Search your favorite song for free

1. Kendi evini söndürmeye geldi

  • Duration: 142
  • Channel: news
Kendi evini söndürmeye geldi

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde itfaiye müdürlüğünde görevli Uğur Özcan, gelen yangın ihbarı ile şok oldu. Özcan, gelen ihbarda kendi evinin yandığı bilgisini alır almaz mesai arkadaşları ile birlikte evine giderek yangına müdahale etti. Yangın sabah saatlerinde Kışla Mahallesi Okul sokak numara 14' de 3 katlı binanın ikinci katında meydana geldi. Alınan bilgilere göre elektrik kontağından çıkan yangını gören mahalle halkı durumu itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek kısa sürede kontrol altına aldı. Yapılan soğutma çalışmasının ardından ekipler adresten ayrıldı. KENDİ EVİNİ SÖNDÜRMEYE GELDİ Diğer yandan gelen ihbarda verilen adresteki yangının kendi evinde çıktığını öğrenen İtfaiye Çavuşu Uğur Özcan mesai arkadaşları ile birlikte evine geldi. Söndürme çalışmasına bizzat katılan Özcan, yangının söndürülmesinin ardından yangının söndürülmesinin ardından evine çıktı. Eşi ve çocuğunun evde olmadığı sırada çıkan yangında herhangi yaralanan olmazken evde büyük çapta maddi hasar meydana geldi.


2. Bakırköy’de gazeteci kadın feci kazada hayatını kaybetti

  • Duration: 376
  • Channel: news
Bakırköy’de gazeteci kadın feci kazada hayatını kaybetti

Aracın olaydan sonra kaçması (Güvenlik kamerası) -Kadınlar eğlenmesi(Hatıra videosu) -Olay yerinen görüntüler -Görgü tanığı ve kadının ağabeyinden röportaj -Cenaze namazından görüntü -Kadının fotoğrafı( İSTANBUL - ÖZEL)- Gazeteci kadına çarpan sürücü iki kişiye ardından araçlara çarptı İSTANBUL - Bakırköy’de geçtiğimiz günlerde bir adam aracıyla 60 yaşındaki Gazeteci Aynur Meriç’e çarparak feci şekilde ölümüne neden oldu. Gazeteci kadına çarpan sürücü iki kişiyi de çarptıktan sonra durabildi . Sürücü polis tarafından gözaltına alınırken,çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, geçtiğimiz günlerde Bakırköy incirli’de bir ara sokakta yaşandı. İddialara göre olay şöyle gelişti, 60 yaşındaki 2 kızı ve 4 torunu olan Gazeteci Aynur Meriç kentsel dönüşümde olan evini görmek için aracını inşaatın yanına park etti. Bu sırada sokağa aracıyla hızla giren sürücü 34 TP 5022 plakalı aracın sürücüsü E.E. aniden aracının bagajından eşya alan Meriç’e çarptı. Görgü tanıklarının ifadesine göre 2 kere Meriç’e çarpan sürücü E.E. daha sonra aracının altına aldığı kadını birkaç metre sürükledi ve kaçmaya başladı. Kaçarken de 2 kişiye ve araçlara da çarpan sürücü birkaç metre ötede durdu. Olayı gören çevredeki vatandaşlar polise ve ambulans ekiplerine haber verdi. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Meriç’in vücudunda kırıklar ve travmalar olduğu söylenirken yoğun bakıma alındı. Şüpheli ise polis tarafından gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. Günler sonra kötü haber geldi Yoğun bakımda olan Meriç’e günler sonra hayatını kaybettiği bildirildi. Cenazesi Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırılan Meriç’in cenazesi sevenleri ve aile yakınlarının katıldığı cenaze namazı ile son yolcuğuna uğurlandı. Kazadan son anda kurtulan vatandaş o anları anlattı Olay günü Aynur Meriç’in yanında bulunan ve kazadan refleksi sayesinde yara almadan kurtulan İhsan Biçer, aracın çok süratli olduğunu ifade ederek, “Arkadan son sürat bir araç geldi yolundan gitmiyordu. Bize öldürme kastı varmış gibi son süratle geldi. Son anda direksiyonu sona kırarak Aynur Hanım’a çarptı. Kendi arabasıyla diğer arabası arasına sıkıştırdı Aynur Hanım’ı. Daha sonra aynı araç buradan gittikten sonra kamyona çarptı ve ileride 2 bayana daha çarptı. Ben canımı zor kurtardım bir anda geriye fırladım son anda gördüm” dedi. Aileden sürücünün şizofreni olduğu iddiası Ablasının ölümünden sonra büyük üzüntü yaşan Doktor Suat Kayaalp ise yaşanan olayı aktararak, “Ablam arabasını bu şeritli yere çekmiş. Karşı sokaktan 90 ve ya daha hızlı süratle gelen birisi ablama vurdu” diye konuştu. Kayaalp konuşmasının devamında şüpheli şahıs E.E.’nin kırmızı reçeteli ilaç kullandığını şizofreni olduğunu düşündüğünü ileri sürerek, “ Bu insanların kontrol altında olması gerekiyor. İlacını almayı reddetmiş 2018 de tekrar ilaç aldığını öğrendik. Ablam hastanede 4 gün kadar yoğun bakımda kaldı. 8 ayrı kırığı vardı ablamın. Burada yerde hala ablamın kanı var yerde. Yakalandı tutuklandı şu anda. Mahkemede biz onu gördüğümüzde çok neşeli bir tavrı vardı. Bunlar çok tehlikeli insanlar. Biz hezeyanla masum insanlara saldırıyorlar. Burada ehliyet ruhsat sahibi olan kişi aracı silah kullanır gibi kullanmış. Direkt üstüne sürüyor onu yok etmek üzere geliyor. Bu kasten adam vurmaktır. Öldürme niyeti ile arabayı üzerine sürüp öldürme niyeti vardır burada” şeklinde konuştu. Öte yandan şüphelinin sosyal medya paylaşımları ise dikkat çekti. (MD-MB-EYhttp://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/bakirkoy-de-gazeteci-kadin-feci-kazada-hayatini-kaybetti-605959.html


3. Patlamada hasar gören bina yıkılıyor - BURSA

  • Duration: 149
  • Channel: news
Patlamada hasar gören bina yıkılıyor - BURSA

- Patlama bölgesinden detaylar - Patlamada yaralanan Alpaslan Akgün'ün konuşması - Evi hasar gören vatandaşlardan Cem Güney'in konuşması Bursa 'daki patlamada hasar gören bina yıkılıyor - Doğal gaz kaynaklı olduğu belirtilen patlama ve ardından çıkan yangında hasar gören binanın yıkımına başlandı - Patlamada yaralanan Alpaslan Akgün: - "O an öldüğümü düşündüm. İnsanlara sürekli 'bizi kurtarın' diye bağırıyordum. Elektrik kabloları yerdeydi, su boruları patlamıştı"BURSA (AA) - Bursa 'da dün doğal gaz kaynaklı olduğu belirtilen patlama ve ardından çıkan yangında hasar gören bina yıkılıyor.Alınan bilgiye göre, Osmangazi ilçesi Maksem Mahallesi'ndeki iki katlı bir binada dün yaşanan ve 6 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan patlamanın ardından bölgedeki hasar tespit çalışmaları devam ediyor.Patlamanın meydana geldiği binanın çevresindeki hasar gören evler tedbiren boşaltılırken, evleri hasar gören çok sayıda vatandaş geceyi yakınlarının yanında geçirdi.Polis, itfaiye, AFAD ve Bursa gaz ekiplerinin bulunduğu bölgede, bazı vatandaşlar kendi imkanlarıyla evlerini temizlemeye ve onarmaya çalışıyor.Ev sahipleri ve görevliler dışında bölgeye kimsenin yaklaşmasına izin verilmezken patlamanın yaşandığı evin yıkımına başlandı.Patlamanın meydana geldiği binada oturan ve yaralanan Alpaslan Akgün, AA muhabirine, evde tek başına bulunduğu sırada şiddetli bir patlama olduğunu söyledi.Akgün, evdeki camların kırıldığını ve ciddi hasar oluştuğunu belirterek, "Cam kırıklarının arasından dışarıya attım kendimi. İş yerindeki arkadaşlarımı aradım onlar yardımıma geldi. Çok mağdurum. O an öldüğümü düşündüm. İnsanlara sürekli 'bizi kurtarın' diye bağırıyordum. Elektrik kabloları yerdeydi, su boruları patlamıştı." ifadelerini kullandı.Patlamanın binanın giriş katında yaşandığını anlatan Akgün, "Ben evi bir ay önce tutmuştum ve bir ay önce doğal gaz bağlatmıştım. Patlamanın yaşandığı dairenin de doğal gazı yeni bağlattığını öğrendim." dedi.Evi hasar gören vatandaşlardan Cem Güney de patlama sırasında evde olduğunu söyledi.Evinin yakınındaki binada patlama olduğunu dile getiren Güney, "Canımı zor kurtardım. Hasarımız çok büyük. Evimdeki hasar tespit çalışması yapıldı, rapor çıkmasını bekliyorum. Mağduriyetimizin giderilmesini istiyorum." diye konuştu.Zeynep Ceren Eroğlu ise evlerindeki hasarın ciddi boyutta olduğunu belirterek, temizlik şirketiyle anlaşıp evini temizletmeye başladıklarını kaydetti.Kentte dün 2 katlı bir binada yaşanan patlamanın ardından çıkan yangın söndürülmüş, çevredeki bazı ev, iş yerleri ve araçlarda hasar oluşmuştu. Olayda yaralanan 6 kişi ise kentteki çeşitli hastanelere kaldırılmıştı.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/patlamada-hasar-goren-bina-yikiliyor-bursa-601051.html


