Search your favorite song for free

1. Budapest látványosságai techno és house dallamokra

  • Duration: 107
  • Channel: news
Budapest látványosságai techno és house dallamokra

Az Európa egy tipikus városnéző hajó Budapesten, persze csak akkor, amikor éppen nincs Sziget Fesztivál, mert olyankor átalakul Party Boattá. A hajó a Batthyány tér mellől indul, elúszik a Parlament mellett, át a Margit híd alatt, és tovább. A városnézés tehát most is megvan, a fesztiválozók pedig így kedvet kaphatnak, hogy máskor is meglátogassák Budapestet. - Lenyűgöző, csodaszép város. Vissza akarok jönni ide minden évszakban. Nekem is vissza kell ide jönnöm! – mondták bulizó turisták. A party persze nem lenne igazi Dj-k nélkül, akik már az út elejétől élőben keverik a zenéket a fedélzeten. - Rövid városnézés után a partyboat a Sziget dokkjában köt ki. Itt száll fel a sztár DJ, aki ma a francia DJ W!LD lesz, és ezután kezdődik a négy óra féktelen bulizás – mondta ez Euronews tudósítója. A fesztivál kikötőjében naponta mintegy ezer ember száll fel, hogy a ragyogó napsütésben végigpartizza a hajóutat. Erre készül DJ W!LD is, bár neki azért dolgoznia is kell. - Megpróbálom a legjobb zenéket tolni, és élvezni a hajózást meg a napfényt. Ez nem lesz nehéz – mondta DJ W!LD. Miután a fellépő és minden rajongó beszállt, az úszó Sziget Fesztivál elindul észak felé, majd a Megyeri hídnál megfordulva, nagyjából négy órás partizás után visszatér a város szívébe. A hajón a fesztivál elektronikus zenei sztárjai zenélnek délutánonként, szombaton az izlandi GusGus Dj-je, vasárnap pedig a spanyol Henry Saiz áll a pult mögé.


2. Home For Sale - 11372 72nd Ter, Seminole, FL

  • Duration: 106
  • Channel: lifestyle
Home For Sale - 11372 72nd Ter, Seminole, FL

http://www.pinellasrealestate.net/ld/18938740/11372-72nd-Ter-Seminole-FL-33772 $159,900 11372 72nd Ter Seminole, FL 33772 Great Seminole Neighborhood.all Seminole Schools Very Light And Bright Spacious Home.tile Throughout Excluding One Bedroom. Seller Putting In Brand New Dishwasher Month Of January. Nice Window In The Front Living Room Looking Out. Unique Wooden Built In Cabinet/bookcase In Living Room. Large Master Suite. Very Spacious Family Room 14x21 Which Includes Two Built-in Shelves With Cabinets And Gas Fireplace In The Middle. Enclosed Porch/sunroom Which Opens Up To Back Deck And Fenced In Back Yard. Must See! Seller Had 4 Point Inspection Done. All Good/passed. Attached. Seller Offering Home Warranty From 2-10 Home Warranty Co. $274 Value. Enclosed Sunroom Could Be Converted Into 3rd Bedroom. Subdivision: Ridgewood Groves Unit 11 Listed by Realty Executives Adamo & Associates (727.395.9492) - Realty Executives Adamo & Associates (727.395.9492) http://www.pinellasrealestate.net/ld/18938740/11372-72nd-Ter-Seminole-FL-33772 For more homes, visit http://www.pinellasrealestate.net


3. Home For Sale - 11763 82nd Ter, Seminole, FL

  • Duration: 71
  • Channel: lifestyle
Home For Sale - 11763 82nd Ter, Seminole, FL

http://www.mikemurphysells.com/ld/19334873/11763-82nd-Ter-Seminole-FL-33772 $115,000 11763 82nd Ter Seminole, FL 33772 Charming 2 Bedroom 1 Bath 1 Car Garage Home In Desirable Seminole Neighborhood. This Home Has Been Lovingly Cared For With Mostly Updated Windows, Updated Roof, Newer Air Conditioner System And Insulation. Includes Spacious Living Room And Nice Sized Kitchen That Looks Out Over Your Fenced Back Yard With Detached Workshop. Relax On The Screened In Porch Or Take A Stroll On The Wonderful Pinellas Trail Which Is Only 3 Houses Away. Near Shopping, Restaurants, Churches And The Gulf Beaches. Subdivision: Ridgewood Groves Unit 5 Elementary School: Seminole Elementary-PN Middle School: Osceola Middle-PN High School: Seminole High Listed by Mike Murphy (727-331-2261) - Realty Executives Adamo & Associates (727.395.9492) http://www.mikemurphysells.com/ld/19334873/11763-82nd-Ter-Seminole-FL-33772 For more homes, visit http://www.pinellasrealestate.net


4. Home For Sale - 8045 124th Ter, Largo, FL

  • Duration: 101
  • Channel: lifestyle
Home For Sale - 8045 124th Ter, Largo, FL

http://www.pinellasrealestate.net/ld/18915740/8045-124th-Ter-Largo-FL-33773 $208,500 8045 124th Ter Largo, FL 33773 Neat & Clean Split Plan Home In Somerset Lakes. Floor Plan Features 4 Bedroom, 2 Baths, Family Room, Living Room, Dining Room, Casual Dining Area And Centrally Located Kitchen With Breakfast Bar. The Screen Enclosed Patio Leads Out To The Large Fully Fenced Yard. The Backyard Is Great For Grilling Out And Entertaining. There Is Also A 2 Car Garage And Oversized Driveway. This Convenient Location Offers Easy Access To St Pete, Clearwater & Tampa. Subdivision: Somerset Lakes Unit Four Elementary School: Walsingham Elementary-PN Middle School: Osceola Middle-PN High School: Pinellas Park High Listed by Realty Executives Adamo & Associates (727.395.9492) - Realty Executives Adamo & Associates (727.395.9492) http://www.pinellasrealestate.net/ld/18915740/8045-124th-Ter-Largo-FL-33773 For more homes, visit http://www.pinellasrealestate.net


5. Gençlerbirliği, İlhan Cavcav'ı 1 Yılda Unuttu

  • Duration: 77
  • Channel: sport
Gençlerbirliği, İlhan Cavcav'ı 1 Yılda Unuttu

Gençlerbirliği, efsane başkanı İlhan Cavcav'ın ölümünün 1. yıl dönümünde anma faaliyeti düzenlemedi. Geçtiğimiz yıl 22 Ocak'ta hayatını kaybeden İlhan Cavcav'ın cenaze töreni tam bir futbol adamına yakışır şekilde kulübün Beştepe'deki tesislerinde düzenlenmişti. Kulübün altyapı futbolcularının yetiştiği sahada düzenlenen törene futbol camiasının önemli isimleri yanında taraftarlar ve altyapıda ter döken futbolcular katılmıştı. İlhan Cavcav'ın vefatını izleyen haftada Ankara'da 19 Mayıs Stadyumu'nda Osmanlıspor ile karşılaşan Gençlerbirliği maça siyah formayla çıkmıştı. FUTBOLCULAR MAÇA PANKARTLA ÇIKMIŞTIStadyumda oturduğu koltuğa konulan fotoğrafı çiçeklerle süslenmişti. Stadyumun içinde ve dışında Cavcav'ın fotoğraflarıyla çeşitli sloganların bulunduğu büyük posterler asılmıştı. Haber http://haberler.com/gencler-cavcav-i-unuttu-10506780-haberi/


6. Öğrenciler ip atlayarak derslere daha zinde başlıyor - KIRIKKALE

  • Duration: 296
  • Channel: news
Öğrenciler ip atlayarak derslere daha zinde başlıyor - KIRIKKALE

