Sosyal medyaya düşünce herkesin desteği ile bir fenomen haline geldi. Amerika’da da bir komedyen kendi sayfasında paylaşmış. Hem yurt içinden hem de yurt dışından arayıp geçmiş olsun dileklerini iletiyorlar. Bizim halkımız gerçekten duyarlı. Allah halkımızdan razı olsun."Ali Meşe'yi tedavi gördüğü hastanede ziyaret ederek ihtiyacı olup olmadığını soran Aile ve Sosyal Politikalar Bolu İl Müdür Vekili Bekir Koçyiğit ise yangınzede aile için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını dile getirdi. - "Ali dede için ev kiralanacak"Yangını öğrendikleri andan itibaren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın talimatı ile olay yerine gittiklerini anlatan Koçyiğit, "Sayın bakanımızın talimatı üzerine biz Ali amcamızın evine geldik ve bütün ihtiyaçlarını giderdik. Dün yeni evine ziyarete gittik. Evini gördük. Evindeki ihtiyaçlarını tespit ettik. Evindeki ihtiyaçları hemen hemen tamamlanmak üzere." dedi.Ali Meşe'nin hastaneden taburcu olduktan sonra bir süre kızının evinde konaklayacağını da sözlerine ekleyen Koçyiğit, "Taburcu olduktan sonra evi tamamlanana kadar Ali amcayı biz burada misafir edeceğiz. Şu anda kızının yanında kalmaya başlayacak. Ama biz ona en kısa zamanda bir ev kiralayacağız. Çünkü Ali amca kendi evinde yaşamak istiyor. Biz bunu yapacağız. Ali amcanın tedavisini de takip ediyoruz. İnşallah bugün taburcu olacak. Taburcu olduktan sonra evine alacağız. Evinde kedisi ile mutlu bir yaşam sürecek." ifadesini kullandı.Koçyiğit, Ali Meşe'nin çok merhametli bir insan olduğunu tüm Türkiye'nin de bunu gördüğünü belirterek, "Ali amcanın aslında insanlık adına da bizlere bir ders verdiğinin en iyi örneklerinden biri. Bu konuda ayrıca onu tebrik etmek de istiyorum. Çünkü evi yanarken, evindeki parası ve eşyasından daha çok kedisinin kurtarılması ile ilgili çabası aslında bana göre de yılın fotoğrafı olan o çok önemli fotoğrafı bizlere yaşatarak insanlık dersi verdiği için kendisine ayrıca teşekkür ediyorum." dedi.Ali Meşe ise kendisine gösterilen ilgiden son derece memnun olduğunu ifade ederek, "Herkese tekrar teşekkür ederim. Allah razı olsun. Beni daima ağızlarından, kalplerinden geri koymasınlar." şeklinde konuştu.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/evi-yanan-ali-dedenin-tedavisi-suruyor-bolu-482912.html


11. Böyle dolandırıcılık yöntemi görülmedi...Aracını parçalattı, evine hırsız girdi süsü verdi

  • Duration: 62
  • Channel: news
Böyle dolandırıcılık yöntemi görülmedi...Aracını parçalattı, evine hırsız girdi süsü verdi