4. Türk Kızılayı göç dalgasına karşı tedbirli

  • Duration: 312
  • Channel: news
Türk Kızılayı göç dalgasına karşı tedbirli

Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın açıklaması, -Vali Özdemir Çakacak'ın açıklaması, -Vali ve kızılay başkanlarının hediyeleşmesi, -Kızılay Başkanı Kerem Kınık ve Vali Özdemir Çakacak'ın kan vermesi, -Kızılay Kan Bağışı Tırı'ndan detaylar( ESKİŞEHİR )- Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık;- “Bu insanlar 8 yıldır acı içerisinde” ESKİŞEHİR - Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, Eskişehir Valiliğine yaptığı ziyarette İdlib’den gelebilecek herhangi bir mülteci dalgası için hazırlıklar yaptıklarını ifade etti. Bir dizi açılışa katılmak üzere Eskişehir’e gelen Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak’ı makamında ziyaret etti. Kızılay ekiplerinin Kan Bağışı Tırı’yla birlikte valilik önünde hazır bulunduğu görüşmeye, Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti Kızılay Genel Başkanı Ahmet Ulubay da katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Kınık, Suriye’de yaşanan olaylar ve Kızılay’ın aldığı tedbirlerle ilgili gelen soruları yanıtladı. “Bu göç dalgasının gidebileceği bir yer yok” Suriye’ye 2 gün önce yaptığı ziyarette yapılan açıklamalarda gerilen ortamın yapılacak üçlü zirveyle sükunete ereceğini umduğunu söyleyen Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, “Olası bir göç dalgası ve içeride oluşabilecek bir çatışma ihtimaline binaen bir dizi tedbirler aldık. Fakat bunların başında İdlib şu anda Suriye’nin içerisindeki en büyük ildir. 3 buçuk milyon iç mülteci barındırıyor. 2011 yılında nüfusu 150 bin olan İdlib şuan 3 buçuk milyon insanı barındırıyor. Afrin ve Fırat Kalkanı bölgesindeki insanlarla bu sayı 5 milyona yaklaşıyor. Bu bölge gerçekten Suriyeli sivil halkın artık sığınabileceği son bölgeydi. Buralarda eğer, hiç düşünmek bile istemiyoruz ama Doğu Bunta’da yaşadığımız, Halep’in kuzeyinde yaşadığımız, Dera’da yaşadığımız, Hama ve Humus’ta yaşadığımız maalesef katliamlar ve sivil halka yönelik hareketlilik olması durumunda bu göç dalgasının gidebileceği bir yer yok” dedi. “Önlemlerimiz, oluşabilecek bu göç dalgasını Suriye içerisinde tamponlamak” Yaşanacak herhangi bir mülteci dalgasına karşı Kızılay’ın oldukça tedbirli olduğunu ve tüm hazırlıkları yerine getirmek için çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Kerem Kınık, “Türkiye olarak biz şuan 3 buçuk milyonu aşkın Suriye’den yarım milyon kadar farklı ülkelerden olmak üzere 4 milyona yakın evini barkını ölüm korkusuyla terk etmiş olan insana kapılarını, gönüllerini açmış bir toplumuz ama bizim de bir kapasitemiz var. Bu kapasiteyi kaosa çevirmememiz gerekiyor. Dolayısıyla önlemlerimiz oluşabilecek bu göç dalgasını Suriye içerisinde tamponlamak. İnsani ihtiyaçlarını, sağlık ihtiyaçlarını, korunma, barınma ihtiyaçlarını içeride gidermek. Şuan ekiplerimiz sahadalar. Bir seferberlik olarak güneye inmiş durumdayız. Ciddi bir çadır sevkıyatı yapıyoruz bölgeye. AFAD yetkililerimizle beraber o bölgedeki potansiyel kamp alanlarını arkadaşlarımız hazırlıyorlar. Bir taraftan içme suyu temini ile ilgili kuyular açılıyor, depolar yapılıyor. Bir taraftan mobil mutfaklarımız, depolarımız bu anlamda dolduruluyor” diye konuştu. “Bu insanlar 8 yıldır acı içerisinde” Bir insanın en önemli hakkının yaşama hakkı olduğunu ve bu hakkı sağlayacak tek unsurun kendi devleti olabileceğini belirten Kınık, “Bu insanlar 8 yıldır acılar içerisinde yaşadılar yeter artık. Bir insanın en önemli hakkı hayatının korunmasıdır. Bunu ona sağlayacak olan yegane unsur da kendi devletidir. Kendi devletinin bu korumayı sağlayamadığı bir insanın korunma sorumluluğu uluslararası topluma geçmiştir. Uluslararası toplumun Türkiye’yi yalnız bırakmaması gerekiyor. Bu bölgedeki sivil halk gerçekten o kadar çok acı çekti ki, maalesef uluslararası camiada bir alışkanlık haline geldi ki kaplumbağalara, doğadaki sevimli hayvanlara gösterilen empati bile bu insanlara gösterilmiyor” şeklinde konuştu. Basın açıklamasının ardından Vali Çakacak ve Kerem Kınık, Kızılay Kan Bağışı Tırı’nda tansiyon ölçümü yaptırarak kan bağışında bulundu.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/turk-kizilayi-goc-dalgasina-karsi-tedbirli-591635.html


5. Babasının evini ateşe verdi, silah doğrultup kimseyi yaklaştırmadı

  • Duration: 343
  • Channel: news
Babasının evini ateşe verdi, silah doğrultup kimseyi yaklaştırmadı