- İp atlayan öğrencilerden genel detaylar - Okul Müdürü Nihat Aksoy'un açıklamaları - Proje sahibi Beden Eğitimi öğretmeni Mehmet Çiğdem'in açıklamalarıKIRIKKALE (AA) - ZEKERİYA KARADAVUT - Kırıkkale 'de bir ortaokulda başlatılan "İp Atlama Projesi"yle öğrenciler, ilk ders başlamadan önce 5 dakika ip atlayıp hem derse zinde başlıyor, hem spor alışkanlığı kazanıyor hem de obeziteyle mücadele ediyor.Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu öğrencileri ve öğretmenleri, proje kapsamında haftada 2 kez, özellikle pazartesi günü ilk ders öncesinde okul bahçesinde müzik eşliğinde 5 dakika ip atlıyor. Derslere zinde başlamak ve çağın en büyük hastalıkları arasında yer alan obeziteyle mücadele etmek için başlatılan projeyle öğrenciler spor yapma alışkanlığı da kazanıyor.Okul müdürü Nihat Aksoy, beden eğitimi öğretmeni Mehmet Çiğdem'den, öğrencilerin hafta başlarında derslere daha zinde girebilmesi için böyle bir öneri geldiğini söyledi.Kendilerinin de okul olarak projeye sahip çıktıklarını anlatan Aksoy, "Projeyi hayata geçirdik. Haftanın belirli günlerinde sabah derse girmeden önce çocukların neşeli bir şekilde derse girmeleri için ip atlıyoruz. Hem öğrencilerimiz derslerine daha zinde başlıyor hem de çocuklarımıza spor yapma alışkanlığı kazandırıyoruz." diye konuştu. - "Yorgunluğu 5 dakika ip atlayarak alıyoruz"Proje sahibi beden eğitimi öğretmeni Mehmet Çiğdem de 7 yıldır beden eğitimi öğretmenliği yaptığını ifade etti.Haftanın 2 günü sabah derse girmeden önce 5 dakika ip atladıklarını anlatan Çiğdem, şöyle konuştu:"Amacımız, çocukların üzerindeki hafta başı yorgunluğunu atmak, derslere zinde girmek, spor alışkanlığı kazandırabilmek ve çağın hastalığı obezite ile mücadele etmek. Hafta başında okula geldiğimizde üzerimizde bir uyuşukluk oluyor. Bunu giderebilmek ve derse canlı girebilmek için İp Atlama Projesi'ni başlattık. Gönüllü olan öğrencilerimizle bunu yapıyoruz. Sporun derse kattığı verimi proje başladıktan sonra daha iyi gördük. Zamanı vücudumuzun ısınmasına göre ayarladık. Terlemeden, yorulmadan öğrencilerimiz derslerine girebiliyor." - "Çocuklarımız bu işe çok sıkı sarıldı"Mehmet Çiğdem, önceki yıllarda öğrencilere derslerde ip atlamanın nasıl olduğunu, tekniklerinin neler olduğunu gösterdiğini, öğrencilerin de projeye başladıktan sonra hiç zorlanmadığını anlattı.Öğrencilere boksörlerin yaptığı gibi ip atlamayı öğrettiğini ve artık hepsinin bütün teknikleri yapabildiğini belirten Çiğdem, "Çocuklar düz, ters, çapraz ve yandan alma gibi tekniklerle ip atlayabiliyorlar. Çocuklarımızda çok büyük yetenek ve heves var. Çocuklarımız bu işe çok sıkı sarıldı, hepsi gönüllü, isteyerek ve severek yapıyorlar. En azından bir çocuğumuzun gönlüne spor sevgisini kazandırabilirsek ne mutlu bizlere." ifadelerini kullandı.7'nci sınıf öğrencisi Gülbeyaz Torlak ise ip atlamanın çok güzel olduğunu belirterek, "Pazartesi günleri artık derslerimizde uyumuyoruz. Daha zinde oluyoruz, daha dinç oluyoruz. Etkinliğimizi severek yapıyoruz. Arkadaşlarla birlikte ip atlamaktan çok büyük keyif alıyorum." dedi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/ogrenciler-ip-atlayarak-derslere-daha-zinde-basliyor-kirikkale-466876.html


7. İşte IŞİD ile YPG'nin yaptığı gizli anlaşma

  • Duration: 127
  • Channel: news
İşte IŞİD ile YPG'nin yaptığı gizli anlaşma

İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin özel araştırması, 250 IŞİD militanı ve ailelerinin, ABD öncülüğündeki koalisyon ile Demokratik Suriye Güçleri'nin (SDG) ortak operasyonuyla Rakka'dan güvenli bir şekilde tahliye edildiğini ortaya koydu. BBC muhabirleri Quentin Sommerville ve Riam Dalati'nin haberine göre tahliyeler, YPG'nin ana gövdesini oluşturduğu DSG'nin Rakka'yı IŞİD'in elinden aldığı geçen ay gerçekleşti. IŞİD savaşçılarının Rakka'dan kaçırılması anlaşması yerel yetkililer tarafından yapıldı. Rakka'da 4 ay süren çatışmaların sonunda anlaşmaya varıldı. Ancak anlaşmaya varıldığı dönemde ne ABD ve İngiltere öncülüğündeki koalisyon, ne de koalisyonun desteklediği DSG anlaşmadaki rollerini itiraf etmek istedi. Tahliye edilen 250 IŞİD'li arasında, örgütün önde gelen militanlarının yanı sıra çok sayıda yabancı savaşçı da vardı. Rakka'dan tahliye edilen militanların bir kısmı Suriye geneline dağılırken, aralarından bazılarının da Türkiye'ye gittiği ortaya çıktı. Söz konusu IŞİD militanları, Rakka'nın örgütten alınmasından önce yüzlerce araçlı konvoyla şehirden ayrılan ve çoğu IŞİD militanlarının ailelerinden oluşan 4 bin kişi arasında yer alıyordu. ​Öte yandan haberde kamyon şoförü Ebu Fevzi ve arkadaşlarının tanıklıklarına yer verildi. Şoförler, 12 Ekim'de DSG'nin kendilerinden, Fırat Nehri kıyısındaki Tabka şehrinde savaştan kaçan sivil aileleri kuzeydeki bir kampa götürmelerini istediğini söyledi. Ancak konvoy bir araya geldiğinde kamyonlarda sivil aileler yerine IŞİD savaşçıları, savaşçıların aileleri ve tonlarca silah ile mühimmat olduğu ortaya çıktı. Fevzi ve arkadaşlarına gizli tutmaları istenilen bu operasyon için de binlerce dolar ödeneceği sözü de verildi. Fevzi gördüklerini şöyle anlattı: "Rakka'ya girdiğimiz andan itibaren korkmaya başladık. DSG ile birlikte girmemiz gerekiyordu ama yalnız başımıza girdik. Şehre girer girmez, üzerlerinde bomba yüklü intihar yelekleri ve silahları olan IŞİD savaşçıları gördük. Kamyonlarımıza bubi tuzakları kurdular. Anlaşmada ters giden bir şeyler olsaydı tüm konvoyu havaya uçuracaklardı. Çocuklarının ve eşlerinin üzerinde bile intihar yelekleri vardı." Bu arada medya mensupları Rakka'dan uzaklaştırıldı. DSG resmi açıklamalarında yalnızca birkaç savaşçının ayrıldığını, tahliye edilenlerin hepsinin bölge halkı olduğunu duyurdu ama kamyon şoförleri bunun doğru olmadığını söyledi. Bazı şoförler kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 4 bin kişiyi tahliye ettiklerini, Rakka'ya girdiklerinde ise konvoylarında yüzleri kapalı IŞİD savaşçılarının da olduğunu kaydetti. BBC'nin ele geçirdiği gizli görüntü kayıtlarında kamyonlarda silahlı kişiler olduğu da görüldü. Varılan anlaşmaya göre yalnızca bireysel silahlar taşınabilecekti ancak IŞİD militanları tahliye sırasında taşıyabildikleri kadar silahı ve cephaneyi de beraberinde götürdü. Bir şoför, konvoyun altı yedi kilometre uzunluğunda olduğunu, 50 kamyon, 13 otobüs ve 100'den fazla IŞİD'e ait araçtan oluştuğunu söyledi. IŞİD'in yabancı savaşçıları da Rakka'dan tahliye edilen militanlar arasındaydı. BBC'ye konuşan bir şoför, "Çok sayıda yabancı vardı. Fransa, Türkiye, Azerbaycan, Pakistan, Yemen, Suudi, Çin, Tunus, Mısır…" dedi. ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyondan da anlaşmayla ilgili itiraf geldi. Koalisyon sözcüsü Albay Ryan Dillon, "Biz kimsenin ayrılmasını istemedik. Ama bu, sahadaki yerel liderler tarafından, onlarla ve onlar aracılığıyla yürütülen stratejimizin odağında olan, Suriyelilere kalmış bir mesele. Savaşan ve ölen onlar, operasyonlarla ilgili kararları onlar alıyor" dedi. Müzakerelerde Batılı bir yetkili de yer alıyordu ancak görüşmelere 'aktif olarak katılmadıklarını' belirtti. Bu arada insan kaçakçıları, Rakka'dan ayrılan IŞİD militanlarının bir kısmının Türkiye'ye geçmeye çalıştığını söyledi. Türkiye-Suriye sınırındaki insan kaçakçısı İmad, "Son birkaç haftada Rakka'dan ayrılıp Türkiye'ye gitmek isteyen çok sayıda aile oldu. Yalnızca bu hafta ben kendim 20 aileyi geçirdim. Çoğu yabancıydı ama Suriyeliler de vardı" dedi. BBC'ye konuşan bir diğer insan kaçakçısı da son birkaç haftada çok sayıda ailenin geçtiğini söyledi. Bir kaçakçı "Bazı bölgelerde merdiven kullanıyorduk, bazı bölgelerde nehri geçiyor, bazı bölgelerde de dik dağları geçiyorduk. Çok sefil bir durum" dedi.