Çanakkale emniyetinden detay görüntü -zanlıların emniyet binasından çıkarılışından görüntü( ÇANAKKALE )- İcra borçlarını ödemek için kendi aracını parçalattı, yetmedi kendi evine hırsız girdi süsü vererek sigortadan para almaya çalıştı ÇANAKKALE - Çanakkale'de artan borçları nedeniyle arabasına icra gelen bir kişi, filmlere konu olacak şekilde bir yöntem geliştirdi. Kendi arabasıyla aynı marka ve model olan bir otomobili kiralayan şahıs, kendi arabasını İstanbul'da parçalattıktan sonra plakalarını kiraladığı araca takarak çalındı süsü verdi. Bu şekilde kaskodan para almak isteyen şahıs ve kendisine yardım eden iki kişiyi oğlu O.Ş.K.'nın ifadesi yakalattı.Olay, geçtiğimiz günlerde Çanakkale'de meydana geldi. 6 ay önce bankadan kredi çeken ve bu parayla İstanbul'da 34 GF 8511 plakalı otomobili satın alan T.K. banka kredisi ve şahsi borçlarını ödemekte güçlük çekmeye başladı. Otomobiline 4 ayrı yerden icra gelen T.K., aracın önceki sahibi S.T. ile irtibata geçerek, "Kaskodan arabanın parasını nasıl alabilirim?" diye sordu. S.T., T.K'ya "Kendi arabanı bana getir. Ben parçalarım. Parasını sana veririm. Sen senin arabana benzer aynı model, aynı plaka araba bul. O arabaya çalındığı diye hırsızlık süsü ver. Bu sayede kasko'dan arabanın parasını alabilirsin" yanıtını verdi. 12 Ocak 2018 tarihinde kendi arabasıyla aynı model ve marka olan bir aracı İzmir'de bulan T.K., Kiraladığı 34 JZ 1451 plakalı otomobille Çanakkale'ye döndü. Daha sonra kendisine ait olan 34 GF 8511 plakalı otomobili parçalatmak üzere 13 Ocak 2018 tarihinde İstanbul'a giden T.K. aracı eski sahibi T.K.'ya bıraktı. S.T. ise 34 GF 8511 plakalı otomobili parçalatıp, para ve arabanın plakalarını T.K'ya verdi. Çanakkale'ye dönen T.K'ya kendisine ait parçalanan arabanın plakalarını İzmir'den kiraladığı aynı model ve marka otomobile takıp, bir kaç gün şehir merkezinde gezdi. Kendi arkadaşına evini soydurdu Aradan geçen birkaç günlük zaman diliminin ardından T.K., C.Y. isimli arkadaşını arayarak, "Sana 150 TL para vereyim. Belirlediğimiz bir gün gece saat 02.30'da Merkez'deki evime gir. Evin içinde kamera var. Kameraya sakın bakma. Yatak odasında bulunan arabanın anahtarını, 1 tane kol saatini ve 30 TL parayı al. Evi dağıt, sonra çık. Arabayı da İzmir'deki kiraladığım yere teslim et" dedi. T.K.'nın teklifini kabul eden C.Y. eve girerek hırsızlık süsü verdi ve aracın anahtarlarını da alıp, 34 GF 8511 plakalı kiralık araca kendi orijinal plakaları olan 34 JZ 1451'yi takıp, İzmir'e doğru yola çıkıyor. Bu sırada T.K.polis ekiplerini arayarak hırsızlık ihbarında bulunuyor. Kısa sürede olay yerine gelen Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, geniş çaplı araştırma başlattı. T.K. ile oğlu O.Ş.K.'nin ifadesine başvuran ekipler, baba ve oğlunun şüpheli ifadeleri üzerine O.Ş.K.'yı yeniden sorguya aldı. Bu sırada olayı itiraf eden O.Ş.K.'nın ifadesi doğrultusunda ekipler, yeniden harekete geçti. Olayın şüphelisi T.K. Çanakkale'de, kiralık aracı İzmir'e teslim etmeye götüren C.Y.'de Çanakkale- İzmir karayolu üzerinde yakalanıp gözaltına alındı. T.K.'ya fikri veren S.T. ise İstanbul'da gözaltına alınıp, Çanakkale Emniyet Müdürlüğüne getirildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/boyle-dolandiricilik-yontemi-gorulmedi-aracini-parcalatti-evine-hirsiz-girdi-susu-verdi-481084.html


12. Kağıthane'de Evleri Su Bastı

  • Duration: 192
  • Channel: news
Kağıthane'de Evleri Su Bastı

Kuvvetli sağanak yağış nedeniyle Kağıthane'de evleri su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye etmeye çalıştı. İstanbul'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir çok noktada su baskınları meydana geldi. Metrolar ve yolların yanı sıra evleri de su bastı. Kağıthane'de bodrum ve giriş katında olan evler sular altında kaldı. Vatandaşlar evlerini basan yağmur sularını kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı.Evini su basan Kezban Şahan, "Her yağmurda bu rezillik, yazık günah değil mi eşyaların hepsini sıfırdan alıyoruz. Bu alt yağıştan dolayı hep lağım su pis sular evlere girdi. Bu eşyaların hepsi çöp oldu" dedi.Bu durumu sürekli yaşadığını söyleyerek gözyaşlarına boğulan Kadriye Kıvanç, "3- 4 senedir bu aylarda yaşıyorum yani. Belediyeyi her zaman arıyorum. Resmini de atıyorum. Mazeret uyduruyorlar. 3 senedir sıfırdan yapmaktan yoruldum. Evimi nasıl terk edeyim kendi malım. Çok sinirlerim bozuk. Bu olayı ben 3. kez yaşıyorum" şeklinde konuştu. Haber http://haberler.com/kagithane-de-evleri-su-basti-9845154-haberi/