Amatör kamera görüntüleri -Olay yerinden görüntü -söndürme çalışmalarından görüntü -kadının ağlaması -konuşması -röportajlar -şahsın çıkarılıp jandarma aracına bindirilmesi -Genel ve detay( KONYA ) KONYA - Konya’nın Beyşehir ilçesinde, hayatta olmayan babasına ait evi ateşe veren şahıs, yangına müdahale etmek için adrese gelen itfaiye ekipleri ile güvenlik güçlerini de binaya yaklaştırmadı. İddiaya göre, Yeşildağ Mahallesinde ikamet eden ve psikolojik rahatsızlığı olduğu öne sürülen Sayit O. (53), ailevi meseleler yüzünden ablasına kızarak oturduğu evin bitişiğinde bulunan iki katlı baba evini ateşe verdi. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangın evi tamamen sararken, bir süre sonra kendi oturduğu bitişikteki evin çatısına da sıçradı. Elindeki av tüfeğiyle eve yaklaşmak isteyen yakınlarına da ateş ettiği ve silah doğrultarak kimseyi binaya yaklaştırmak istemediği belirtilen Sayit O’nun baba evini ateşe verdiği ihbarı üzerine adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Jandarma ekipleri de adrese gelirken, oturduğu evinden silah doğrultarak yangına müdahale etmek için gelen itfaiye ekiplerini binaya yaklaştırmayan Sayit O’yu jandarma ekipleri de uzun süre silahını bırakması yönünde ikna etmeye çalıştı ancak ikna edemedi. Şahsı etkisiz hale getirmek için harekete geçen jandarma ekipleri, yangının yakın çevresindeki diğer binalara sıçraması riski bulunması üzerine camı kırarak eve girdi. Jandarma ekipleri şahsı yakalayarak elindeki silaha el koydu. Evden elindeki sazıyla birlikte çıkarılan şahıs jandarma tarafından sağlık kontrolünden geçirilmek üzere ambulansla Beyşehir Devlet Hastanesine götürüldü. Burada sakinleştirici verilen şahıs, daha sonra karakola götürüldü. Şahsın etkisiz hale getirilmesinin ardından yangına müdahale edebilen itfaiye ekipleri, uzun süren çabaların ardından alevleri kontrol altına aldı ve bitişiğindeki eve sıçramasının önüne geçti. Patlama ihtimaline karşı evdeki tüpler de dışarıya çıkarılırken, itfaiye ekipleri soğutma çalışmaları başlattı. Yangının söndürülmesinin ardından baba evinin yandığını gören ve uzun süre gözyaşları döküp feryatlar eden abla Şemay O. kardeşine tepki gösterdi. İzmir’de ikamet eden ve bir süre önce Yeşildağ Mahallesindeki baba evine geldiğini anlatan diğer ablası Senar O. da, kardeşinin baba evini ateşe verdiği sıralarda bahçede olduğunu belirtirken, “Bize de iki el tüfek sıktı. Giderken seslenmedik, tekrar dönüşte iki el daha sıktı oğluma, gizlenmişti eve yine. Jandarmayla beraber geçerken evin yandığını gördük. Jandarmaya ev yanıyor dedim. Derdi nedir bilmiyorum, sordun mu, bir sürü bahane çıkarıyor, raporuna güvenerek yapıyor bunları” diye konuştu. "Elinde silahla ne jandarmayı, ne itfaiyeyi yaklaştırdı" Yeşildağ Mahallesi sakinlerinden Osman İltar da, psikolojik rahatsızlığı olduğu öne sürülen şahsın, ailevi bir tartışmadan dolayı evi yaktığını öne sürerek, “Ev aralıksız bir saat yandı. Elinde silahla ne jandarmayı, ne itfaiyeyi yaklaştırdı eve. Uzun süre müdahale edilemedi o yüzden yangına. Daha sonra jandarma ekipleri savcıdan bir talimat gelmiş olsa ki, beylik silahlarını çıkararak merdivenlerden yukarıya çıktıktan sonra evin camını kırıp içeriye girdiler ve şahsı çıkardılar. Daha sonra ambulansa bindirilerek hastaneye götürüldü. Bu şahıs 6-7 ay önce de evinin çatısına çıkmıştı, elinde bir kasa fişekle akşamdan sabaha kadar kimseyi yaklaştırmadan rastgele ateş açmıştı. Ne jandarma, ne itfaiyeyi yine yanına yaklaşamamıştı. Etkisiz hale getirildikten sonra Adana’daki hastaneye gönderilmiş ama ne hikmetse bir süre sonra tekrar döndü geldi evine. Rahatsızlığı nedeniyle ceza da almıyor. Ama vukuatı hiç eksik değil. Uzun yıllar önce de belde belediyesi iken buranın halk otobüsünü de kaçırarak gündeme gelmişti” diye konuştu.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/babasinin-evini-atese-verdi-silah-dogrultup-kimseyi-yaklastirmadi-594809.html


6. 'Göç dalgasının gidebileceği yer yok' - ESKİŞEHİR

  • Duration: 205
  • Channel: news
'Göç dalgasının gidebileceği yer yok' - ESKİŞEHİR

"Göç dalgasının gidebileceği yer yok" - ESKİŞEHİR - Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık'ın açıklaması"Göç dalgasının gidebileceği yer yok" - Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık: - "Buralarda (İdlib) hiç düşünmek bile istemiyoruz Doğu Guta'da, Halep'in kuzeyinde yaşadığımız, Dera'da ve Hama'da yaşadığımız katliamlar ve sivil halka yönelik hareketlerin olması durumunda bu göç dalgasının gidebileceği yer yok" - "Önlemlerimiz, bu oluşabilecek göç dalgasını Suriye içinde tamponlamak, insani ihtiyaçlarını, sağlık, korunma ve barınma ihtiyaçlarını içeride gidermek" - "Ciddi çadır sevkiyatı yapıyoruz. AFAD ekiplerimizle o bölgedeki potansiyel kamp alanlarının altyapılarını hazırlıyoruz. İçme suyuyla ilgili kuyular açılıyor, depolar yapılıyor. Mobil mutfaklarımız, depolarımız dolduruluyor"ESKİŞEHİR (AA) - Türk Kızılayı Genel Başkanı Kerem Kınık, Doğu Guta'da, Halep kuzeyinde, Dera'da ve Hama'da yaşanan katliamlar ve sivil halka yönelik hareketlerin İdlib'de olması durumunda göç dalgasının gidebileceği yer olmadığını belirterek, "Önlemlerimiz, bu oluşabilecek göç dalgasını Suriye içinde tamponlamak, insanı ihtiyaçlarını, sağlık, korunma ve barınma ihtiyaçlarını içeride gidermek." dedi.Kınık, Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak'ı ziyaretinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 2 gün önce Suriye'ye gittiğini belirterek, bölgeye ilişkin karşılıklı açıklamalarla gerilen ortamın bugün gerçekleştirilecek üçlü zirveyle sakinliğe ereceğini ümit ettiklerini söyledi.Olası göç dalgası ve oluşabilecek çatışma ihtimaline karşı tedbir aldıklarını dile getiren Kınık, şöyle konuştu:"İdlib şu anda Suriye içindeki en büyük vilayet. 3,5 milyon insanı barındırıyor. 2011'de nüfusu 150 bin olan İdlib, şu anda 3,5 milyon insanı barındırıyor. Afrin ve Fırat Kalkanı bölgesindeki insanlarla sayı 5 milyona yaklaşıyor. Bu bölge gerçekten insanların, Suriye'de sivil halkın sığınabileceği son bölgeydi. Buralarda hiç düşünmek bile istemiyoruz Doğu Guta'da, Halep'in kuzeyinde yaşadığımız, Dera'da ve Hama'da yaşadığımız katliamlar ve sivil halka yönelik hareketlerin olması durumunda bu göç dalgasının gidebileceği yer yok." - "Ciddi çadır sevkiyatı yapıyoruz"Kınık, Türkiye'nin 3,5 milyonu aşkını Suriye'den, yarım milyon civarında da farklı ülkelerden olmak üzere 4 milyona yakın evini barkını ölüm korkusuyla terk etmiş insanlara kapılarını, gönüllerini açtığını vurgulayarak, şöyle devam etti:"Bizim de bir kapasitemiz var, bu kapasiteyi kaosa çevirmememiz lazım. Önlemlerimiz, bu oluşabilecek göç dalgasını Suriye içinde tamponlamak, insanı ihtiyaçlarını, sağlık korunma ve barınma ihtiyaçlarını içeride gidermek. Ekiplerimiz sahadalar. Seferberlik olarak bölgeye inmiş durumdayız. Ciddi çadır sevkiyatı yapıyoruz. AFAD ekiplerimizle o bölgedeki potansiyel kamp alanlarının altyapılarını hazırlıyoruz. İçme suyuyla ilgili kuyular açılıyor, depolar yapılıyor. Mobil mutfaklarımız, depolarımız dolduruluyor. Umarım bu süreç korkulan gibi olmaz barışla neticelenir. Bu insanlar, 8 yıldır acı içinde yaşadılar, yeter artık." - "Kaplumbağalara gösterilen empati bile bu insanlara gösterilmiyor"Bir insanın en önemli hakkının hayatının korunması olduğuna işaret eden Kınık, "Bunu sağlayacak olan da kendi devletidir. Kendi devletinin bu korumayı sağlayamadığı insanın korunma sorunu, uluslar arası topluma geçmiştir. Uluslar arası toplum, Türkiye'yi yalnız bırakmamalıdır. Bölgedeki sivil halk gerçekten o kadar çok acı çekti ve o acılar uluslar arası camiada alışkanlık haline geldi ki kaplumbağalara, doğadaki sevimli hayvanlara gösterilen empati bile bu insanlara gösterilmiyor. Ümit ederiz süreç barışla sonuçlanır." dedi.Kınık, buradaki açıklamalarının ardından Vilayet Meydanı'ndaki Kızılay tırında Vali Çakacak ile kan bağışında bulundu.