8. Siirtli öğrenciler geleceklerini Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu'da görüyor

  • Duration: 149
  • Channel: news
Siirtli öğrenciler geleceklerini Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu'da görüyor

Antrenman çalışması -Öğrencilerin parkur çalışması -Öğrencilerin konuşmaları -Yardımcı Antrenör Orhan Seven'in konuşması -Genel detay( SİİRT -ÖZEL) Siirtli öğrenciler geleceklerini Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu'nda görüyor- 75 öğrenci öğretmenlik bölümü için ter döküyor SİİRT - Siirt’te 75 öğrenci özel bir spor kulübü tarafından açılan kursla, Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu (BESYO) yetenek sınavlarına hazırlanıyor. Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Yavuz Sultan Selim Lisesi salonunda 4 aydır devam eden kursu Emre Kayaalp ve Orhan Seven yönetiyor. Yardımcı Antrenör Seven, “Şuan Siirt üniversitesinde beden eğitimi öğretmenliği spor yöneticiliği bölümünü okuyorum. Buradaki amacımız öğrencilerimizin çıkarları doğrultusunda onlara yardımcı olmak, gelecekteki sınavlarını daha iyi bir puan çıkarmaları için Türkçe-Matematik kurslarını da veriyoruz. Şimdi ki hedefimiz ise öğrencileri üniversitelere yerleştirmek ve daha iyi yerlere göndermektir amacımız. Öğrencilerin daha çok istediği üniversiteler olsun istediği antrenmanlar olsun doğru ve planlı şekilde yönlendirme puanlarına uygun istedikleri yere göndermektir. Ve daha çok öğrenciyi kazandırmaktır” dedi. Öğrenci Şenay İdel ise hedefinin olduğunu ve öncelikle beden eğitimi öğretmeni olmayı arzuladığını söyledi. İdel, "Bunun için antrenmanlarımı daha çok yoğun yapıyorum. Ve sıklaştırıyorum. Bunu da burada bulanan tecrübeli hocalarımla yapıyorum" dedi. Öğrencileri kuvvet, dayanıklılık, sürat, koordinasyon ve branş testlerine tabi tutulduklarını söyleyen Mehmet Ali Yılmaz, yetenek ve becerilerimize uygun üniversitenin özel yetenek sınavına hazırlandıklarını söyledi. Yılmaz, “Bu yıl hedefim olan taban yerleştirme puanı temel yeterlilik testi sınavından iyi bir puan alıp ilerde yararlı bir beden eğitimi öğretmeni olmak istiyorum. Burada yoğun ve rekabetli bir çalışma var. Burada bulunduğum için çok mutluyum. Hocalarıma teşekkür ederim” diye konuştu. Ülçin Oğuz da tek hedefinin beden eğitimi öğretmeni olmak olduğunu söyledi. Oğuz, "Bu hedefim doğrultusunda haftada 6 gün antrenmanlarımız sürmektedir. Bunun yanında deneme sınavlarımız oluyor. Ücretsiz kurslarımız oluyor. Hocalarımız bizlere destekte buluyor” şeklinde konuştu.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/siirtli-ogrenciler-geleceklerini-beden-egitimi-spor-yuksekokulu-da-goruyor-540417.html


9. Engelleri 'bileğinin gücüyle' tek tek deviriyor - AMASYA

  • Duration: 186
  • Channel: news
Engelleri 'bileğinin gücüyle' tek tek deviriyor - AMASYA

Engelleri "bileğinin gücüyle" tek tek deviriyor - AMASYA - Ömer Aydın'ın yürümesinden görüntü - Aydın'ın bilek güreşi antrenmanı yapması - Aydın'ın çalışması - Aydın'ın kazandığı madalyalar - Aydın ile röportajEngelleri "bileğinin gücüyle" tek tek deviriyor - Amasya 'nın Suluova ilçesinde bedensel engelli milli sporcu Ömer Aydın, bileğinin gücüyle pek çok madalyanın sahibi olurken şimdi de Dünya Şampiyonası'nda altın madalya kazanmak için ter dökecek - Aydın: "Ben engelleri bileğimin gücüyle aştım, çok mutluyum. İnandıktan sonra başarılmayacak hiçbir şey yok. Çalışmalarım son hızıyla devam ediyor, inşallah Dünya Şampiyonu da olacağım"AMASYA (AA) - CİHAN OKUR - Amasya 'nın Suluova ilçesinde yaşayan ve bilek güreşinde Avrupa ve Türkiye şampiyonlukları bulunan bedensel engelli milli sporcu 29 yaşındaki Ömer Aydın, Antalya'da yapılacak Dünya Bilek Şampiyonası'nda altın madalyayı hedefliyor.Bedensel engeli, 13 yaşında ağaçtan düşmesi sonucu oluşan Ömer'in hayatı talihsiz kazanın ardından bilek güreşiyle değişti.Geçirdiği zor yılların ardından arkadaşları sayesinde bilek güreşiyle tanışan Ömer Aydın için hayatında yeni bir kapı açıldı.Yaşadığı engelleri bilek güreşi sayesinde tek tek deviren Ömer, 11 yılda 56 madalyanın sahibi oldu.Bir kamu kurumunda çalışan milli sporcu, haftada 6 gün aralıksız antrenman yaparak, mayıs ayında Bulgaristan'da yapılacak Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası ile ekim ayında Antalya'da yapılacak Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na hazırlanıyor.Ömer Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 13 yıldır profesyonel olarak bilek güreşi yaptığını ve katıldığı şampiyonalarda bileğinin gücüyle altın, bronz ve gümüş madalyalar kazandığını söyledi.Elde ettiği başarıların uzun ve yorucu çalışmalar sonucunda geldiğine vurgu yapan Ömer, "Allah'a şükür bu zamana kadar hiç yılmadım ve hayata küsmedim. 11 yıldır sporumu devam ettiriyorum birçok başarıya imza attım. Engelliler kategorisinde Türkiye ve Avrupa şampiyonluklarım var, nasip olursa dünya şampiyonu da olacağım." dedi.Gençliğe ilk adımı atacağı yıllarda engelli olduğunu ancak hiç isyan etmediğini söyleyen Ömer Aydın, "Sonuçta bunu Allah verdi bize, alnımıza yazmış, 'sen biraz yürürken aksayacaksın' demiş, biz de alnımıza yazılana razı geldik, çok şükür halimize." ifadelerini kullandı. - "İnandıktan sonra başarılmayacak hiçbir şey yok"Ömer Aydın, bedensel engellilerin evde oturmak yerine bir şeylerle uğraşmaları tavsiyesinde bulundu."Engelliyim bu sporu başaramam diye düşünmedim." diyen Aydın, şunları kaydetti:"Allah bize bir güç vermiş, biz de çalıştık çabaladık ve başarılar elde ettik. Engelli kardeşlerimiz hiç üzülmesinler, hayata küsmesinler, hayallerinin ve inandıklarının peşinden gitsinler. Hayallerini gerçekleştirmeye hiçbir şey engel değil. Ben engelleri bileğimin gücüyle aştım, çok mutluyum. İnandıktan sonra başarılmayacak hiçbir şey yok. Çalışmalarım son hızıyla devam ediyor, inşallah dünya şampiyonu da olacağım. Tabii birçok spor branşı var ama bacağımın engelinden dolayı bana en uygun spor dalı bilek güreşi olduğunu düşünüyorum."Ömer Aydın, ilçedeki spor salonunda çalışmalarını sürdürdüğünü, Dünya Şampiyonası'nda Amasya 'yı ve Türkiye'yi temsil ederek Türk bayrağını dalgalandırmak hedefiyle antrenmanlarını sürdürdüğünü sözlerine ekledi.http://beyazgazete.com/video/webtv/spor-4/engelleri-bileginin-gucuyle-tek-tek-deviriyor-amasya-535854.html


10. Ordulu LGS birincisi: “Başarımı kitap okumaya borçluyum”

  • Duration: 314
  • Channel: news
Ordulu LGS birincisi: “Başarımı kitap okumaya borçluyum”