13. Alkollü Şahıs Evini Yaktı

  • Duration: 135
  • Channel: news
Alkollü Şahıs Evini Yaktı

Alkollü şahıs evini yaktıADANA - Adana'da alkollü şahıs sinir krizi geçirip annesi ve babasıyla kaldığı evi ateşe verdi. Alkollü şahıs evini yaktıADANA - Adana'da alkollü şahıs sinir krizi geçirip annesi ve babasıyla kaldığı evi ateşe verdi. Evin balkon kısmında çıkan yangını itfaiye ekipleri kısa sürede söndürdü. Olay, Seyhan İlçesi 2000 Evler Mahallesi 76020 sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aşırı alkollü olan Ali B. sinir krizi geçirdi. Eve zarar vermeye başladı, şahsın annesi ve babası durumu polis ekiplerine bildirdi. Ali B.'in öfkesi dinmeyince evini ateşe verdi. Olay yerine itfaiye ekipleri balkon kısmında oluşan yangını kısa sürede müdahale etti. Ali B. ise olay sırasında sopayla kendi başına vurduğu öğrenildi, başından yaralanan şahıs ambulansla hastaneye kaldırdı. Şahsın annesi ve babası oğullarını şikayet etmek üzere karakola gitti. Haber http://haberler.com/alkollu-sahis-evini-yakti-10262628-haberi/


14. Yanan evinden kedisiyle birlikte kurtulan Ali Meşe taburcu olacak

  • Duration: 352
  • Channel: news
Yanan evinden kedisiyle birlikte kurtulan Ali Meşe taburcu olacak

Ali meşe'nin hastane görüntüsü -Ali meşe'nin yakınlarıyla telefonda konuşması -Oğlu Ahmet Meşe ile röp -Aile ve sosyal politikalar il müdürü ile röp -Detaylar --ARŞİV- -Ali Meşe kediyle görüntü( BOLU )- Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bekir Koçyiğit: “Bakanımıza hergün rapor veriyoruz” BOLU - Bolu’nun Mudrunu İlçesi Ordular Köyü’nde yaşadığı evinde çıkan yangından yaralı olarak kurtulan 83 yaşındaki Ali Meşe, tedavi gördüğü hastaneden bugün taburcu olacak. Bolu’nun Mudurnu İlçesi Ordular Köyü’nde eşi ve 2 çocuğuyla birlikte yaşayan 83 yaşındaki Ali Meşe’nin sobayı tutuşturmak için benzin dökmesi sonucu çıkan yangında tek katlı ahşap evi kullanılamaz hale geldi. Yangından kedisiyle birlikte elinden yaralı olarak kurtulan Ali Meşe’nin, Bolu Valisi Aydın Baruş tarafından götürüldüğü Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisinin bugün biteceği ve taburcu olacağı öğrenildi. Ahmet Meşe: “Babam fenomen halinde geldi” Hastanede babasının yanından bir an olsun ayrılmayan Ahmet Meşe, olayın sosyal medyaya düşmesiyle babasının fenomen haline geldiğini ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da kendileriyle ilgilendiğini ifade ederek, “babam büyük bir felekatten kurtuldu. Tabi bu arada evimiz yandı. Evimiz yandıktan sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’mız Fatma Betül Sayan ablamız gereken herşeyi yaptı. Evin dizaynını, beyaz eşya ve halılarından tutun koltuklarına kadar ayarladı. Şu anda ev girilecek hale geldi. Allah Fatma Betül Sayan ablamızdan razı olsun. Onun sayesinde hastanede ilgilendiler, bütün tetkiklerine ve tahlillerine götürüyorlar. Şimdi göğüse, ondan sonra kulak burun boğaza götüreceğiz. Bütün hastane ihtiyaçlarını karşıladılar. Babamın kedisi de iyi. Dün kedisini getirdiler. Kedisini öptü kokladı” dedi. Halkın yaşanılan olayla ilgili çok duyarlı olduğunu da belirten Meşe, “Sosyal medyaya düşünce babam fenomen haline geldi. Hatta Amerika’da bir komedyen kendi sayfasında paylaşmış. Yurtdışından arıyorlar, geçmiş olsun dileklerinde bulunuyorlar. Bizim halkımız gerçekten çok duyarlı” şeklinde konuştu. Koçyiğit: “Ali amca bugün taburcu olacak” Ali Meşe’yi tedavi gördüğü hastanede ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bekir Koçyiğit, yangını öğrendikleri andan itibaren Bakan Kaya’nın talimatıyla Ali Meşe’nin Mudurnu Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından yaptırılan evine gittiklerini kaydederek, “Öncelikle sayın bakanımızın selamlarını ilettik. Ali amcanın bütün ihtiyaçlarını giderdik. Dün evine ziyarete gittik. Evini gördük ve ihtiyaçlarını tespit ettik. Evindeki ihtiyaçlar tamamlanana kadar Ali amca burada misafir edeceğiz. Şimdilik kızının yanında ama biz Ali amcaya en yakın zamanda bir ev kiralayacağız. Çünkü, Ali amca kendi evinde yaşamak istiyor. Devletin bütün ihtiyaçlarını karşılaşmak üzere hizmetlerinde olduğunu ailecek biliyorlar. Vatandaşımızın her zaman emrindeyiz. Sayın bakanımızın bize de talimatı bu şekilde. Biz Ali amcanın burada tedavisini de takip ediyoruz. Inşallah bugün taburucu olacak. Taburcu olduktan sonra evine alcağız. Evinde kedisiyle birlikte mutlu bir yaşam sürecek” dedi. Bakan Kaya, Meşe’nin sürecini takip ediyor Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın talimatlarını Ali Meşe’ye ve kızına ilettiklerini belirten Koçyiğit şunları söyledi: “Sayın bakanımız da konuyu sürekli takip ediyor. Hergün bizden rapor istiyor. Biz burada yaptıklarımızı günlük olarak ona iletiyoruz. Kendisi de konunun takipçisi. Bundan sonra gereken ne varsa Ali amca için yapılacak. Önemli olan Ali amcanın sağlığıydı. Canla ilgili bir kaybımız olmadı. Diğer kısmını da devletimiz sağolsun, devletin sıcak eli Ali amcanın yanında. Bu böyle devam edecek.”http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/yanan-evinden-kedisiyle-birlikte-kurtulan-ali-mese-taburcu-olacak-482749.html