7. Tarihi 'Düğmeli evler' restore ediliyor

  • Duration: 407
  • Channel: news
Tarihi 'Düğmeli evler' restore ediliyor

Düğmeli evlerin restorasyon çalışmaları -Sarıhacılar köyü dernek Başkanı Orhan Can ile röportaj -Restorasyon ustası Mehmet Yeşil ile röportaj, -Restorasyon ustası Ferhat Uzun ile röportaj, -Düğmeli evini restorasyon yaptıran Fatma Genç ile röportaj.( ANTALYA -ÖZEL) Tarihi "Düğmeli evler" restore ediliyor- 350 yıllık tarihiyle turistlerin ilgi odağı olan "düğmeli evler" yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yenileniyor ANTALYA - Antalya'nın Akseki ilçesinde, 350 yıllık tarihiyle turistlerin ilgi odağı olan "düğmeli evler" yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Antalya'ya yaklaşık 150 kilometre uzaklıktaki Akseki'deki yıllara meydan okuyan tarihi düğmeli evlerin turizme kazandırılması için aslına uygun restore edilme çalışmaları sürüyor. İnşası sırasında iskele olarak kullanılması için dışarıda bırakılan ahşap kısımlarının düğmeye benzetilmesi nedeniyle "düğmeli ev" olarak adlandırılan 350 yıllık yapılar, merak uyandırıyor. Özellikle fotoğraf meraklılarının sıkça ziyaret ettiği düğmeli evler, her geçen yıl daha fazla yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor. Sarıhacılar köyü dernek Başkanı Orhan Can, Sarıhacılar köyü çok eski tarihi olan bir köy olduğunu söyledi. Ellerindeki eski kayıtlara bakıldığı zaman 500-600 yıllık bir köy olduğunu belirten Can, "Burada çok eski tarihi düğmeli evler bulunmaktadır. Atalarımızdan kalan bu evleri yeniden restore ediyoruz. İlk restorasyonlarımız 15 yıl öncesinde başladı. Daha önce köydeki restorasyon çalışmalarını kendi imkanlarımız ile yaparken, son 2-3 yıldır devletimizde restorasyon işleri için ciddi destekler vermeye başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı 50- ila 70 bin lira arasında destek veriyor." dedi. Düğmeli evler çok güzel ve dikkat çekici bir özelliği olan meskenler olduğuna dikkat çeken Can,." Zamanında belki insanların kendi imkanları ile çok da daha fazla zorlanmadan yapabildikleri bu evleri bugün yapılabilmesi pekte kolay olmuyor." Beton yapı girmeyen köy Sarıhacılar köyünde bir tane dahi beton yapı olmadığını belirten Can, "Köyümüzün en önemli bir özelliği köyümüzde hiç beton girmemiş olmasıdır. Şu anda köyümüzde bir tane dahi beton yapı ev yok. Bütün evler vakti zamanında yapıldığı şekliyle olduğu gibi kalmış vaziyette. Son 15 yıldır yaklaşık 16 ev tamamen elden geçti. Yeniden artık oturulabilir hale geldi. Bu özelliği ile ciddi manada ziyaretçi gelmektedir. Köyümüzde yeniden bir hayatın başladığını söylemek mümkün. Bu faaliyetler çıkmamış olsaydı köyümüz belki de haritadan çıkmış olacaktı." Sarıhacılar mahallesinde atalarından kalan evlerinde restorasyon çalışmaları yaptıran Fatma Genç, tarihi düğmeli evin yıpranmış kullanılamaz halde olduğunu söyledi. Antalya Koruma Kurulundan onaylanan proje ile Kültür Bakanlığına müracaatta bulunduklarını söyleyen Genç, "İlk yıl 20 bin lira ikinci yıl ise onarım desteği olarak 70 bin lira destek aldık. Evimizin restorasyonuna başladık. Restorasyonu tamamlanınca evimizi turizme kazandıracağız." dedi. Genç, restorasyon çalışmalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Valiliği, Akseki Kaymakamlığı, Büyükşehir Belediyesi ve Akseki Belediyesinin destekleri ile bugüne kadar ilerlediğini, çalışmalarımız neticesinde bir zamanlar terk edilmiş köy olarak bilinen köyün yeniden canlanarak ilgi odağı haline geldiğini, her geçen gün ziyaretçi sayısının arttığını ifade etti. Tarihi düğmeli evlerin ustalığını yapan Mehmet Yeşil ise bugüne kadar birçok evin restorasyonunda çalıştığını söyledi. 42 yıllık restorasyon ustası olduğunu belirten Yeşil, "Akseki'de eski evlerin restorasyonunu yapıyoruz. Düğmeli evler en az 100-150 yıllık evler olup depreme karşı en dayanıklı evlerdir. Evlerin çatısından su almazsa evlere kesinlikle bir şey olmaz. Su aldığı takdirde duvarlarında göçmeler başlar." Tarihi düğmeli evlerin sağlık açısından kaliteli olduğuna dikkati çeken Yeşil, "Duvarların arasına harç konulmaz. Düğmelerle yapıyoruz. Yazın evin içi serin olur. Düğmeli evler, depreme dayanıklıdır. Kuru duvarın işlemesi oldukça zordur. Taşları tek tek işliyoruz. Zor işçiliği vardır. Taşlara çekiçlerle şekil veriyoruz. Taşlar işlemeden duvara konulmaz. Nakış gibi işliyoruz." dedi. Restorasyon ustalarından Ferhat Uzun ise, Akseki'ye özgü Çimi kumu ile kireci karıştırarak içerisine harç koymadan taşların arasını derzle diklerini, eskiye has özelliğini aynı şekilde yaptıklarını söyledi. Nasıl yapılıyor Düğmeli evler Akseki ile bazı köylerdeki geleneksel Osmanlı mimarisini yansıtan özgün yapılar "Düğmeli ev" olarak biliniyor. Evler, 2 katlı ve taş duvarlardan oluşuyor. Evdeki iki ahşap hatıl ile depreme dayanıklılığını artırmak için duvarlarda yatay bağlantılar arası yapıları yöre halkı, "düğme" olarak adlandırıyor. "Düğmeler"de ardıç ağacı kullanılıyor.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/tarihi-dugmeli-evler-restore-ediliyor-590497.html


8. Trabzon'da Sel ve Heyelan; Karayolu Ulaşıma Kapandı Hd

  • Duration: 161
  • Channel: news
Trabzon'da Sel ve Heyelan; Karayolu Ulaşıma Kapandı Hd

Trabzon'da sel ve heyelan; karayolu ulaşıma kapandı (4)DERECİK'TE EVLERİ SU BASTITrabzon'un Akçaabat ilçesi Derecik Mahallesi'nde sağanak yağışla birlikte oluşan selde bazı evlerin zemin ve bodrum katları su altında kaldı. Trabzon'da sel ve heyelan; karayolu ulaşıma kapandı (4)DERECİK'TE EVLERİ SU BASTITrabzon'un Akçaabat ilçesi Derecik Mahallesi'nde sağanak yağışla birlikte oluşan selde bazı evlerin zemin ve bodrum katları su altında kaldı. Vatandaşlar kendi imkanları ile evlerinde temizlik çalışması başlattı.Evini su basan Şahinaz Turan, temizlik çalışması yaparken, 60 yıldır böyle bir olay görmediğini söyledi. Turan, Yoğun yağış olduğunda duvarı kırdık suyu oradan akıttık. Daha önceden de sel oldu ama buralara pek etkisi olmadı. Millet kendilerine yağmur, sel etki etmesin diye yolları tıkadı, kesti, buralar bu hale geldi dedi.Evini su basan Bülent Turan da, Mağdur olduk. Yolların akarları yok. Haber https://www.haberler.com/trabzon-da-sel-ve-heyelan-karayolu-ulasima-kapandi-11171006-haberi/


9. Bağcılar’da korkutan yangın, çatı katı alev alev yandı

  • Duration: 162
  • Channel: news
Bağcılar’da korkutan yangın, çatı katı alev alev yandı

çatının alev alev yanması -itfaiyenin müdahalesi -ambulans ve itfaiyeden detaylar -sokağa dökülen vatandaşlar -genel detaylar( İSTANBUL )- Çatıda çıkan yangın mahalleliyi sokağa döktü- Oğlunun evini söndürmeye çalışan baba dumandan etkilendi İSTANBUL - Bağcılar’da 5 katlı bir binanın çatı katında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Oğlunun evinin yandığını gören baba, alevlere müdahale etmeye çalışırken dumandan etkilendi. Alev alev yanan çatı katı kullanılamaz hala geldi. Olay saat 19.00 sıralarında Bağcılar Kemalpaşa Mahallesi 1909 Sokak’ta 5 katlı bir binanın çatı katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde bulunan 5 katlı binanın çatı katında henüz bilinmeyen bir sebepten yangın çıktı. Yangını gören vatandaşlar durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri binada bulunan vatandaşları tahliye etti. Ev sahibinin babası olduğu öğrenilen bir vatandaş ise kendi çabalarıyla yangını söndürmeye çalıştı. Bu sırada dumandan etkilenen baba olay yerine gelen sağlık ekiplerince tedavi altına alındı. Yangın itfaiye ekipleri tarafından diğer evlere sıçramadan söndürüldü. Büyük çapta maddi hasar meydana gelen yangında çatı katı kullanılamaz hale geldi. Sokakta bulunan vatandaşlar büyük korku yaşadı. Yangın vatandaş kamerasına yansıdı Alevlerin yükseldiğini gören bazı vatandaşlar yangını cep telefonlarıyla görüntüledi. Cep telefonuna yansıyan görüntülerde alevlerin bir anda çatı katını kaplıyor. Çatı katının kullanılamaz hale geldiği yangının ekipler tarafından kontrol altına alındığı görülüyor. (ÖY-http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/bagcilar-da-korkutan-yangin-cati-kati-alev-alev-yandi-586460.html