Anne ve kızının sarılmaları -Detay görüntüler -Türkiye birincisi Akbel Aydın ile röp -Anne Serap Vural Aydın ile röp. -Farklı plan detaylar -Okul tabelası önünde aile ve öğretmenler ile detaylar( ORDU ) - Ordulu Akbel Aydın, 500 tam puan alarak LGS Türkiye birincisi oldu ORDU - Ordu’da, Liselere Geçiş Sınavı’ndan (LGS) 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan Akbel Aydın, başarısının sırrının çok fazla kitap okumaktan geçtiğini söyledi. Yaklaşık 1 milyon öğrencinin ter döktüğü, 2 Haziran’da gerçekleştirilen LGS sonuçları bugün itibariyle açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre öğrencilerin aldığı puanlar, il genelinde ve Türkiye’de yüzdelik dilimde başarı sıralama sonuçları verildi. Ordu’da sınava girenler arasında yer alan 19 Eylül Ortaokulu öğrencisi 14 yaşındaki Akbel Aydın da 500 tam puan alarak, Türkiye birincileri arasına girmeyi başardı. “Son aylarda çalışmaya başladım” Sınav sonuçlarını öğrenince okuluna gelen ve burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Akbel Aydın, sınava son zamanlarda çalışmaya başladığını söyledi. Aydın, “2 Haziran tarihinde sınava girdim. Sınava ilk başlarda çok takılmadım, son aylara doğru çalışmaya başladım, çok soru çözdüm. Aslında sınava girdiğimde 500 puan almayı çok fazla beklemiyordum ama elimden geleni yaptığım için ful çıkar diye de düşündüm. Sonradan kontrol edince de ful yaptığımı fark ettim. Heyecanlandım ve mutlu oldum ama biraz da sakin oldum. Çünkü aklımın bir köşesinde ful yapabileceğim geçiyordu. Okulda yaptığım deneme sınavlarında kötü sonuçlar almıştım ve bu durum benim moralimi de bozmuştu. Ailem ve öğretmenlerimin desteği ile yeniden moralimi geri kazandım” dedi. “Yurt dışında eğitim görmek istiyorum” Mesleki anlamda şimdilik bir düşüncesinin olmadığın aktaran Aydın, ilerleyen zamanlarda yurt dışında eğitim almayı hedeflediğini belirterek, “Çünkü oradaki yaşam stiline özeniyorum. İyi bir liseye gidersem, iyi bir üniversiteye de gideceğimi düşünüyorum. Arkadaşlarım çok fazla kafaya takmasınlar. Bazı arkadaşlarım en baştan çalışmaya başlıyor, ona hiç gerek yok. Konuları öğrenirlerse sonradan da üzerine birkaç deneme çözerlerse oluyor. Bu sınav testten daha çok deneme yapmaya yönelik bir sınavdı. O soruların hızını yetiştirme sınavıydı. O yüzden kitap da okusunlar. Sorular çok uzundu, özellikle fen bilgilerinde bir sayfada bir soru vardı. Uzun olduğu için hızlı okumaya önem versinler. Ben, normal olarak çalışıyordum ama son birkaç aydır çalışmamı daha da artırdım. Denemeleri kendim alıp çözdüm” şeklinde konuştu. “Akbel, birinci sınıftan itibaren çok fazla kitap okuyan bir çocuk” Yine aynı okulda kızının da öğretmeni olan fen bilgisi öğretmeni olan anne Serap Vural Aydın ise kızıyla birlikte sınava hazırlandıklarını belirtti. Bu başarının arkasında çok çalışmaktan ziyade fazla kitap okumanın olduğuna dikkat çeken anne Aydın, “Ben de dersine girdiğim için beraber çalıştık. Bir senelik bir çalışma yaptık. Çok fazla sınava yönelik bir çalışma olmadı ama sadece bu sene sınava yönelik çalıştık. Kızımın, çok fazla kitap okumasından kaynaklanan çok hızlı okuma özelliği var. Sınava girecek olan diğer öğrencilere benim tavsiyem, ilkokul birinci sınıftan itibaren başlayarak kitap okusunlar. Kitap okudukları zaman hem okuma hızları artıyor hem de daha farklı bakış açıları geliştiriyorlar. Bu seneki sınav, farklı bakış açın var mı? Çok yönlü bakabiliyor musun? Hızlı okuyabiliyor musun? Bunun üzerine kurulu olan bir sınavdı. Akbel de birinci sınıftan beri aşırı kitap okuyan bir çocuk. Çok fazla kitap okuduğu için de olaylara ve sorulara bakışı hep çok yönlüdür” ifadelerini kullandı. “Kızımın ful yapmasının arkasındaki başarı kitap okumasıdır” Kızının, çok fazla ders çalışmadığını da aktaran anne Serap Vural Aydın, “Hem öğretmeni hem de velisi olarak kızımın çok fazla ders çalışan bir çocuk olmadığını söyleyebilirim. Çok ders çalışmaz, ödev verilirse onu yapar. Sadece bir ay kala strese girdiği için ders çalışmaya başladı. Akbel’in sınavda ful çekmesinin sebebi sınava çok çalışması değil, çok fazla kitap okumasıdır” şeklinde konuştu. Anne ayrıca kızının haftada 6 kitap kadar okuduğunu sözlerine ekledi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/ordulu-lgs-birincisi-basarimi-kitap-okumaya-borcluyum-560204.html


11. Engellerini sporla aşan minik tenisçiler

  • Duration: 327
  • Channel: news
Engellerini sporla aşan minik tenisçiler

Tenis oynayan engelli miniklerden detaylar -Tenis Antrenörü Ahmet Otman röportajı -Sporcular ve veli röportajı- TOKAT - Tokat'ta yürüme ve konuşma engellerine rağmen tenis kortlarında ter döken minik sporcular, ülkelerini milli forma ile temsil etmeyi hedefliyor. Tokat'ta Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde haftada 4 gün tenis antrenmanı yapan yürüme ve konuşma engelli sporcular, uzman antrenörler eşliğinde turnuvalara hazırlanıyor. Tenis Antrenörü Ahmet Otman nezaretinde tekerlekli sandalye ile tenis oynayan doğuştan yürüme engelli 12 yaşındaki Gamze Şengel, 2 buçuk yıllık bir çalışma sonrasında Türkiye 6.'lığına kadar yükselirken, bu spora yeni başlayan 13 yaşındaki yürüme ve konuşma engelli Melih Şahin de gelecek için umut vadeden sporcular arasında yer alıyor. Tenis Antrenörü Ahmet Otman, engelli çocukların ailelerine seslenerek çocuklarının spor yapamayacağını düşünmemelerini istedi. Çocukların engel durumlarına göre bir çok branşta spor yapabileceklerini söyleyen Otman, "Gamze mayıs ayında yapılan Türkiye Şampiyonası'nda Türkiye 6.'sı oldu. Şu anda da durumu iyi. Milli Takım Başantrenörü Ayhan Çelik'in destekleriyle birlikte şu an Junior Milli Takımı'na doğru adım attı ve oraya doğru da gidiyor. Sporcularımızdan ziyade velilerimiz çocuklarının engel durumundan dolayı spor yapamayacağını düşünüyor. Oysa ki şu anki imkanlar ve çocuğun engel durumuna göre yapılabilecek o kadar çok spor branşı var ki, hızlı bir şekilde bu çocukları evlerinden, karanlık odalardan kurtarıp spor faaliyetlerine katılmalarını hızlı bir şekilde sağlamamız lazım. Bu sporcularımızı ve ailelerini buralara bekliyoruz, her türlü imkanımız var. Spor yapamayacağız diye düşünmesinler, gelin spor yapalım, engelleri beraber aşalım diyorum" şeklinde konuştu. Doğuştan yürüme engelli olan ve 2 buçuk yıl önce tenis oynamaya başlayan Gamze Şengel, bu süreçte Türkiye 6.'lığına kadar yükseldi. Tenis Junior Milli Takımı'na girmek için çalışmalarına devam eden Şengel, engelli çocuklara spor yapmalarını tavsiye etti. Şengel, şu ifadeleri kullandı: "Burada olduğum için çok mutluyum. Spor çok güzel bir şey. Evde kapanmayın. Spora başvurun, çok güzel bir şey. Çok sevinç dolu ve heyecanlı hissediyorum. Ailemin de desteği oluyor teniste. Burada olmayı ve tenis oynamayı çok seviyorum. Buradaki arkadaşlarımı da seviyorum. Hocamın emeği çok oldu, ona da teşekkür ederim. Evde boş kalmayın, spor ile her şeyi başarabilirsiniz, spora gidin." Ağabeyinin aracılığı ile düşüncelerini paylaşan konuşma ve yürüme engelli Melih Şahin ise spor yapınca kendisini çok enerjik hissettiğini, tenisin güzel bir spor olduğunu ve kendisini mutlu ettiğini belirtti. Kızı Gamze'nin tenis oynamasını destekleyen Ümit Şengel, engelli bireylerin spor yapmasının zihinsel ve bedensel açıdan büyük destek sağladığını dile getirerek tüm engelli çocuklara ve onların ailelerine spor yapmalarını tavsiye etti.http://beyazgazete.com/video/webtv/spor-4/engellerini-sporla-asan-minik-tenisciler-514766.html


12. Rüyaları görüntülemeyi ve kayıt etmeyi başardılar.

  • Duration: 123
  • Channel: tech
Rüyaları görüntülemeyi ve kayıt etmeyi başardılar.