15. 'İçinde yatır bulunan evimi park yapmak için yıkmak istiyorlar' iddiası

  • Duration: 175
  • Channel: news
'İçinde yatır bulunan evimi park yapmak için yıkmak istiyorlar' iddiası

Yatır olduğu iddia edilen evden detaylar -Mustafa Yankı ile röp. -Genel detaylar -Evin içinden detaylar( ESKİŞEHİR )- 72 yaşındaki Mustafa Yanık, tarihi Odunpazarı bölgesindeki 200 yıllık evinin 'Park' yapımı için istimlak edilmesine tepkili- "Bize 'tarihi ev bir çivi bile çakamazsın' denirken şimdi park yapımı için istimlak edilmek isteniyor"- "Evin içinde yatır var, içki içtiğim zaman eve sokmuyor"- Büyükşehir Belediyesi'nden iddialara cevap;- "Söz konusu bina belirlenmiş bir “tescil” özelliği taşımamaktadır"- "Taşınmasın içinde bulunduğu parsel Uygulama İmar Planında meydana isabet etmektedir"- "Emlak Vergisi Beyan Bildiriminde, binanın inşaat türünün gecekondu ve bitim tarihinin 1 Ocak 1941 olduğu tespit edilmiştir" ESKİŞEHİR - Eskişehir'in Odunpazarı bölgesinde yaşayan Mustafa Yanık, yapım tarihi 200 yılı aşan ve içinde yatır bulunduğunu öne sürdüğü evinin Büyükşehir Belediyesi tarafından park yapmak için yıkılmak istendiğini iddia etti. Büyükşehir Belediyesi ise Uygulama İmar Planında meydana isabet eden ve resmi kayıtlarda gecekondu türündeki taşınmazın bitim tarihinin 1941 yılında olduğunun tespit edildiğini, söz konusu binanın belirlenmiş bir “tescil” özelliği taşımadığını bildirdi. Akcami mahallesi Özdenli sokakta 200 yılı aşan tarihi bir evi bulunan Mustafa Yanık, içinde yatır bulunan ve şimdiye kadar restorasyon yapılmasını izin verilmeyen evinin istimlak edilerek yıkılmak istenmesine tepki göstererek restorasyon izni istediğini anlattı. 72 yaşındaki Mustafa Yankı’nın evi Odunpazarı bölgesinde bulunan tarihi evler arasında en eski evlerden biri olma özelliğini taşıyor. Bölgede bulunan çoğu ev restore edilirken Mustafa Yankı da Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin yatır bulunan evini park yapmak için istimlak etmek istediğini iddia etti. Yankı, “Babam '200 senelik bu ev varken diğer evler yoktu, buraları Macarlar yaptı' derdi. Bize tarihi ev diyerek bu zamana kadar bir tane çivi bile çaktırmadılar. Şimdi de istimlak ediyorlar. Tarih nasıl istimlak ediliyor. Ben onu anlamış değilim. Büyükşehir Belediyesi yapıyor. Odunpazarı tarihi yer diyorlar tarihi de yok ediyorlar. Anlamış değilim. 250-300 senelik ev. Ben belediyeye bir şey diyecek değilim. Belediye kendine göre düzenleme yapıyor. Şimdiye kadar 'tarihi yer burası, bir çivi çakamazsın, şekil değiştiremezsin” dediler. Bir sürü belediye geldi geçti. Kimi idare etti tamir ettirdik. Çatıyı dahi açtırmadılar. Tarihin kaybolmaması için restore hakkı versinler. Ziyanı yok ben kendi bütçem ile aslına uygun bir şekilde, işçiliğini bozmadan tamir ettireyim” dedi. “Evde yatır var” İstimlak edilmek istenilen evinin tarihi olduğunu ve içinde yatır olduğunu ileri süren Yankı, “Yatır var. Özellikle içki içtiğim zaman rahatsız oluyorum. Eve sokmuyor beni. Kapılar kendi kendine kapanıyor. Rahmetli halam da ona alt evde ibrikle su koyardı. Abdestini alırdı. Öyle bir mazisi var. Çocukken aksakallı birini gördüm. Bağırdım, kayboldu gitti. Gece girerken ayaklarım titriyor. Rahatsız ediyor. Eskiden alkol alıyordum. Kapı kendi kendine açılıp kapanıyor. Buradaki taşı bir pazarcı kendisini rahatsız ettiği için kendi evine götürmüş. Ondan sonra pazarcıyı 'taşı getir' diye rahatsız ediyorlar. O da yarısı kırılmış vaziyette taşı geri getiriyor. Bunlar yaşanmış gerçekler” diye konuştu. "Söz konusu bina belirlenmiş bir “tescil” özelliği taşımamaktadır" Bu arada Büyükşehir Belediyesi, iddialarla ilgili soru üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, 'Yatır' iddiasına bir cevap verilmezken, "Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Akcami mahallesi, 12899 ada 3 parsel 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında meydana isabet etmekte olup, Büyükşehir Belediye Encümeninin 2 Ağustos 2017 tarih ve 1292 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu taşınmaz için İlçe Belediyesi olan Odunpazarı Belediyesi’nden 8 Ağustos 2017 tarihinde alınan Feriha Erenoğlu adına düzenlenen Emlak Vergisi Beyan Bildiriminde, binanın inşaat türünün gecekondu, inşaatın sınıfının basit ve inşaat bitim tarihinin 1 Ocak 1941 olduğu tespit edilmiştir. Akcami mahallesi, 12899 ada 3 parsel sayılı taşınmazda tapu kayıtlarında Abdullah Yamki, Ayşe Yamki, Fatma Yamki, Kadir Yamki olarak görünen hissedarların, varislerine Satın Alma Davetiyeleri gönderilmiş olup, 2942/4650 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi gereğince pazarlıkla satın alma işlemlerinin görüşülmesi için Daire Başkanlığımıza herhangi bir başvuruda bulunulmamıştır. Yukarıda açıklanan bilgiler doğrultusunda Belediyemiz tarafından 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/398 E. sayılı dosyasıyla 'Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tapuya Tesciline' ilişkin dava açılmış olup, dava sürecine ilişkin iş ve işlemler devam etmektedir. Söz konusu bina Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunca belirlenmiş bir 'tescil' özelliği taşımamaktadır" denildi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/icinde-yatir-bulunan-evimi-park-yapmak-icin-yikmak-istiyorlar-iddiasi-479826.html