10. Alkollü Şahıs Kendi Evini Yaktı

  • Duration: 105
  • Channel: news
Alkollü Şahıs Kendi Evini Yaktı

Alkollü şahıs kendi evini yaktıADANA - Adana'da aşırı alkollü bir şahıs oturduğu evini ateşe verdi. Alkollü şahıs kendi evini yaktıADANA - Adana'da aşırı alkollü bir şahıs oturduğu evini ateşe verdi. İtfaiye ekipleri yangını söndürdükten sonra, alkollü şahıs polis ekiplerince gözaltına alındı. Olay, Seyhan İlçesi Onur Mahallesi 45145 sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aşırı alkollü olan Hasan Ulam, oturduğu evi yanıcı madde dökerek ateşe verdi. Ulam daha sonra kendisini evin bir odasına kapattı. Mahalle sakinleri durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü. Ulam gözaltına alınacağını anlayınca, polislere direndi. Polis ekipleri uzun bir uğraş sonrasında şahsı gözaltına alarak karakola götürdü. Haber https://www.haberler.com/alkollu-sahis-kendi-evini-yakti-11159034-haberi/


11. Alkollü şahıs kendi evini yaktı

  • Duration: 105
  • Channel: news
Alkollü şahıs kendi evini yaktı

İtfaiye ekiplerinin genel görüntüleri -Evin genel görüntüsü -Olay yerinden genel görüntüler -İtfaiye araçlarının gidişi( ADANA ) ADANA - Adana’da aşırı alkollü bir şahıs oturduğu evini ateşe verdi. İtfaiye ekipleri yangını söndürdükten sonra, alkollü şahıs polis ekiplerince gözaltına alındı. Olay, Seyhan İlçesi Onur Mahallesi 45145 sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aşırı alkollü olan Hasan Ulam, oturduğu evi yanıcı madde dökerek ateşe verdi. Ulam daha sonra kendisini evin bir odasına kapattı. Mahalle sakinleri durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını kısa sürede söndürdü. Ulam gözaltına alınacağını anlayınca, polislere direndi. Polis ekipleri uzun bir uğraş sonrasında şahsı gözaltına alarak karakola götürdü.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/alkollu-sahis-kendi-evini-yakti-583753.html


12. Azeri kadını öldüren galerici Antalya'da sahte kimlikle yakalandı

  • Duration: 122
  • Channel: news
Azeri kadını öldüren galerici Antalya'da sahte kimlikle yakalandı

Şüphelilerin çıkarılması -Genel ve detay --arşiv- -Olay yerine sevk edilen ekipler -Olay yerinde inceleme yapan ekipler -Yaralı kadının ambulanstan indirilerek hastaneye alınması - --açık isimler- -Rahim ARACI -Selahattin Eyyubi GÜNEYSU -Erol GÜMÜŞ( KONYA ) KONYA - Konya’da 25 gün önce öldürülen Azeri kadını öldürdükten sonra kayıplara karışan cinayet zanlısı galerici, Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde saklandığı pansiyonda sahte kimlikle yakalanarak gözaltına alındı. Olay, 24 Temmuz günü saat 09.00 sıralarında merkez Karatay ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi 10490 Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, Saibe Yükselir (50) sabah saatlerinde aracına bindiği Rahim A. ile tartıştıktan sonra silahla vücudunun çeşitli yerlerinden vurularak araçtan atıldı. Rahim A. araçla hızla olay yerinden uzaklaşırken, 8 yerinden vurularak ağır yaralanan Saibe Yükselir, polise kendisini vuranın "Rahim" olduğunu söyledi. Konya Numune Hastanesine kaldırılan Saibe Yükselir, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Sahte kimlikle yakalandı Cinayet zanlısının yakalanması için çalışma başlatan Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Rahim A.’nın Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bir pansiyondan olduğu bilgisine ulaştı. Pansiyona baskın düzenleyen polis, Rahim A.'yı gözaltına alarak Konya'ya getirdi. Cinayet zanlısının yakalandığı üzerinde başkasının adına kimlik kartı bulunduğu öğrenildi. Polis ekipleri, cinayet zanlısıyla birlikte kendisinin kaçmasına yardımcı olduğu avukatı S.E.G. ve kendisine para temin eden E.G.'yi de gözaltına aldı. Gözaltına alınan avukatın cinayet zanlısının kaçmasında yardımcı olduğu ve telefon kartını da nasıl imha edeceği konusunda yardımcı olduğu öne sürüldü. Cinayet zanlısı arbede sırasında "kendi kendini vurdu" diyerek kendini savundu Şüpheli Rahim A.’nın ifadesinde Saibe Yükselir’in yaşanan arbede sırasında silahla kendisini vurduğunu iddia ettiği öğrenildi. Polis ekiplerinin çalışmasının ardından ise, Rahim A.'nın eşinden boşanıp kendisiyle evleneceğini söylediği Saibe Yükselir’e babasının evini yaklaşık 150 bin liraya sattığı ortaya çıktı. Cinayete kurban giden Saibe Yükselir'in kendisini sürekli oyalayan ve eşinden boşanmayan Rahim A.'ya, satın aldığı evden babasını çıkarmasını ya da evi geri alarak parasını geri vermesini istediği için çıkan tartışma sonucu öldürüldüğü iddia edildi. Emniyetteki sorguları tamamlanan şüphelilerden Rahim A. tutuklanırken, avukatı S.E.G. ve E.G. ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı. Öte yandan, Rahim A.'nın 2002 yılında 2 kişiyi öldürdüğü, 11 yıl hapis yattıktan sonra şartlı tahliye edildiği öğrenildi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/azeri-kadini-olduren-galerici-antalya-da-sahte-kimlikle-yakalandi-583838.html


13. 76 yaşındaki kadına cinsel tacizde bulundu, 'beni engelli kızı çağırdı' diye kendi savundu...Tacizcinin kaçtığı anlar kamerada

  • Duration: 211
  • Channel: news
76 yaşındaki kadına cinsel tacizde bulundu, 'beni engelli kızı çağırdı' diye kendi savundu...Tacizcinin kaçtığı anlar kamerada