Daha düne kadar komplo teorisiydi, bu gün bilim oldu. Batı aleminde en az elli senedir gizlice kullanılan bu tekniği, artık bir Türk üniversitesi de uygulayabiliyor. İnsanların uyanık iken ya da uyku da iken beyinlerinden yayılan sinyalleri okuyup işleyebilen elektronik sistemler aslında yıllardır Japonya'nın oyuncak sektörü tarafından bile kullanılıyor. 1999'da İngiltere'nin en büyük hava limanında, kişiye özel(kalabalığın içinde bulunan tek bir kişinin duyabileceği) anons sistemi denendi ki bu sistemin de çalışma mantığı bu videoda anlatılan ile aynı... Türkiye'de ise en yetkili tıp kurumları ve uzmanları bile hala insanların beyinlerinin kişinin kendi iradesi dışında kontrol edilemeyeceğini ve beyninin kontrol edildiğini düşünen insanların hasta olduğunu düşünüyor. Üstelik son 6-7 yıldır batılıların beyin kontrolü deneylerinde çekilen görüntüler Youtube'da, deneyi yapan kurumların ve uzmanların kimliklerini bile gizlemeye ihtiyaç duyulmadan sergilendiği halde, Türkiye'nin sözde uzmanları ve kurumları böyle bir haldeler... Halen Adli Tıp Kurumu, insanlara yaklaşık 550 sorudan oluşan ve cevap olarak "evet" ya da "hayır" şeklinde iki şıkkın bulunduğu bir test uyguluyor. Bu testte bütün gayreti ile "Beynim başkaları tarafından kontrol ediliyor." cevabını almaya çalışıyor ve bütün sorular bu merkezde kurgulanıp sorulmuş durumda. Kişi bu sonucu doğuracak "evet" cevaplarını verince de derhal psikolojik rahatsızlığı olduğu kanaatine varılıyor. Başka da bir şey yapılamıyor. Başka bir şey yapılamıyor çünkü psikoloji-psikiyatri gerçek bir bilim dalı değil. Psikoloji, bilimin en temel mantığına ters bir dal. Görmediğini, ölçüp tartamadığın kabul etmemek üzerine kurulmuş günümüz biliminin var olup olmadığını, varsa ne olup olmadığını bilmediği bir ruhu tedavi etmeye çalışması kendi temel esasları ile çatışan bir hareket tarzı. Ve psikolojinin bilinen tarihi boyunca hemen hemen hiç kimseyi tedavi edememiş olmasının asıl sebebi de bu. İyi bilinmeli ki batı dünyasında, ayrıca Rusya, Çin ve Japonya'da, insan beynine etki eden cinlerin varlığı da, cinlerin psikolojik rahatsızlıklara sebep olduğu da ciddiyetle kabul görüyor ve onların uzmanları bizim beyinleri sulandırılmış sözde uzmanlarımız gibi bakmıyorlar olaylara... Bu ülkelerin geliştirdikleri çok özel görüntüleme cihazları ile, aynı şu anda canlıların manyetik dalgalanmalarını gördükleri gibi, farklı ışık boylarındaki cinleri bile görüntüledikleri iddia ediliyor ki ülkemizde elbette bu da komplo teorisi olarak kabul görecektir sözde uzmanlarımızca... Ama bir elli sene sonra bir Türk üniversitesi de bunu başarınca, acaba vicdan azabı çekecek mi bu sözde uzmanlar, yetkililer, sorumlu siyasetçiler? Çünkü yüz binlerce insan yanlış teşhis ve sözde bilimsellik adına bir kaç haftada kurtulabilecekleri ciddi acı ve sıkıntı veren rahatsızlıkları ile bir ömür yaşadılar, yaşıyorlar. Daha fazlası için bakınız: www.PsikiyatrininKaranlikYuzu.com


13. Futbol maçına eşek sırtında gidiyorlar - ŞANLIURFA

  • Duration: 320
  • Channel: news
Futbol maçına eşek sırtında gidiyorlar - ŞANLIURFA

- Eşekleriyle sahaya giden çobanların havadan görüntüsü - Futbol maçının havadan görüntüsü - Mahalleden görüntü - Maça gitmeye hazırlanan çobanın hazırlığı ve eşeğe binmesi - Toplanma alanında eşeklerle bir araya gelen gençler - Taşlık alandan eşeklerle futbol sahasına gidilmesi - Saha kenarında maça hazırlık - Maça başlanması ve maç sırasında görüntü - Saha kenarında otlayan eşekler - Kullanılan penaltı sırasında topun tripoda çarpma anı - Ali Boynukara ile röportaj - Zülfikar Evcen ile röportaj - Ömer Evcen ile röportaj - Nevzat Polat ile röportajFutbol maçına eşek sırtında gidiyorlar - Şanlıurfa 'nın Siverek ilçesine bağlı Karacadağ eteğinde yer alan bazı kırsal mahallelerde yaşayan gençler, haftanın belirli günleri bir araya gelerek araçların gidemediği birkaç kilometre mesafedeki futbol sahasına eşek sırtında ulaşıyor - Sahada, tahtalarla kale direği oluşturan gençler komşu yerleşim alanlarından gelen yaşıtlarıyla haftanın iki günü futbol maçı yapıyor - Gençlerden Boynukara: - "Tek isteğimiz daha güzel bir saha"ŞANLIURFA (AA) - CUMA SARI - Şanlıurfa ile Diyarbakır arasındaki Karacadağ bölgesi kırsalında bazı gençler, futbol maçı için haftanın bazı günleri yaklaşık 5 kilometrelik yolu eşek sırtında katediyor. Şanlıurfa 'nın Siverek ilçesine 40 kilometre mesafede yer alan Karacadağ'ın çevresine kurulu kırsal yerleşimlerde yaşayan gençler, Diyarbakır'ın Çermik ilçesiyle sınır olan boş arazide futbol tutkularını gerçeğe dönüştürmek için alanı taşlardan arındırdı.Etrafını çizdikleri sahada, tahtalarla kale direği oluşturan gençler, komşu yerleşim alanlarından gelen yaşıtlarıyla haftanın iki günü futbol maçı yapmaya başladı.Müsabakalar için evlerinde hazırlık yapan vatandaşlar, forma ve spor ayakkabılarını giyerek eşek sırtında peş peşe futbol sahasının yolunu tutuyor. Yaklaşık yarım saatlik yolculuğun ardından sahaya ulaşan gençler, aralarından seçtikleri hakemin komutuyla iki devre halinde 90 dakika sahada ter döküyor.Bölgenin coğrafi özelliği dolasıyla başka sosyal faaliyetleri olmayan gençler, bu şekilde de olsa spor yapabilmenin mutluluğunu yaşıyor. - Onların tek eğlencesiGençlerden Ali Boynukara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tek eğlencelerinin futbol olduğunu söyledi.Genellikle hayvancılıkla uğraştıklarını ve günün büyük bölümünü arazide geçirdiklerini anlatan Boynukara, "Fırsatını bulup haftada iki kez maça çıkıyoruz. Tek isteğimiz daha güzel bir saha." dedi.Zülfikar Evcen ise genellikle keyifli ve maceralı bir yolculuk yaptıklarına işaret ederek, sadece kışın sorun yaşadıklarını anlattı.Futbolun kendileri için en büyük eğlence olduğunu aktaran Evcen, gönül verdikleri futbol takımlarının formalarıyla toprak sahada en iyi şekilde mücadele ettiklerini kaydetti.Aşağı Mahalle takımının kaptanı Nevzat Polat da bulundukları bölgede iki takım kuracak kadar gencin yaşadığına işaret ederek, "Normalde çevre köylerden arkadaşlarımız geliyor. Onları burada konuk ediyoruz. Yetkililerden isteğimiz köyümüzün yakınına bir saha yapılması veya sahamıza yolun gelmesidir." diye konuştu.http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/futbol-macina-esek-sirtinda-gidiyorlar-sanliurfa-531982.html


14. Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Özgürlük anlayışımızı dağlarda falan aramayalım'

  • Duration: 464
  • Channel: news
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Özgürlük anlayışımızı dağlarda falan aramayalım'