16. 55 metrekarelik butikten gelinlik ihracatına - GAZİANTEP

  • Duration: 379
  • Channel: news
55 metrekarelik butikten gelinlik ihracatına - GAZİANTEP

- Bitmiş gelinliklerden görüntü - Üretimden, atölyeden detaylar - Girişimci Serpil Karuserci'nin bitmiş gelinlikleri göstermesi - Serpil Karuserci'nin konuşması - Çalışanları, kızı ve eşinin Karuserci'nin doğum gününü kutlaması55 metrekarelik butikten gelinlik ihracatına - Gaziantep 'te küçük bir butikle iş hayatına atılan Serpil Karuserci, kendi markasıyla bugün 22 ülkeye gelinlik ve abiye satıyor - Karuserci: - "Geçen yıl 15 bin gelinlik, 8 bin abiye ihraç etmiştik. Bu yıl ihracatımızı yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz"GAZİANTEP (AA) - YETER ERDİNE - Gaziantep 'te küçük bir butikle iş hayatına atılan Serpil Karuserci, bugün kendi markasıyla 22 ülkeye gelinlik ve abiye ihraç ediyor.Dreamon Gelinlik Yönetim Kurulu Başkanı Karuserci, AA muhabirine, liseyi bitirdikten sonra üniversiteye başladığını ancak bazı nedenlerden dolayı eğitimini yarım bıraktığını anlattı. Daha sonra Gaziantep Büyükşehir Belediyesinde muhasebeci olarak çalışmaya başladığını dile getiren Karuserci, boş zamanlarında vitray, çiçek, batik, dikiş ve el sanatları gibi kurslara gittiğini söyledi.Karuserci, evlenip çocuk sahibi olduktan sonra belediyedeki işinden ayrıldığını belirterek, şöyle konuştu:"Çocuklarım ilkokula başlayınca tekrar iş hayatına dönmeye karar verdim. 1988 yılında 55 metrekare bir butik, gelinlik mağazası açtık. Bir personelim vardı. Önce hazır alıp sattık. İki ay sonra bir gurbetçi ailenin kızı geldi. Elindeki katalogda bulunan gelinliği dikmemi istedi. Malzemeleri temin edip, çeyizimdeki dikiş makinemi getirerek işe başladım. Çok güzel bir şekilde onu hazırladım. O zamana kadar hiç gelinlik dikmemiştim ama cesaretim vardı. Bu şekilde kendime güvenim geldi. Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. Benim de hayatımın dönüm noktası da bu olmuştur. O günden sonra 'ben üretebilirim' dedim. 'Bundan sonra hazır almayacağım' dedim. Çok seri bir şekilde üretime başladık. Artık yerimiz çok küçük gelmeye başlamıştı. Bir yıl sonra 3 katlı bir mağazaya taşındık ve makineleri çoğalttık. Personeli artırıp, üretime hızla devam ettik."Karuserci, 2000 yılında iki oğluyla Almanya'nın Düsseldorf kentinde bir moda fuarına katıldığını ifade ederek, "Standımız defile alanının hemen arkasındaydı. Defileden çıkan bütün müşteriler standımıza geldi. Çok yüklü siparişler alıp döndük ancak gümrüklemeyi bilmiyorduk. Onun da üstesinden geldik. İki aylık bir termin süresi vardı. Bütün ürünleri çok güzel bir şekilde hazırladık, gönderdik. Müşteriler çok memnun kaldı. Böylece ihracat öykümüz başladı." diye konuştu.Fuara katılan diğer ürünleri de inceleme fırsatı bulduğunu anlatan Karuserci, "Böylece devamlı çıtayı yükselterek, ilerledik. Ardından 'Dreamon' markamızın patentini 54 ülkede aldık." dedi. - 22 ülkeye gelinlik ve abiye ihracatıKaruserci, Gaziantep 'te Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi açıldığında İtalyan bir tasarımcıdan 3 yıl danışmanlık hizmeti aldıklarını belirterek, "İşimizi geliştirmemizi sağladı. Ondan sonra yurt içine de açıldık. Yurt içinde şu anda birçok bayimiz ve ürün verdiğimiz mağazalar var." diye konuştu.