Evden koşarak zanlının çıkması -Motosiklete binip gitmesi -Motosikletle devam etmeleri -Adli tıptan Önden Ramazan Arslan'ın çıkması -Polis aracına bindirilmesi -Murat Şahin'in çıkması -Polis aracına bindirilmesi -Adliyeye götürülmeleri --ARŞİV- -Karakolun genel görüntüsü -Yaşlı kadın ile röportaj( ADANA -ÖZEL-HD) 76 yaşındaki kadına cinsel tacizde bulundu, "beni engelli kızı çağırdı" diye kendi savundu...Tacizcinin kaçtığı anlar kamerada- Adana'da girdiği evde bulunan 76 yaşındaki kadına cinsel tacizde bulunan şahıs ve ona yardım eden bir çocuğu polis, kurduğu özel ekiple 45 güvenlik kamerasını inceleyerek yakaladı- Zanlı eve girdiğini ancak cinsel saldırıda bulunmadığını yaşlı kadının engelli kızının kendisini çağırdığını ileri sürdü- Zanlının bölücü terör örgütü PKK propagandasını yapmaktan suç kaydı bulunduğu da öğrenildi ADANA - Adana'da girdiği evde bulunan 76 yaşındaki kadına cinsel tacizde bulunan şahıs ve ona yardım eden bir çocuğu polis, kurduğu özel ekiple 45 güvenlik kamerasını inceleyerek yakaladı. Zanlının ifadesinde "Beni yaşlı kadının engelli kızı çağırdı" dediği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre olay, 20 Temmuz günü Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, zihinsel engelli kızı 37 yaşındaki N.F. ile birlikte yaşayan 76 yaşındaki M.F. adlı kadının kızı akşam üzeri akrabalarının evine götürüldü. Evde tek kalan yaşlı kadın, bir süre sonra açık olan kapıdan bir kişinin girdiğini gördü. Şahsa "Sen kimsin? neden evime giriyorsun" diye sorunca, şahıs buzdolabı tamiri yaptığını söyledi. Kadın, hemen evini terk etmesini istedi. Bunun üzerine şahıs, iki yanağını ve boynunu da ısırdığı kadına cinsel taciz girişiminde bulundu. Yaşlı kadın bunun üzerine "imdat beni kurtarın" diye çığlık atmaya başladı. Kadının çığlık atması üzerine saldırgan, açık olan kapıdan kaçtı. Sesleri duyan komşuları da hemen eve gelip kadını yerde görünce polise haber verdi. Olay yerine gelen polis, ambulans çağırarak kadını hastaneye kaldırdı. Kadın hastaneden rapor alırken eve giren şahsın, kendisine cinsel saldırı da bulunduğunu bağırınca de önce eliyle ağzını kapatmaya çalışıp yanaklarını ve boynunu ısırdıktan sonra göğüslerini ellediğini kendisinin bağırmaya devam etmesi üzerine korkup kaçtığını söyleyerek şikayetçi oldu. "Yıldız özel ekip kurdurdu" Yaşlı kadın şahıstan şikayetçi olunca Adana Emniyet Müdürü Selami Yıldız, şahsın yakalanması için asayiş şube müdürlüğüne bağlı ahlak büro amirliğinde özel ekip kurulması talimatını verdi. Büro da deneyimli polislerden 6 kişilik özel ekip kuruldu. Bu ekip gece ve gündüz olarak ikiye ayrılarak 7 gün 24 saat esasına göre çalışmaya başladı. Yapılan çalışma sonunda polis yaşlı kadının evine çıka bütün yollardaki 45 güvenlik kamerasını tek tek an be an inceleme altına alındı. "Motosikletle gelip motosikletle kaçtılar" Polis güvenlik kameralarından yapılan incelemede zanlının akşam saatlerinde motosiklet ile gelip eve girdiğini daha sonrada koşarak evden çıkıp motosiklete binerek kaçtığını saptadı. Polis yapılan çalışmada zanlının yaşlı kadının hemen evinin yanındaki buzdolabı tamiri yapa bir iş yerinden çırak olarak çalıştığını olaydan sonrada bir daha iş yerine gelmediğini tespit etti. "PKK propagandası yapmaktan kaydı olduğunu belirlendi" Polis yaptığı çalışmalarda zanlının isminin Ramazan A.(21 Arsalan), onu getirip motosiklet ile götüren şahsın ise 17 yaşındaki M.Ş. (Murat Şahin) olduğunu tespit etti. Polis bu tespitler üzerine iki zanlıyı da yakalamak için şok operasyonlar yapmaya başladı. Dün Seyhan ilçesinde bir eve yapılan baskında iki zanlı da yakalandı. "Engelli kız beni çağırdı" Emniyete getirilen zanlılar sorguya alındı. Zanlı Ramazan A. ilk sorgusunda kendisinin evin yan tarafındaki tamirci de çalıştığını bu nedenle engelli kız sık sık gördüğünü o gün de engelli kızın kendisini eve çağırdığını bu nedenle eve gittiğini cinsel istismarda bulunmadığını söylediği öğrenildi. Bu arada yaşlı kadın da emniyete gelerek zanlıyı teşhis etti. Yaşlı kadın ise kızının o saatte evde olmadığını zihinsel engelli olduğunu şahsı çağırmasının imkansız olduğunu, zanlının kendi evine girerek cinsel istismarda bulunduğunu söyleyerek şikayetini sürdürdü. Yaşı küçük olan zanlı cinsel istismar girişimine yardımcı olmak suçlamasıyla çocuk şube müdürlüğüne teslim edilirken, Ramazan A. ise cinsel istismar girişimi suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/76-yasindaki-kadina-cinsel-tacizde-bulundu-beni-engelli-kizi-cagirdi-diye-kendi-savundu-tacizcinin-kactigi-anlar-kamerada-577382.html


14. Dedesinin emaneti asırlık malzemelerle köy evini müzeye dönüştürdü

  • Duration: 370
  • Channel: news
Dedesinin emaneti asırlık malzemelerle köy evini müzeye dönüştürdü

Müze evin görüntülenmesi -Röportajlar -Detaylar( KASTAMONU -ÖZEL-HD)- Antika eserlerle dolu ev ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor KASTAMONU - Kastamonu’nun Cide ilçesinde ikamet eden Teyfik Er, dedesinden emanet kalan ve sonradan kendisinin evlerin tavan aralarından topladığı asırlık mutfak, tarım ve müzik aletleri başta olmak üzere 100 ila 250 yıllık çeşitli tarihi objelerle, köy evini adeta müzeye dönüştürdü. Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Çamdibi köyünde yaşayan Teyfik Er dedesinden emanet kalan ve sonradan kendisinin evlerin tavan aralarından, odunluklardan topladığı asırlık mutfak, tarım ve müzik aletleri başta olmak üzere 100 ila 250 yıllık çeşitli tarihi objelerle köy evinin odasını adeta Kültür Odası’na dönüştürdü. 12 yaşında dedesinin emanetleriyle eski objelere merak salan Er, deden kalma köy evlerinin tavan aralarında unutulan, odunluklara atılan eski eserleri toplamaya başladı. Yöreyiz ziyarete gelenler büyük ilgi gösteriyor Bulduğu eski objeleri orijinalliğini bozmadan temizleyerek odasında sergileyen Teyfik Er, 120 dolayındaki tarihi obje sayısını 500’e çıkarmaya çalışıyor. Er, tarihi 100 ile 300 yıl arasında değişen objeleri, köydeki ahşap evinin odasını adeta kültür evine dönüştürerek gelecek nesillere aktarmaya çalışıyor. 150 yıl öncesinden günümüze kadar yer alan fotoğraf makineleri, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait antikalar, kahve cezveleri, teraziler, saatler, radyolar, savaş başlıkları, yöresel çarık, kömürlü ütü, şamdanlar, taş plaklar, bakır ev gereçleri, testiler, dokumacılık ve kalaycılıkta kullanılan aletler ve yüzlerce antika niteliğindeki objelerin sergilendiği ev yöreyi ziyarete gelenlerin büyük ilgisini görüyor. “Benim hedefim bunların sayısını 500’e çıkartmak” Odasında televizyon dahi bulundurmayan antika eser meraklısı Teyfik Er, gününün çoğunu eski eserleri ile geçiriyor. 12 yaşında dedesinin de telkiniyle hobi olarak başladığı eski malzemelere zamanla ilgisinin arttığını, antika eşyaları toplamaya başladığını söyleyen Eri, "Eski eşyaları 1-2 toplamaya başladıktan sonra beni bir merak sardığı. Gelenler artık topladığım eşyaları sormaya başladılar. 1-2 topluyorum derken odamda 100’ün üzerinde antika eser oluştu. Daha da topluyorum. Şu anda odamda 100 yıldan başlayan, 250 yıllık antika var. Benim hedefim bunların sayısını 500’e çıkartmak. Eşyaları eşten dostan, eski tavan aralarından, odunluklardan toplamaya devam ediyorum. Şu anda bunları bulmak mümkün değil. Zaten bunların birçoğu günümüzde bilinmiyor” dedi. “Benim gözümde bunların maddi değeri yok” Antika meraklılarının köy evindeki odasını merak edip geldiklerini kaydeden Er, “Köyden eş dost arkadaşlarım geliyor. Bizim aşağıda Loç Vadisi var. Oraya gelenler, duyanlar sağ olsunlar geliyorlar. Burada bakıyorlar. Herkesin ilgisini çekiyor. Soruyorlar bunlar ne diye. Ben köyde büyüdüm. İstanbul’da da vardı bu merak. Dükkanımda aynı şekilde bu eşyaları bulunduruyordum. İstanbul’da iş yerime meraklı birisi geldi. Benden almak istedi ama ben bunlar bana ata yadigarı olduğu için kabul etmedim. Benim için bunların manevi değeri büyük. Benim gözümde bunların maddi değeri yok" diye konuştu. Evini kendi hobi merakına göre düzenlediğini ifade eden Er, "Diğer odalarda televizyon var ama ben odama televizyon koymadım. Çünkü ben burada yattığım zaman bunları izliyorum. Bunlara bakıyorum. Eski günlerimi hatırlıyorum. Babam bile bunları birçoğunu bilmiyor. Babam 80 yaşında. Birçoğunu babama sormama rağmen babam hatırlamıyor. Bu eseler bana atalarımdan, dedelerimden kaldı. İnşallah bunlar benim çocuklarıma, torunlarıma kalır. Onlar da benim kadar bunları korurlar. Korunmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/dedesinin-emaneti-asirlik-malzemelerle-koy-evini-muzeye-donusturdu-577503.html


15. Geçimini sağlamak için başladığı mantarcılıkta marka oldu - İZMİR

  • Duration: 302
  • Channel: news
Geçimini sağlamak için başladığı mantarcılıkta marka oldu - İZMİR