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması( ANKARA -13) Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Özgürlük anlayışımızı dağlarda falan aramayalım" ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu demokrasi anlayışımızı, özellikle özgürlük anlayışımızı dağlarda falan aramayalım. Dağlarda arayanların nelere neden olduğunu görüyorsunuz. Terörle bir yere varılmaz. Milletçe terörün karşısında durmamız lazım" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TGRT Haber televizyonunda Gündem Özel programında İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın sorularına cevap verdi. "Batı ve ABD bizi çok yakından takip ediyor seçimlerle alakalı. Acaba seçimden sonraki süreçte Türkiye'ye karşı tutumlarında nasıl bir değişme olur" şeklindeki soruya Erdoğan, "Seçim inşallah AK Parti'nin zaferiyle sonuçlandığında bunların bir çoğunun havası yelkenlere iner. Avusturya'da 7 tane caminin kapatılmasından bahsediliyor. Bu, ahlaksızlığın daniskası. Bu, Haçlı-Hilal savaşının adeta yeniden başlaması anlamına gelir. Biz, bir yere kadar daha sabrederiz. Eğer sen orada kalkıp da bizim madeblerimizi kapatırsan, bunun bir karşılığı olur. Eğer siz kalkıp da bizim din adamlarımıza karşı tavır takınırsanız, biz de 'çok da iyi yapıyorsunuz' diyecek halimiz yok. Avrupa Birliği müktesebatı var. Avrupa Birliği müktesebatına Avrupa Birliği üyesi bir ülke olarak nasıl ters bir hareket yapıyorsunuz? Ben onun için bugün konuşmamda Merkel'e çağrıda bulundum. Bu adama bir şöyle destur verin. Onun için şu seçimden sonraki durum, tablo bunların bir çoğuna çok daha farklı müdahale etme fırsatı verecektir" diye konuştu. "Öleceksek adam gibi ölürüz" "Bu tür olaylara neden sadece Türkiye tepki gösteriyor" şeklindeki soruya Erdoğan, "Demek ki biz bu konularda çok daha hassasız. Türkiye'de bile. Şimdi, CHP'nin böyle bir hassasiyeti var mı? Diğer partilerin var mı? Yok. Burada bir Cumhur İttifakının bir hassasiyeti söz konusu. Bunun dışında bir hassasiyet yok. Biz, AK Parti olarak bu konularda bir defa, bu bizim sinir uçlarımıza dokunuyor. Biz, eğer bunlara karşı tavır ortaya koymazsak Türkiye'nin varlığı tartışılır hale gelir. Biz, Türkiye'nin varlığını tartışılır hale getirmeyiz. Öleceksek adam gibi ölürüz. Ama bu topraklarda bir Türkiye var. Bunu bilmeleri lazım" şeklinde konuştu. "Avrupa'dan inşallah güzel neticeler gelecek" Erdoğan, "Şu anda biz oralara (Avrupa'ya) gitmek gibi bir şeylerin içinde olmuyoruz. Şu anda biz oralarda AK Parti davasına gönül veren vatandaşlarımızla beraber yürütüyoruz. Bosna Hersek'de mesela orayı engellemeye çalıştılar. Gittik gümbür gümbür Bosna Hersek'den 15 bin kişiyle gereken cevabı Avrupa'ya verdik. Oraya gelenler zaten bütün enerjiyi aldılar ve tekrar memleketlerine döndüler. Ben çok umutluyum. Avrupa'dan inşallah güzel neticeler gelecek" ifadelerini kullandı. Günlük 6 saat uyuduğunu, bunun dışında yoğun tempo ile çalıştığını vurgulayan Erdoğan, "Bunun dışında arkadaşlarımız arazide bayağı iyiler, yoğun çalışmalar var. Kongrelerden de yeni çıktık. Tüm vilayetleri dolaştık. Seçim gününe kadar benim en büyük mitingim İstanbul. Binali Bey'in İzmir'de büyük mitingi olacak. İstanbul'da ayrıca tabi ilçelerde yapacağımız mitinglerim olacak. Mesela bugün Eskişehir'i yapıyoruz. Mitingle birlikte TANAP'ın açılışını yapacağız. Yarın inşallah Trabzon, Trabzon'dan sonra Ovit Tüneli'ni açacağız" dedi. Erdoğan'a Dünya Kupası'ndaki favorisi soruldu. Erdoğan, "Almanya herhalde bu işin yine favorisi olur" ifadesini kullandı. Bulduğu her fırsatta torunlarıyla zaman geçirdiğini anlatan Erdoğan, "En ufağı, Berat Bey'in ki önümü çevirdi. Geldi bana 'dede beş taş oynayalım' dedi. Onun gülücükleri ayrı bir heyecan veriyor" diye konuştu. Yoğun siyasi gündeminin arasında sosyal aktivitelerde de bulunduğunu kaydeden Erdoğan, müzikle arasının iyi olduğunu, müzik dinleyerek kendisini dinlendirdiğini dile getirdi. Seçim nedeniyle jimnastiklerini pek yapamadığını anlatan Erdoğan, haftada iki ya da üç gün aletli jimnastik yaptığını söyledi. Erdoğan, "İnşallah 24'ünden sonra halkım yürü derse, biz şimdi açık alanda sporumuza yine devam edeceğiz" dedi. "Özgürlük anlayışımızı dağlarda falan aramayalım" Erdoğan, konuşmasını şöyle noktaladı: "Bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Bu kardeşliğimize gölge düşürmeyelim. Bu demokrasi anlayışımızı, özellikle özgürlük anlayışımızı dağlarda falan aramayalım. Dağlarda arayanların nelere neden olduğunu görüyorsunuz. Terörle bir yere varılmaz. Milletçe terörün karşısında durmamız lazım. Kimse de terörü bize savunmasın. Biz, devlet olarak, millet olarak bu mücadeleyi er yada geç başaracağız. Dağları büyük oranda temizledik, temizliyoruz. Ordumuz, polisimiz, güvenlik güçlerimiz gerçekten hep birlikte ortaya çok büyük bir heyecan, öz güven getirdiler. Milletimizin bayramını şimdiden kutluyorum."http://beyazgazete.com/video/webtv/siyaset-3/cumhurbaskani-erdogan-ozgurluk-anlayisimizi-daglarda-falan-aramayalim-552845.html


15. (10 Haziran 2017) Lys 2017 Sınavı Başladı Adaylar Sosyal Bilimler Sınavı İle Start Verdi…

  • Duration: 151
  • Channel: news
(10 Haziran 2017) Lys 2017 Sınavı Başladı  Adaylar  Sosyal Bilimler Sınavı İle Start  Verdi…

Üniversiteli olmak için ter döken 1 milyon 72 bin 396 aday zorlu sürecin ikinci aşaması olan LYS sınavı Sosyal Bilimler gurubu derslerin sorularının cevaplanması ile start verdi… Bu yıl 81 il dışındaki sınav merkezlerine ilk kez 39 ilçedeki merkezlerin de eklendiği sınavın iki haftada tamamlanması hedeflenirken, bu yıl ilk kez ‘açık uçlu soru’ uygulamasına geçildi…


16. Budapeşte-Özel)- Macarların Ney Sevgisi

  • Duration: 211
  • Channel: news
Budapeşte-Özel)- Macarların Ney Sevgisi

- Macarların Ney sevgisiBUDAPEŞTE - Macar vatandaşlarının Ney sevgisi beraberinde Ney öğrenmek için sıraya girmelerine neden oldu. - Macarların Ney sevgisiBUDAPEŞTE - Macar vatandaşlarının Ney sevgisi beraberinde Ney öğrenmek için sıraya girmelerine neden oldu. Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de hizmet veren Yunus Emre Enstitüsü tarafından başlatılan Ney kursuna 12 Macar vatandaşı katıldı. 3 ay sürecek olan ve haftada 1 gün olmak üzere 2 saat boyunca ney çalmak için ter döken öğrencilerin arasında 11 yaşında Benke isimli bir erkek çocuğu da bulunuyor. 15 yıl önce ney çalmaya başlayan Janos Gerzon'un öğretmenliği ile başlayan kursun ilk dersinde kursiyerler nasıl ney üfleneceğini öğrenmeye çalıştılar. Hocaları Gerzon'un kendilerine verdiği mini ney konserini ilgiyle dinleyen ve takip eden öğrenciler, 3 ay sürecek olan Ney kursunun sonunda Ney çalmayı başaracaklarını ve hatta bir konser bile vereceklerini söylediler. Haber http://haberler.com/budapeste-ozel-macarlarin-ney-sevgisi-9465049-haberi/


17. Iraklı Engelli Milli Sporcu, Ay-yıldızlı Forma İçin Ter Akıtmak İstiyor- Irak Tekerlekli Sandalye...

  • Duration: 300
  • Channel: sport
Iraklı Engelli Milli Sporcu, Ay-yıldızlı Forma İçin Ter Akıtmak İstiyor- Irak Tekerlekli Sandalye...