İhracata Almanya ile başladıklarını dile getiren Karuserci, bugün aralarında İtalya, Fransa, Hollanda ve İspanya'nın da bulunduğu 22 Avrupa ülkesine ihracat gerçekleştirdiklerini kaydetti.İhracat miktarını her yıl artırdıklarını kaydeden Karuserci, "Geçen yıl 15 bin gelinlik, 8 bin abiye ihraç etmiştik. Bu yıl ihracatımızı yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz." dedi.Karuserci, ev kadınlarına da iş verdiklerine dikkati çekerek, "200 kadar kadın, bizim için evlerinde işleme yapıyor. Bu yolla evini geçindiren, çocuğunu üniversitede okutan birçok kadın var. Onun yanı sıra iş yerimizde de pozitif ayrımcılık yapıp yüzde 90 kadın çalıştırıyoruz." dedi.http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/55-metrekarelik-butikten-gelinlik-ihracatina-gaziantep-475007.html


17. Yılan Hikayesine Dönen Yasak Aşk Cinayeti

  • Duration: 111
  • Channel: news
Yılan Hikayesine Dönen Yasak Aşk Cinayeti

Adana'da ablasının yasak aşk yaşadığı evli ve 2 çocuk babası akrabası Sadullah D.'ı vurmak üzere evini basan Sadullah T., yaşanan arbedede kendi tüfeğinden çıkan saçmalarla hayatını kaybetti. Polis silahı kimin ateşlediğini araştırırken cinayete adı karışan 3 kişi gözaltına alındı. Olay, Seyhan ilçesindeki Gülbahçe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre evli ve 2 çocuk babası 31 yaşındaki Sadullah D., 2 yıl önce eşinin akrabası 28 yaşındaki Özlem T. ile yasak aşk yaşamaya başladı. Sadullah D., eşini boşayıp kendisiyle evleneceğine dair genç kadına söz verdi ancak sözünü tutmaması nedeniyle yasak aşk bir süre sonra son buldu. Çiftin ayrılığının ardından Özlem T.'ın ailesi yasak aşkı öğrendi. Ailenin evlilik baskısı yapması üzerine Sadullah D., Özlem T.'ı kuma alarak ikinci evlilik yapmayı kabul etti. Çift, 8 ay önce nişan yaptı ve bir ay sonrasında da düğün yapmaya karar verdi. Sadullah D., bu defa maddi imkansızlıkları öne sürerek ikinci kez evlilikten vazgeçip Özlem T. ile nişanı bozdu. Nişanın bozulmasıyla bu defa aile karıştı. Özlem T.'ın kardeşi Sadullah T. ile ağabeyi Hamdullah T., evlerindeki pompalı tüfeği alarak Sadullah D.'ın evini bastı. Sadullah D.'ı tüfekle tehdit eden 2 kardeş havaya 2 kez ateş ettikten sonra Sadullah D.'ı evden çıkartarak aydınlatması olmayan karanlık bir sokağa götürdü Sadullah ile Hamdullah T.'ın dayısı, Sadullah D.'ın eniştesi olan Hatip Bağlayan da silah seslerini duyarak sokağa geldi. Hatip B., yeğenlerinin elindeki tüfeği alarak Sadullah D.'ı sokaktan uzaklaştırdı. Hamdullah T.'ın silahı geri almak istemesi üzerine dayı ile aralarında arbede yaşandı. Arbede sırasında tüfeğin ateş alması sonucunda çıkan saçmalar Sadullah T.'a isabet etti. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı özel hastaneden Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Sadullah T., müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sadullah T.'ın cenazesi Küçükoba Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cinayete karışan Hamdullah T., dayı Hatip B. ve Sadullah D. polis tarafından gözaltına alındı. Zanlılar, emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. ===================================================== İhlas Haber Ajansı YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: ► İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi ► İhlas Haber Ajansı Sosyal Medya Adresleri ► ► ► ► İhlas Haber Ajansı hakkında İhlas Haber Ajansı’na ulaşmak için ►