- Mantar üretimi yapılan alanın drone ile çekilmiş genel görüntüsü - Üretim alanındaki mantarlardan detay görüntüler - Mantarların toplanırken görüntüleri - Toplanılan mantarların paketlenmesi - Kadın girişimci Müberra Türkkan ile röportajGeçimini sağlamak için başladığı mantarcılıkta marka oldu - İzmir 'de mantar üretiminde başarı sağlayan kadın girişimci, 9 kadına daha istihdam sağladı - Ayda ürettiği 8 ton mantarı marketler zincirine satmayı başaran Müberra Türkkan, şimdi ihracata hazırlanıyor - Müberra Türkkan: "Şu anda büyük zincir marketlere ürünlerimi satıyorum. Kendi soyadımdan markamı oluşturdum, isteyen her kadın başarır"İZMİR (AA) - EŞBER AYAYDIN - İzmir 'de geçimini sağlamak için başladığı istiridye mantarı üretiminde başarı sağlayan Müberra Türkkan, 9 kadına daha istihdam sağladı.Ayda ürettiği 8 ton mantarı marketler zincirine satmayı başaran Türkkan, şimdi ihracata hazırlanıyor.Lise eğitimini dışardan tamamlayarak bir vakıf üniversitesinin Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği bölümünü kazanan Türkkan, 3 yıl okuduğu bölümü kızının küçük olması ve ekonomik nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kaldı.Kendi parasını kazanmak için iş arayışına giren Türkkan, internet üzerinden yaptığı araştırmalar sırasında istiridye mantarı üretimiyle karşılaştı.Bu alanda 9 ay boyunca araştırma yapan Türkkan, birçok kişinin olumsuz yaklaşımına rağmen ailesinin desteğiyle bu işe girmeye karar verdi.Bayındır ilçesinde evini ipotek ettirerek kurduğu tesiste kızıyla birlikte mantar üretimine başlayan Türkkan, bir yandan da ürünlerini pazarlamak için elindeki numunelerle kentteki restoranları ve marketleri dolaştı.Bir marketler zincirinin kadın üreticiyi desteklemek adına ürünlerini almasıyla birlikte üretimini artıran ve 9 kadına daha istihdam sağlayan Türkkan, elde ettiği başarıyı ihracat yaparak sürdürmeyi hedefliyor. - Soyadıyla markasını oluşturduMüberra Türkkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok zorlu aşamaların ardından bugünlere geldiğini anlattı.Geçimini sağlamak adına başladığı mantarcılıkta bugünlere gelmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Türkkan, şöyle konuştu:"Şu anda büyük zincir marketlere ürünlerimi satıyorum. Paketlemeyle ilgili izinleri aldık ve anlaşmaları yaparak paketlemeyi yaptık. Kendi soyadımdan markamı oluşturdum, isteyen her kadın başarır. Büyük ve küçük zincir marketlere ürünlerimizi vermeye başladık. Türkiye'ye hitap eden bu marketlere şu anda ürünlerimizi veriyoruz."Ürettikleri mantarların lezzetini artırmak için gastronomi bölümünde özel sos hazırlattığını, mantar paketlerine bu sosları da koyduklarını anlatan Türkkan, ihracat için 150 ülkeye ihracat yapan gıda paketleme fabrikasıyla görüştüklerini belirtti.Türkkan, "Özel soslarımızla birlikte yarım tona yakın yurt dışına numune gönderdik. Şu anda İngiltere ve Amerika'dan ciddi anlamda olumlu sonuçlarımız geldi. Kurban bayramından sonra İngiltere'den gelecekler, görüşeceğiz. Heyecanla onları bekliyoruz." dedi.Başka üreticilerden de aldığı mantarları pazarlayan Türkkan, mantar işi yapmak isteyen herkese bu konuda yardımcı olabileceğini ve her türlü desteği vermeye hazır olduğunu sözlerine ekledi. http://beyazgazete.com/video/webtv/ekonomi-2/gecimini-saglamak-icin-basladigi-mantarcilikta-marka-oldu-izmir-575762.html


16. Burdur Polisten Kaçarken Ters Yönde Kaza Yaptı 4 Yaralı

  • Duration: 125
  • Channel: news
Burdur Polisten Kaçarken Ters Yönde Kaza Yaptı 4 Yaralı

Polisten kaçarken ters yönde kaza yaptı 4 yaralıBURDUR'da, sürücüsünün, polisin uygulama noktasından kaçıp ters yöne girdiği hafif ticari araç, otomobille çarpıştı. Polisten kaçarken ters yönde kaza yaptı 4 yaralıBURDUR'da, sürücüsünün, polisin uygulama noktasından kaçıp ters yöne girdiği hafif ticari araç, otomobille çarpıştı. Kazada, 2'si Suriyeli, 4 kişi yaralandı.Kaza, dün saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Tefenni'den Burdur yönüne giden Ali G. (34), Polis Lojmanları önünde uygulama yapan trafik polislerini görünce, yönetimindeki 15 ND 677 plakalı hafif ticari araçla geri geri gitti. Ardından da dönüp, ters istikamette ilerlemeye başladı. Ali G. yönetimindeki araç, kendi şeridinde seyreden Yalçın Uyan (46) yönetimindeki 32 HR 100 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kazada, Yalçın Uyan, Ahmet Şık (32), Suriye uyruklu Khaled Alyanef (28) ve Navaz Nuef İzzettin (22) otomobilde sıkıştı. Haber https://www.haberler.com/burdur-polisten-kacarken-ters-yonde-kaza-yapti-4-11215285-haberi/


17. İstanbul Sultanbeyli'de "Taciz İddiası" Mahalleliyi Sokağa Döktü

  • Duration: 373
  • Channel: news
İstanbul Sultanbeyli'de

Haber-Kamera: İstanbul DHASultanbeyli'de mahalleli, küçük bir kız çocuğuna tacizde bulunduğu iddia edilen kişinin evini bastı. Haber-Kamera: İstanbul DHASultanbeyli'de mahalleli, küçük bir kız çocuğuna tacizde bulunduğu iddia edilen kişinin evini bastı. Mahallede geniş güvenlik önlemi alan polis, kalabalığı güçlükle sakinleştirdiİddiaya göre bir markette kasiyer olduğu öne sürülen B.Ü., akşam saatlerinde alışveriş yapan 8 yaşındaki kız çocuğu R.G.'yi "evine bırakayım" diyerek kendi evine götürdü. R.G. durumu annesine bildirdi. R.G.'nin annesiyle birlikte mahalleli de dün akşam B.Ü.'nün evinin önüne gitti. Öfteki kalabalık evi taşladı. Olay yerine çok sayıda polis ekibi geldi. Çevik kuvvet ekibi öfkeli kalabalığı güçlükle evin önünden uzaklaştırdı. Polis, B.Ü.'nün evde olmadığı belirlendi. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, şüpheliyi bugün Ankara'da gözaltına aldı. Haber https://www.haberler.com/istanbul-sultanbeyli-de-taciz-iddiasi-mahalleliyi-10903582-haberi/


18. Evini su basan kadın: '38 yıllık emeğim çöpe gitti”

  • Duration: 273
  • Channel: news
Evini su basan kadın: '38 yıllık emeğim çöpe gitti”

Su baskınlarının yaşandığı evlerden detay -Su baskını olan evin sahibi olan çift ile röp. -Farklı plan ve su içerisindeki eşyalardan detaylar -Farklı bir kadın ile röp. -Tarladaki su içerisinde kalan mahsullerden detay( ORDU -HD) Evini su basan kadın: "38 yıllık emeğim çöpe gitti” - Ordu’da ev ve iş yerlerinde su baskınları yaşandı ORDU - Ordu’da gece saatlerinde başlayan ve sağanak şekilde devam eden yağmur, bazı ev ve iş yerlerinde su baskınlarına neden oldu. Su baskınlarında can kaybı yaşanmazken, maddi hasar meydana geldi. Ordu genelinde dün gece saatlerinde etkili bir şekilde başlayan sağanak yağmur sonrası kentteki bazı evlerde ve iş yerlerine ait depolarda su baskınlar yaşandı. Durugöl Mahallesi’ndeki zemin katta bulunan bazı evler ve iş yerlerine ait depolar yarım metreden fazla su ile dolarken, içerilerinde bulunan eşyalar ve malzemeler de kullanılmaz hale geldi. Çaresiz kaldıklarını belirten vatandaşlar ise yetkililerden yardım istedi. Evlerini su basan Abdurrahman Keskin, eşyalarının hepsinin kullanılmaz hale geldiği söyledi. Emekli olduğunu aktaran 59 yaşındaki Keskin, "Ben şimdi aldığım emekli maaşı ile bunların hangi birini yerine koyacağım, hangisini yerine getireceğim?” diye yakındı. Evlerindeki mutfak tereklerini de yeni taktırdıklarını aktaran Keskin, malzemelerin çöpe atmaktan başka çarelerinin olmadığını söyledi. "38 yıllık emeğim çöpe gitti” Abdurrahman Keskin’in eşi Meliha Keskin ise "38 yıllık emeğim çöpe gitti. Bu evde artık daha durulur mu? Şimdiye kadar yaptığımız bütün birikimler çöpe gitti. Bir evi düzmek kolay değil” diyerek gözyaşlarını tutamadı. Yetkililerden yardım isteyen çift, bütün eşyalarının kullanılmaz hale geldiğini ifade etti. Öte yandan vatandaşların bazıları kendi yöntemleriyle suları boşaltmaya çalışırken, Ordu Büyükşehir Belediyesine bağlı ekipler, su baskınları ile ilgili çeşitli bölgelerde çalışmalarını sürdürüyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün resmi internet sayfasından alınan tahminlere göre, yağışların salı gününe kadar etkili olacağı görülüyor.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/evini-su-basan-kadin-38-yillik-emegim-cope-gitti-568123.html