- Iraklı engelli milli sporcu, ay-yıldızlı forma için ter akıtmak istiyor Irak Tekerlekli Sandalye Eskrim Milli Takım sporcusu Umayme Isalihi, Türkiye'ye vefa borcunu ay-yıldız forma altında ödemek istiyor Türk vatandaşı olmak için girişimlerde bulunacak engelli genç sporcu, üniversite eğitimini... - Iraklı engelli milli sporcu, ay-yıldızlı forma için ter akıtmak istiyor Irak Tekerlekli Sandalye Eskrim Milli Takım sporcusu Umayme Isalihi, Türkiye'ye vefa borcunu ay-yıldız forma altında ödemek istiyor Türk vatandaşı olmak için girişimlerde bulunacak engelli genç sporcu, üniversite eğitimini de Türkiye'de tamamlamak istediğini söylediMANİSA - Henüz 12 yaşındayken evlerinin bahçesine düşen bomba nedeniyle babasını ve iki bacağını kaybeden ve acılarını hafifletmek için başladığı Tekerlekli Sandalye Eskrim sporunda Irak Milli Takımı'na yükselme başarısı gösteren Umayme Isalihi, kan ve göz yaşından kaçarak yerleştiği Türkiye'de ay-yıldızlı formayı giyerek vefa borcunu ödemek ve üniversite eğitimini tamamlamak istiyor. Umayme Isalihi, Irak'ın Bağdat kentinde evlerinin bahçesine bomba düşmesi sonucu henüz 11 yaşındayken babasını kaybetti. Yaşadığı acılara rağmen kendisini hayattan koparmayan Isalihi, 5 yıl önce Irak'ta eskrim sporuna başladı. Irak Engelli Milli Takımı'na katılan Isalihi, Irak'taki hayat şartlarının zorluğu nedeniyle okuduğu çevre mühendisliğini de bırakarak 1 buçuk ay önce Türkiye'ye geldi. Daha önce Türkiye'yi araştıran 23 yaşındaki sporcu, hem sporunu yapabileceği hem de okuyabileceği imkanları bulabileceği umuduyla Manisa'ya yerleşti. Burada kendisine kapılar açılan Iraklı Isalihi, Manisa Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren eskrim kursuna katıldı. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk'ün sağladığı imkanlarla Eskrim Eğitmeni İpek İrem Ülkü eşliğinde derslere başlayan Isalihi, artık yeni hedefler peşinde. Türkiye'ye vefa borcunu ay-yıldız forma altında ödemek istiyor Irak'ta hayallerini gerçekleştiremeyeceği için Türkiye'ye geldiğini belirten Isalihi, "Irak'ta fayda yok. Üniversite de fayda vermiyor. Hiç bir şey yapılmıyor benim için. Eskrim benim için çok önemli. Sonra ise üniversite" dedi. Yaklaşık bir haftalık eğitimlerin ardından umut vadeden Isalihi, Türk vatandaşlığına geçerek milli takımda forma giymek istiyor. Babasını kaybettiği için Irak hükümeti tarafından kendisine bağlanan ve Irak'tan Türkiye'ye gönderilen aylık maaşla geçimlerini sağlayan Isalihi, "Babamın maaşı var. Oradan bir para geliyor. Yetmiyor ama alıştık. Her zaman korkuyorum orada. Babamı kaybettim zaten" dedi. "Türkiye'ye neden bir derece de Manisa'dan kazandırmayalım" 23 yaşındaki Umayme Isalihi'ne eskrim antrenörlüğü yapan Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Antrenörlerinden İpek İrem Ülkü ise "Konuşmalarımız zaten hep Türk Milli Takımı'nda mücadele etmek istediğini söylüyor. Biz de bu doğrultuda bir yola çıktık. Şu an çalışmalarımız iyi gidiyor. Şimdilik haftada iki gün ikişer saat yapıyoruz. İlerleyen zamanlarda tabi ki müsabaka listesine baktığımızda 3 gün ya da 4 gün olarak antrenmanlarımızı arttıracağız. Ben elimden geldiğince destek veriyorum. Engelli her bireyimiz bizim vatandaşımız. Eskrim paralimpik bir spor zaten. Olimpiyatların içerisinde yer alan bir spor. Bundan dolayı da neden olmasın dedik. İlerleyen günlerde turnuvaları takip edip onun doğrultusunda çalışıp Türkiye'ye neden bir derece de Manisa'dan kazandırmayalım" diye konuştu. Diğer engellilere de örnek oldu Umayme Isalihi eskrimdeki azmi diğer engelli sporculara da örnek oldu. Yüzmede milli sporcu olan ve 9 Türkiye şampiyonluğu doğuştan tar sendromlu Sefa Yurtkölesi de Isalihi'nin antrenmanlarını izliyor. Tar sendromundan dolayı kollarındaki problemlerin çözüldüğü takdirde eskrime yönelebileceğini söyleyen Yurtkölesi, "Eskrim engelli olimpiyatlarının videolarını izledim. Gayet zevkli, hızlı, akışkan bir yarışmaya sahip. Ben tar sendromuyla doğdum. Kol problemindeki olanağı sağlayabilirsek eskrimde de belli başarılar elde edebilirim. Neden olmasın?" dedi. Haber http://haberler.com/irakli-engelli-milli-sporcu-ay-yildizli-forma-icin-10250181-haberi/


18. Afrikalı sefireler sınıf arkadaşı oldu - ANKARA

  • Duration: 467
  • Channel: news
Afrikalı sefireler sınıf arkadaşı oldu - ANKARA

- Afrikalı öğrencilerin eğitminden detay görüntüler - Pauline Mulumba ile röportaj - Sandrine Immongault ile röportaj - Aninat Sanda ile röportaj - Doç. Dr. Mustafa Kurt ile röportaj - Prof. Dr. Suna Timur Ağıldere ile röportajAfrikalı sefireler sınıf arkadaşı oldu - Afrikalı sefire ve diplomatlar, Türkçe öğrenmek için aynı sınıfta buluşuyor, şarkılarla alıştırma yapıyor - Öğretmenlerinin yönelttiği "Ne var ne yok, hayat nasıl gidiyor" gibi günlük hayata dair soruları Türkçe yanıtlayan sefireler, ödev yapıyor, sınavlarda ter döküyor - Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümü Öğretim Üyesi ve TÖMER Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Kurt: - "40'a yakın elçilik mensubu şu anda Türkçe öğreniyor"ANKARA (AA) - NAZLI YÜZBAŞIOĞLU - Ankara 'daki Afrikalı sefire ve diplomatlar, haftada bir gün diplomasi temposuna ara vererek kalemini, silgisini defterini alıp Türkçe öğrenmek için aynı sınıfta buluşuyor ve derste öğrendiklerini şarkılarla pekiştiriyor.Gazi Üniversitesi TÖMER ve Gazi Üniversitesi Afrika Medeniyetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (GAKAF) iş birliğinde, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) desteği ile verilen Türkçe kursuna katılan Afrikalı büyükelçi eşleri ve diplomatlar, derslere dair izlenimlerini AA muhabirine anlattı.Aralarında Sudan, Gambiya, Gabon, Benin, Kongo'nun Ankara büyükelçilerinin eşlerinin de bulunduğu "Afrikalı sefireler ve diplomatlar sınıfı", Türkçe öğrenirken grup çalışmaları yapıyor, şarkılar söylüyor ve sınavlarda ter döküyor.Kimi üçüncü, kimi dördüncü dil olarak Türkçe öğrenen sefireler, geleneksel takılarını takıyor, kıyafetlerini donanıyor, kalemini, silgisini, defterini alıp Gazi Üniversitesi TÖMER'deki sıralarda yerini alıyor.Sık sık yapılan sınavlarla bilgileri ölçülen sefire ve diplomatlar, günlük hayatta kolaylıkla Türkçe konuşabilmek için öğretmenlerinin yönelttiği "Ne var ne yok, hayat nasıl gidiyor" gibi sorularla pratik yapıyor. - "Dersler 'şöyle böyle' geçiyor ama çok ödev var"Afrikalı sefirelerin bir çırpıda yanıt verdiği soruların başında ise "Hava nasıl?" geliyor.AA'nın konuk olduğu derste Ankara 'daki havayı soğuk bulduğunu anlatan sefirelerden bazıları "İstanbul'da çok yağmur var." dedi, bazıları da "Ben Bodrum'u çok seviyorum. Çünkü hava çok güzel." yanıtını verdi.Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sefiresi Pauline Mulumba, Türkçe derslerinin "şöyle böyle" geçtiğini söylerken "Her zaman çok ödev var. Beş sayfa, on sayfa çok çok ödev var. Zor değil ama çok." diye konuştu.Kendini Türkçe tanıtan Gabon sefiresi Sandrine Immongault da derslerin "biraz zor" olduğunu belirtti.Nijer'in Ankara Büyükelçiliği Askeri Ateşesi Aboubakar Amodu Sanda'nın eşi Aninat Sanda ise iki ay önce öğrenmeye başladığı Türkçesini Erzincan Kemaliye yöresinden seslendirdiği "Dut ağacı boyunca" türküsü ile gösterdi.Benin Sefiresi Yvette Gomina ve Kongo Sefiresi Mulumba da "Turnalar" şarkısını söyleyerek sınıf arkadaşlarından alkış aldı.Sefire ve diplomatlar sınıfı, derslerde "nerelisin, mesleğiniz nedir, nerede oturuyorsunuz" gibi soruları birbirine sorarak da alıştırma yapıyor. - "Kırka yakın elçilik mensubu şu anda Türkçe öğreniyor"Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümü Öğretim Üyesi ve TÖMER Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Kurt, Afrikalı elçilere ve elçilik mensuplarına yönelik temel seviyede düzenlenen Türkçe kursunun 6 ay süreceğini belirtti.Derslerin verimli geçtiğini vurgulayan Kurt, "40'a yakın elçilik mensubu şu anda Türkçe öğreniyor. Mütercim Tercümanlık Bölümü bu konuda bize destek veriyor. Bu kapsamda elçilik mensuplarımızın kurslara devamı çok düzenli. Onlara verdiğimiz ödevleri ve etkinlikleri eksiksiz şekilde yapıyorlar. GAKAF Afrika çalışmalarına özel bir önem veriyor. Bu kapsamda ikincisini düzenlediğimiz bu kursu genişleterek devam ettirmeyi ve bu alandaki çalışmalarımızı sürdürmeyi düşünüyoruz." diye konuştu. - "Afrika Kültür Evi'nde etkinliklere de katılacaklar"Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölüm Başkanı, GAKAF Müdürü ve Afrika Kültür Evi Akademik Danışmanı Prof. Dr. Suna Timur Ağıldere, Türkiye'nin 10 araştırma üniversitesinden biri olan Gazi Üniversitesinin Afrika çalışmaları konusunda etkin çalışmalar yürüttüğünü belirterek, "Burada gördüğünüz Afrikalı sefire ve diplomatlar A1 düzeyinde yani gündelik hayatta kullanılan temel seviyede Türkçe dersi almaktalar." dedi.Programın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen, Ankara 'nın tarihi semti Hamamönü'nde bulunan Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi projesinin de bir parçası olduğunu vurgulayan Ağıldere, derslere katılan Afrikalı sefire ve diplomatların aynı zamanda Afrika Kültür Evi'nde çeşitli etkinliklere katılacağını belirtti.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/afrikali-sefireler-sinif-arkadasi-oldu-ankara-506432.html