18. Komşularının haber alamadığı yaşlı kadın evinde ölü bulundu

  • Duration: 181
  • Channel: news
Komşularının haber alamadığı yaşlı kadın evinde ölü bulundu

itfaiye erlerinin camdan içeriye girmesi -olay yeri incelemden görüntüler -binadan görüntüler -komşularının ağlaması -kapıda olay yeri şeridinin çekilmesi -mahalleden detaylar( ŞANLIURFA ) - Yaşlı kadının ölmeden önce evini Diyanet Vakfına bağışladığı öğrenildi ŞANLIURFA - Şanlıurfa’da komşularının 2 gündür haber alamadığı yaşlı kadın evinde ölü bulundu. Yaşlı kadının 2 katlı evini geçen yıl Diyanet Vakfına bağışladığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi’nde tek başına yaşayan 80 yaşındaki Pakize Ceylan’ı 2 gün boyunca çevrede göremeyen komşuları, merak edip evine gitti. Dakikalarca kapıyı çalmalarına rağmen içeriden herhangi bir yanıt gelmeyince polise haber verildi. Olay yerine sağlık ekipleriyle birlikte giden polisler, kapıyı açmayı başaramayınca itfaiyeyi çağırdı. İtfaiyenin yardımıyla pencereden içeri giren ekipler, yaşlı kadının cansız bedeniyle karşılaştı.Ceset, olay yerinde yapılan incelemenin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.İki katlı evini bağışlamışTek başına yaşayan ve hiç çocuğu olmadığı öğrenilen yaşlı kadının geçen yıl kendisine ait iki katlı evini Diyanet Vakfına bağışladığı öğrenildi.Pakize Ceylan’dan iki gündür haber alınmayınca İtfaiye ekiplerine haber veren Atatürk Mahalle Muhtarı Mahmut Karataş, “Mahallemizde yaşayan Pakize teyzemiz komşuları iki gündür haber alamayınca bize bildirdiler, itfaiyeyi arayarak haber verdik. İtfaiye ekipleri geldi zaten teyzemiz yaşlıydı, kocası 5 yıl önce vefat etmişti. Tek başına kalıyordu çocukları da yoktu. İtfaiye ekipleri, polis ve sağlık ekipleri ile içeriye girdi ve teyzenin vefat ettiğini görmüşler. Diyanet Vakfına kendi evini bağışlamıştı. Gece yalnız kaldığından korktuğu için kapının arkasına odun ve tahta koymuştu itfaiye kapıyı zorla açtı” ifadelerini kullandı.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/komsularinin-haber-alamadigi-yasli-kadin-evinde-olu-bulundu-475176.html


19. Maide Suresi, 51. ve Al-i İmran Suresi, 67. Ayetlerinin Tefsiri

  • Duration: 229
  • Channel: news
Maide Suresi, 51. ve Al-i İmran Suresi, 67. Ayetlerinin Tefsiri

ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah zalim kavmi doğru yola iletmez”. “Ey iman edenler Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar.” Abdullah Kelkitli diyor. “İbrahim ne Yahudi ne Hristiyan’dı. Fakat o Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman’dı. Müşriklerden de değildi.” Tamam, güzel. “Ne Yahudi, ne de Hristiyan’dı” tamam, Hz. İbrahim (a.s)’ın dini ayrıydı çünkü. Ayrı bir dindi. Sonradan Musevilik geldi. Hz. Musa (a.s) Museviliği getirdi. Hz. İsa (a.s) da Hristiyanlığı getirdi. Hz. İbrahim (a.s) o devirde olsa, Hz. İsa (a.s)’ın zamanında o da olsa, o da Hristiyan olacaktı. Ama başka bir dinle Allah onu taltif etti. İbrahim-i’ydi. İbrahimi’lik dinine mensuptu. Kendisi de İbrahim-i’ydi. Kavmi de İbrahim-i’ydi. Yakubiler, değil mi Hz. Yakup (a.s) mesela Yakubi olur. Mesela Hz. Yusuf (a.s)’a uyanlar Hz. Yusuf-i olur. Hz. Musa (a.s)’a uyanlar Musevi oldu. Hz. İsa (a.s)’a uyanlar İsevi oldular. Bunda şaşıracak bir şey yok. “Yahudi ve Hrıstiyanlar’ı dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar.” Hangi konuda dost edinmeyeceksin. Yanlış inançlar konusunda dost edinmeyeceksin. Yoksa Allah “Yahudi’yle, Hristiyan’la evlenin” diyor. Evlenme, dost edinme değil mi? Ham en alası. Çocuklarının annesi oluyor. Tam güveniyorsun, evini teslim edip gidiyorsun. Bu dostluk değil mi? Yanlış inanç konusunda dost edinmeyin, o anlamdadır. Ayeti dikkatli incelemiyorsun. “Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur.” Yani yanlış bir inancı aynısıyla savunursan zaten küfre girersin. Mesela “Allah üç’tür” dersen, “Evet, sana ittifakla katılıyorum” dersen, dinden çıkarsın tabii. Bu konuda ittifak etmeyeceksin. Ama Hristiyan “Allah birdir” diyor, sen de “Allah birdir” diyorsan, tamam, dostsun o konuda. Diyor ki mesela “Ben cennete inanıyorum” diyor bir Hristiyan, “ben de inanıyorum” diyorsun, o konuda da dostsun. Ama bir adam “inanmıyorum” diyor, “ben de inanıyorum” dersen tabii küfre girersin. Dost edinme yani onları yönetici kılma, adam mesela senin inancında değil yönetici kılıyorsun. Mesela dost derken “evliyau kelimesi koruyucular, kanun nazarında sorumlular, evliyalar, efendiler, sahipler, malikler anlamındadır. Yetevellahum, bu da bakımı üstlenen, hakim durumuna geçer, yönetimi ele alır anlamlarındadır.” Yönetim anlamında gelmektedir. Yani sen bir Musevi’ye “gel beni yönet” diyemezsin. Çünkü inancı ayrı. Onun dini ayrı. Sen kendi dinindesin, tabii ki kendi dininde bir insan olması lazım. Musevi’yi Musevi idare edecek. Müslüman’ı da Müslüman idare edecek. O anlamdadır. Onların inançlarına uymayın. Yanlış olan inançlarına uymayın. Doğru olan inancına uyarsın. Ehl-i Kitap’ın kestiğini niye yiyorsun? Neden yiyorsun? Allah “Müslüman’ın kestiğini yiyin” diyor. İman Ehl-inin değil mi? Allah’a inananın. Ehl-i Kitap’ın kestiğini de yiyebilirsin. Nasıl oluyor bu? Neden? Çünkü onu o konuda doğru olarak görüyor Cenab-ı Allah. Çünkü Allah’ın birliğine inanıyor. “La İlahe İllaAllah” diyor. La ilahe illaAllah dediği için, onun kestiği yeniyor. Ama “La İlahe illaAllah" demezse, kestiği yenmez. 


20. Kağıthane'de Evleri Su Bastı

  • Duration: 226
  • Channel: news
Kağıthane'de Evleri Su Bastı

Kağıthane'de evleri su bastı Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye ettiİSTANBUL - Kuvvetli sağanak yağış nedeniyle Kağıthane'de evleri su bastı. Kağıthane'de evleri su bastı Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye ettiİSTANBUL - Kuvvetli sağanak yağış nedeniyle Kağıthane'de evleri su bastı. Vatandaşlar kendi imkanlarıyla suları tahliye etmeye çalıştı. İstanbul'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir çok noktada su baskınları meydana geldi. Metrolar ve yolların yanı sıra evleri de su bastı. Kağıthane'de bodrum ve giriş katında olan evler sular altında kaldı. Vatandaşlar evlerini basan yağmur sularını kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Evini su basan Kezban Şahan, "Her yağmurda bu rezillik, yazık günah değil mi eşyaların hepsini sıfırdan alıyoruz. Bu alt yağıştan dolayı hep lağım su pis sular evlere girdi. Bu eşyaların hepsi çöp oldu" dedi. Haber http://haberler.com/kagithane-de-evleri-su-basti-9845147-haberi/