19. Siverek'te yağış nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı

  • Duration: 221
  • Channel: news
Siverek'te yağış nedeniyle ev ve iş yerlerini su bastı

Su basmış evlerden görüntü -Vatandaşların evde gezmeleri -Eşyaların kullanılamaz hale gelmesi -Taşan rögarlardan detay -Genel ve detay görüntüler( ŞANLIURFA )- İlçede milyonlarca para harcanarak yapılan altyapı sınıfta kaldı ŞANLIURFA - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yağan sağanak yağış nedeniyle, birçok evi su basarken, ilçede milyonlarca lira para harcanan alt yapı yetersiz kaldı. Bir süredir ilçede etkili olan sağanak yağışlar hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Öğle saatlerinde aniden bastıran ve bir saat devam eden sağanak yağış nedeniyle, birçok mahallede bodrum katları ve iş yerleri su altında kaldı. İlçenin Ayvanat mahallesinde yaşayan İbrahim K.’ye ait bodrum katını şiddetli yağış nedeniyle su bastı, daire içerisinde bulunan tüm eşyalar kullanılamaz hale geldi. Öğle saatlerinde evini su bastığını ve yetkililerden yardım istediği halde kimselerin yardıma gelmediğini belirten ev sahibi, kendi imkanlarıyla suyu tahliye etmeye çalıştı. İlçede birçok cadde ve sokak su göletine dönerken vatandaşlar milyonlarca lira para harcanan altyapının yetersiz kalmasına tepki gösterdi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/siverek-te-yagis-nedeniyle-ev-ve-is-yerlerini-su-basti-539011.html


20. Ezeli rekabet gayrimenkule taşındı

  • Duration: 384
  • Channel: news
Ezeli rekabet gayrimenkule taşındı

Susurluklu iş adamının evinden görüntüler -Ev içinden detaylar -İsmail Özhan ile röportaj -İsmail Özhan'ın evinin balkonundan "Ali Koç başkan, Fenerbahçe şampiyon" diye bağırması -Dursunbeyli iş adamının evinden görüntüler -Ev içinden detaylar -Yusuf Turhan ile röportaj( BALIKESİR - ÖZEL)- Hayatlarını takımlarına adadılar- Evlerine gönül verdikleri takımın formasını giydirdiler BALIKESİR - Biri Galatasaraylı, diğeri Fenerbahçeli olan iki iş adamının takım sevgisi herkesi şaşkına çeviriyor. Ezeli rekabeti evlerine taşıyan Balıkesirli fanatikler, tuttukları takımı yaşadıkları evle bütünleştiriyor. Her ikisi de takımlarının renkleriyle boyadığı villalarında, günlük kullandıkları eşyalarda da tuttukları takımı yaşatıyor. Balıkesir'in Susurluk ilçesindeki iş adamı İsmail Özhan ile Dursunbey ilçesindeki iş adamı Yusuf Turhan tuttukları takımları ile hayatlarını bütünleştirdi. Her ikisi de gönül verdikleri takımların renkleriyle yaşadıkları villaları boyatırken, kullandıkları eşyaları da takımlarının renklerinden oluşturdu. Dursunbey'de yaşayan iş adamı Galatasaraylı Yusuf Turhan müstakil olarak yaptığı iki katlı evini tutkunu olduğu sarı kırmızılı takımın renkleri ile boyattı. Dursunbey ilçe merkezinde bir alışveriş merkezinin işletmecisi olan iş adamı Yusuf Turhan sarı kırmızılı takımın renklerini hayatının her alanında bulunan nesnelere işledi. 2002 yılında Dursunbey’in en işlek caddelerinden Suçıktı Bulvarına bir villa inşa ettiren iş adamı evin içini ve dışını sarı ve kırmızı renklerle boyattı. Evin tasarımı ile yakından ilgilenen Turhan, Galatasaray’ın 4. yıldızı elde etmesinin ardından, dış cephede bulunan armaları da değiştirdi. Evin içerisinde de birçok odayı sarı kırmızılı renklerle boyattıran Turhan, halıdan perdeye, avizeden mobilyalara kadar birçok nesneyi de takımıyla birleştirdi. Turhan, Galatasaray tutkusunun çocukluktan başladığını belirterek, hayattaki tek hobisinin Galatasaray olduğunu ve gelen tüm tepkilere rağmen bu sevdadan vazgeçmediğini söyledi. Turhan, "Galatasaray tutkusu ile kendime ait bir villa yaptım. Bunu da sarı kırmızı renklerle boyadık. Üç yıldızdan dört yıldıza çevirdik. Bunları özel olarak yaptırdık ve evimize yerleştirdik. Tabi küçük bir ilçede yaşadığımız ve iş adamı olduğumuz için bazı tepkiler de geldi. Bende insanlar içinde ki dışına vurabilmeli diye düşünüyorum. Tutkumuzla evimizi inşa ettik” dedi. Galatasaraylı olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Turhan, “Tek bir hevesim kaldı. Benim gibi çok fanatik olan Abdurrahim Albayrak abimle tanışmak istiyorum. Onu çok seviyorum. Oda benim gibi fanatik Galatasaraylı. Ona bir şekilde ulaşmak istiyorum. İnşallah sesimi duyar” dedi. "30 yıllık hayalimi gerçekleştirdim" Susurluk'da yaşayan iş adamı İsmail Özhan ise takımının renklerini taşıdığı bir ev sahibi olmak istediğini belirterek, 30 yıllık hayalini 17 sene önce gerçekleştirdiğini söyledi. Villasını sarı lacivertli renklere boyattırıp, Fenerbahçe'nin kuruluş tarihi olan 1907 rakamlarını telefon numaralarından, arabasının plakasına kadar kullanan Özhan, 30 yıl boyunca yaşadığı Almanya'da kurduğu hayali gerçekleştirdiğini belirterek, "Bu bir hastalık değil. Bunu anlatmakla olmaz. Fenerbahçe sevdası bu. Hayalimdi evimize formayı giydirmek. Sonunda giydirdim. Çok mutluyum. 30 yıllık bir hayaldi. 17 sene oldu. 17 senedir buradayız. Sarı lacivertin arasında çok da mutluyuz. Almanya'da 30 sene kaldım. 2000 yılında döndüm. Almanya'da olduğum ve aklım erdiğinden beri böyle bir ev sahibi olma hayalim vardı. Yani 30 sene sonra hayalimi gerçekleştirdim" dedi. Yaşadığı ilçede Fenerbahçelilerden olumlu tepkiler aldığını söyleyen Özhan, "Diğer taraftarlardan düşmanlığımız olmadığı için öyle bir kötü tepki yok. Biz kendi takımımızı tutuyoruz. Burada mutlu şekilde yaşıyoruz. Evin arka tarafında özel bir bir oda yaptım kendime. Orada her tarafı sarı lacivert. Formaları astım. En mutlu olduğum yer. Arkadaşlar geliyor ve orada ağırlıyorum. Maçlarımızı seyrediyoruz. Benim özel misafirhanem. Bilhassa Fenerbahçeliler çok mutlu oluyorlar. Fenerbahçe şu an ara verdi. Ama bilmiyorum şu an da bir transfer yok, heyecanlandırıcı bir şey yok. Çoğu Fenerbahçeli taraftarın benim gibi hayali var. Şimdi bir yatsam, uyansam da 18 Mayıs'ta Ali Koç'u başkan olarak görmek en büyük hayalim gibi" şeklinde konuştu. Evli ve dört çocuğu olduğunu da söyleyen Özhan, "Oğlumun ismi de Rıdvan. Biz de zaten doğuştan Fenerbahçeli doğulduğu için başka takım tutma şansları zaten yok. Fenerbahçe öyle bir kanıma işledi ki bu sokağın resmi resmi adı Fenerbahçe Sokağı. Bütün telefon numaralarım, ev numaralarımın hepsinin sonları 1907. Aracımın plakası da 1907. Dünyaya bir kere daha gelsem 1907'de doğardım herhalde" şeklinde konuştu. (TS-İHShttp://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/ezeli-rekabet-gayrimenkule-tasindi-481325.html