19. Emektar judocular çocukları için minderde - MANİSA

  • Duration: 195
  • Channel: news
Emektar judocular çocukları için minderde - MANİSA

- Yunusemre Belediyespor Kulübü judo takımı - Eski judo sporcusu ebeveynlein çocuklarıyla antrenman yapması - Baba Osman Öztürk'ün konuşması - Kızı Kardelen Öztürk'ün konuşması - Bengüsu Südütemiz'in konuşması - Antrenör Orhan Akdemir'in konuşması - Dilara Akdemir'in konuşmasıEmektar judocular çocukları için minderde - Manisa 'da, judoda başarılara imza atan ve aktif spor kariyerlerini sonlandıran bir anne ve 9 baba, bu kez de çocukları için ter döküyor - Osman Öztürk: "1990 - 1995 yıllarında 3 defa Türkiye şampiyonluğu kazanarak, milli sporcu oldum. Şu an kızımla antrenmanlara katılıyoruz. Kızıma tecrübelerimi aktarıyorum. Yeri geliyor antrenörü yeri geliyor rakibi oluyorum" - Kardelen Öztürk: "Babamla aynı minderdeyiz ve bu beni çok mutlu ediyor. Babamın da desteğiyle büyük başarılar elde etmek istiyorum"MANİSA (AA) - ERSAN ERDOĞAN - Manisa 'da, judoda Türkiye dereceleri bulunan babalar, şimdi de çocuklarının başarısı için mindere çıkıyor.Yunusemre Belediyespor Kulübü judo takımında gençlerin yanı sıra geçmişte bu sporu aktif olarak yapan eski sporcular da yer alıyor. Halen 150 lisanslı sporcusu bulunan kulüpte 10 aile çocuklarıyla judoya geliyor.Judoda geçmişte başarılara imza atan babalar, minderlerde bu kez de çocukları için ter döküyor. Çocuklarıyla haftanın 7 günü düzenli bir şekilde judo yapmaya başlayan babalar, çevrelerine de örnek oldu.Osman Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 yıllık judo sporu kariyerinde 3 kez Türkiye birinciliği elde ettiğini söyledi.Uzun zamandır ara verdiği judo sporuna kızı için geri döndüğünü ifade eden Öztürk, "Geçmişte çok faydasını gördüğüm için kızımı da judoya yönlendirdim. 1990 - 1995 yıllarında 3 defa Türkiye şampiyonluğu kazanarak, milli sporcu oldum. Şu an kızımla antrenmanlara katılıyoruz. Kızıma tecrübelerimi aktarıyorum. Yeri geliyor antrenörü yeri geliyor rakibi oluyorum." dedi.Kardelen Öztürk de babasının başarılarını öğrendikten sonra judoya ilgisinin daha da arttığını dile getirdi.İleride milli sporcu olmayı hedeflediğini vurgulayan Öztürk, "Babamla aynı minderdeyiz ve bu beni çok mutlu ediyor. Babamın da desteğiyle büyük başarılar elde etmek istiyorum. Aynı minderde babamı da rakibim gibi görerek aynı disiplinle kendisini yenmeye çalışıyorum." diye konuştu.Selçuk Barak ise ilkokul yıllarında başladığı judo kariyerinin askerlik görevinin ardından sona erdiğini ifade etti.17 yıllık judo hayatında 3 Türkiye şampiyonluğu elde ettiğini belirten Barak, "Şimdi oğlum Mustafa Efe için mindere döndüm. Spor sayesinde hayatım hep disiplinli oldu. Oğlum eski fotoğraflarımı görünce etkilendi. Bahsettim ve ikna oldu. Şimdi birlikte geliyoruz, inşallah ileride başarılı bir judocu olacak." dedi.Mustafa Efe Barak da babası gibi milli sporcu olmak için çalıştığını dile getirdi.Judo kariyerinde 11 kez Türkiye şampiyonluğu, Avrupa dördüncülüğü, Balkan üçüncülüğü bulunan Akdemir de kızıyla antrenman yapıyor.Çocuklarıyla spor yapan ailelerin kendilerine büyük keyif verdiğini belirten Akdemir, şöyle devam etti:"Çalışmalarımız haftada 7 gün olarak aralıksız devam ediyor. Aynı zamanda takımın antrenörlüğünü de yapıyorum. Eski yıllarda judo yapmış ailelerimizin çocukları da judoya başladı. Şu anda 10 ailemiz çocuklarıyla beraber judo yapıyor. Örnek olması açısından kızımla antrenman yapıyorum. Kızımın da aynı benim gibi iyi yerlere gelmesini istiyorum. Antrenmanlarda diğer öğrencilere nasıl davranıyorsam kızıma da aynı disiplinle aynı teknikleri öğretiyorum."Dilara Akdemir ise babasının sayesinde başladığı judo sporunu çok sevdiğini vurguladı.Kızı Bengüsu Südütemiz ile judo antrenmanlarına katılan Zuhal Südütemiz de sporun kendisine ve kızına günlük yaşantısına katkı sağladığını kaydetti.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/emektar-judocular-cocuklari-icin-minderde-manisa-501293.html


20. Sağlıkçılara yönelik şiddet, doktoru boksa yöneltti- Siirt’te bir doktor, sağlıkçılara yönelik şiddet olayları yüzünden boksa başladı

  • Duration: 251
  • Channel: news
Sağlıkçılara yönelik şiddet, doktoru boksa yöneltti- Siirt’te bir doktor, sağlıkçılara yönelik şiddet olayları yüzünden boksa başladı

Doktor Cengiz Kopuz'un hastaları muayene etmesi -Doktor Cengiz Kopuz'un boks salonunda ısınma hareketleri yapması -Doktor Cengiz Kopuz'un teknik çalışması -Doktor Cengiz Kopuz'un el raketiyle çalışması -Doktor Cengiz Kopuz'un müsabaka yapması -Doktor Cengiz Kopuz'un açıklamaları -Genel ve detay- Siirt’te görev yapan Doktor Cengiz Kopuz, sağlıkçılara yönelik şiddet olayları nedeniyle boks yapmaya başladı. Kopuz, "Kendimi korumam gerekiyor. Bütün hekimlere bu sporla ilgilenmelerini tavsiye ediyorum" dedi. Siirt Devlet Hastanesi'ne şubat ayında atanan Ortopedi Doktoru Cengiz Kopuz, sağlıkçılara yönelik şiddet olayları nedeniyle boks yapmaya başladı. Çocukluğundan beri boksa ilgi duyduğunu anlatan Kopuz, kente geldiğinden beridir haftada 5 gün antrenman yaptığını belirterek, İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Günün stresini kum torbalarına vurarak attığını anlatan Kopuz, "Uzun zamandan beri boks yapmak istiyordum ancak fakültede derslerimden, uzmanlık sınavından vakit bulamıyorum. Siirt’te gelince Suat hocayla tanıştık. Bizi burada haftanın 5 günü çalıştırıyor. Sabahları hastanede çalışıyorum. Mesai yaptıktan sonra o günün stresini burada kum torbalarını yumruklayarak, arkadaşlarla maç yaparak atıyoruz. Sağlık için de çok faydalı bir spor. 50 derece sıcakta akşamları çok rahat uyumamı sağlıyor. Sabah saat 8 buçuk gibi mesaiye başlıyoruz. Kimi zaman hasta muayene ediyorum çok kalabalık oluyor kimi zaman ameliyatta oluyoruz. Mesai sonrası da buraya gelip ter döküyorum. Çok keyifli oluyor. Bütün vatandaşlara boks yapmalarını tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. "İlerde Türkiye şampiyonluğu hayal ediyorum" Türkiye’de sağlıkçılara karşı şiddet olaylarının tırmandığını ifade eden Kopuz, "En azından bu sporla benim de başıma bir iş gelirse hastanede kendimi koruyabilirim diye düşünüyorum. En azından bu spor buna yarayabilir. Başladıktan sonra hedefimi yükselttim. İnşallah profesyonel olmayı ilerde Türkiye şampiyonluğuna kadar uzanmayı hayal ediyorum. Artık Allah nasip ederse" diye konuştu. Boks sporuna ilginin her geçen gün artığını söyleyen antrenör Suat Yüksek ise, "Değişik yaş kategorilerinde sporcu yetiştirmekteyiz. Hedefimiz milli takıma sporcu kazandırmaktır. Siirt’te ortopedi doktoru olarak atanan Cengiz hocamızın boks sporuna ilgisi her geçen gün artıyor. Boks sporunu sağlıkta olan şiddetten ötürü değilde, ileride maçlara katılıp Türkiye şampiyonluğu derecesi elde etmesi için yapmasını isterim" ifadelerini kullandı.http://beyazgazete.com/video/webtv/spor-4/saglikcilara-yonelik-siddet-doktoru-boksa-yoneltti-siirt-te-bir-doktor-saglikcilara-yonelik-siddet-olaylari-yuzunden-boksa-basladi-573349.html